İsrail'in İran'da rejimi devirme umutları sönüyor

İsrail'in İran'da rejimi devirme umutları sönüyor

İsrail yönetimi, Tahran’da rejim değişikliği gerçekleşmese bile İran savaşının Orta Doğu’nun güç dengelerini değiştirdiğini savunuyor.

İsrail’de üst düzey siyasi ve askeri isimler, İran’a karşı yürütülen savaşın Tahran’da rejim değişikliği gerçekleşmese bile "Orta Doğu’nun güç dengesini değiştirdiği" görüşünü öne çıkarıyor.

BBC'den Lucy Williamson'un haberine göre, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran’a karşı operasyonları ülkenin “varoluşu için belirleyici bir süreç” olarak nitelendirirken, Genelkurmay Başkanı da harekatı “gelecek nesiller için güvenliği sağlama operasyonu” olarak tanımladı.

Uzun yıllardır İran’ı İsrail için başlıca tehdit olarak gösteren Netanyahu’nun siyasi kariyerinin önemli bölümünün bu mücadele üzerine kurulu olduğu belirtiliyor.

Analistler, İsrail’in ABD ile birlikte İran’a doğrudan saldırı düzenleme fırsatını stratejik bir dönüm noktası olarak değerlendirdiğini ifade ediyor.

Tel Aviv merkezli gazeteci ve politika danışmanı Neri Zilber, operasyonu Netanyahu’nun 7 Ekim 2023’te başlayan süreci “Kurtuluş Savaşı” olarak adlandırmasının zirve noktası olarak nitelendirdi. Zilber, İsrail’in uzun süre rejim değişikliği ihtimalini gündemde tuttuğunu ancak bunun gerçekleşmeyebileceğinin artık kabul edildiğini söyledi.

İsrail, İran’daki rejim değişikliğinin gerçekleşmesi halinde Hizbullah ve Hamas gibi İran destekli grupların finansman, eğitim ve silah desteğinden mahrum kalacağını, bunun da ülkenin güvenliğini kökten değiştireceğini savunuyor.

Ancak İran lideri Ali Hamaney’in hava saldırısında öldürülmesinin ardından halka ayaklanma çağrıları yapılmasına rağmen rejim halen ayakta. Netanyahu, savaşın başından bu yana düzenlediği ilk basın toplantısında bombardımanın bölgesel güç dengesini İsrail lehine değiştirdiğini belirterek, “Bu artık aynı İran değil, aynı Orta Doğu değil ve aynı İsrail değil” dedi.

Bazı yorumcular, bu açıklamaları İsrail’in savaşı sonlandırması yönünde uluslararası baskıların arttığının işareti olarak değerlendiriyor. Petrol fiyatlarındaki yükselişin ABD yönetimi üzerinde çatışmayı sona erdirme baskısı oluşturduğu belirtiliyor.

İsrailli askeri yetkililer, İran’ın silah programına verilen zararın önceki çatışmalara kıyasla çok daha ağır olduğunu savunuyor. İsrail ordusu sözcüsü, füze üretim tesisleri, füze stokları ve komuta kademesinin hedef alındığını belirterek, tehdidin “uzun süreli olarak ortadan kaldırılmasının” amaçlandığını söyledi.

Eski ulusal güvenlik danışmanı Yaakov Amidror ise rejim değişikliği olmasa bile İran’ın zayıflatılmasının İsrail’in temel hedeflerini karşılayabileceğini ifade etti.

Öte yandan İsrail, İran'a bağlı Hizbullah’a karşı Lübnan’da ikinci bir cephede de çatışmayı sürdürüyor. İran liderinin öldürülmesinin ardından Hizbullah’ın İsrail’e yönelik saldırılara katıldığı biliniyor.

İsrail ordusu güney Lübnan’da ilerlerken, Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir operasyonun uzun sürebileceğini belirterek bunu “neslimizin savaşı” olarak nitelendirdi.

Üst düzey askeri kaynaklar, geniş çaplı bir kara harekâtının seçenekler arasında bulunduğunu ifade ediyor.

İsrail kamuoyunda savaş yorgunluğuna rağmen bölgesel çatışmaya desteğin sürdüğü belirtiliyor.

Netanyahu’nun, 7 Ekim saldırıları sonrası güvenlik zafiyeti eleştirilerinin ardından bu süreci siyasi kariyerini güçlendirmek için kullanabileceği yorumları yapılıyor.

Analistler, rejim değişikliği gerçekleşmezse İran’la yeni bir çatışmanın ne zaman yaşanacağının en önemli belirsizlik olarak öne çıktığını belirtiyor.

Kaynak: Mepa News, BBC

HABERE YORUM KAT
UYARI: Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Mepa News, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Her bir yorum 600 karakterle (boşluklu) sınırlıdır.