İsrail, Venezuela depremini propaganda için nasıl kullandı?
Middle East Eye'ın haberine göre İsrail, insani yardım faaliyetleriyle uluslararası alandaki yalnızlığını azaltmayı ve Latin Amerika'daki etkisini artırmayı hedefliyor.
İsrail'in Venezuela'da meydana gelen yıkıcı depremin ardından gönderdiği yardım ve arama-kurtarma heyeti, iki ülke arasında yıllardır bulunmayan resmi temasların yeniden başlamasına yol açarken, gelişme diplomatik yakınlaşma tartışmalarını da beraberinde getirdi.
24 Haziran 2026'da Venezuela'nın kıyı eyaleti La Guaira'da büyük yıkıma neden olan depremlerde 5 binden fazla kişinin hayatını kaybettiği belirtilirken, çok sayıda ülke bölgeye insani yardım ve kurtarma ekipleri gönderdi.
İsrail de 2009 yılından bu yana diplomatik ilişkilerinin bulunmadığı Venezuela'ya Dışişleri Bakanlığı ve İsrail ordusuna bağlı İç Cephe Komutanlığı personelinden oluşan bir ekip sevk etti.
Venezuela Devlet Başkan Vekili Delcy Rodriguez, 3 Temmuz'da yaptığı açıklamada İsrail'den gelen ekibi "yüksek düzeyde uzman ve profesyonel" olarak nitelendirerek teşekkür etti. Rodriguez, daha sonra İsrail heyetiyle yeniden inşa çalışmalarını görüşürken ekibin görev süresinin uzatılmasını talep etti.
Venezuela Dışişleri Bakanı Yvan Gil de İsrail heyetine teşekkür açıklaması yaptı. Bu gelişmeler, Caracas ile Tel Aviv arasında 2009 yılında Hugo Chavez döneminde diplomatik ilişkilerin kesilmesinden bu yana gerçekleştirilen ilk resmi temaslar olarak değerlendirildi.
Middle East Eye'a konuşan Venezuelalı siyaset analisti Carlos Eduardo Pina, Rodriguez yönetiminin ABD ile ilişkilerini normalleştirme amacı doğrultusunda İsrail'le de kademeli bir yakınlaşma arayışında olduğunu savundu.
Haberde görüşlerine yer verilen Al-Shabaka uzmanı Tariq Kenney-Shawa, İsrail'in insani yardım faaliyetlerini yoğun medya görünürlüğüyle birlikte yürüttüğünü belirterek, bunun uluslararası kamuoyundaki algıyı etkilemeye yönelik "yumuşak güç" (soft power) stratejisinin bir unsuru olarak değerlendirilebileceğini ifade etti. Kenney-Shawa, özellikle sosyal medyanın bu iletişim stratejisinde merkezi bir rol oynadığını ifade etti.
Analizde ayrıca İsrail merkezli sivil toplum kuruluşları IsraAID ve ZAKA'nın da Venezuela'daki yardım faaliyetlerine katıldığı, İsrail'in geçmişte Haiti ve Guatemala gibi doğal afetlerin yaşandığı ülkelerde de benzer insani yardım operasyonları yürüttüğü hatırlatıldı.
Middle East Eye, Venezuela'daki yardım faaliyetlerinin aynı zamanda İsrail'in Latin Amerika'da güvenlik, savunma teknolojileri ve istihbarat alanlarındaki etkisini genişletme stratejisinin bir parçası olarak değerlendirildiğini aktardı.
Haberde, özellikle Gazze'deki savaş nedeniyle uluslararası kamuoyunda yoğun eleştirilere maruz kalan İsrail'in, insani yardım misyonları aracılığıyla uluslararası alandaki yalnızlığını azaltmayı ve farklı bölgelerde siyasi ilişkilerini geliştirmeyi amaçladığı öne sürüldü. Bu kapsamda Venezuela'ya gönderilen ekibin de yalnızca arama-kurtarma faaliyetleriyle sınırlı görülmemesi gerektiği ifade edildi.
İsrail, son dönemde Latin Amerika'da güvenlik, savunma sanayii ve teknoloji alanlarındaki iş birliklerini artırmaya çalışıyor. Bu çerçevede afet sonrası kurulan temasların ilerleyen dönemde güvenlik, istihbarat, savunma teknolojileri ve ticari ilişkiler gibi alanlara da zemin hazırlayabileceği değerlendirmeleri yapılıyor.
Middle East Eye'ın değerlendirmesinde, İsrail'in "insani yardım" diplomasisinin uzun yıllardır uyguladığı dış politika araçlarından biri olduğu belirtilirken, doğal afetlerin yaşandığı ülkelerde oluşturulan temasların zamanla çıkar amaçlı diplomatik ilişkilerin yeniden kurulması veya ekonomik ve güvenlik alanlarındaki iş birliklerinin geliştirilmesine katkı sağlayabildiği ifade edildi.
Kaynak: Mepa News
