Josef Stalin kimdir?

Josef Stalin kimdir?

Josef Stalin, Gürcü asıllı Sovyet lideri, devlet adamı ve Sovyetler Birliği Komünist Partisi Genel Sekreteri.

Josef Stalin (asıl adı Yosif Visaryonoviç Cugaşvili) 21 Aralık 1879’da Tiflis Guberniyası’na bağlı Gori kentinde dünyaya geldi.

10 yaşında rahip okuluna gitti. Burada Gürcü çocuklar Rusça eğitim alırlardı. 12 yaşına geldiğinde geçirdiği iki at arabası kazası sonucu sol kolu sakatlandı ve hayatı boyunca tam iyileşmedi. 16 yaşında Gürcü Ortodoks Rahip Okuluna gitmeye hak kazandı. Her ne kadar başarılı bir öğrenci de olsa, sık sık kavgalara karıştı. Dini inanıştan zamanla kopması ve sol düşünceyi benimsemesi üzerine, 1899 yılında okuldan, bir daha geri dönmemek üzere ayrıldı.

Sol gruplar içerisindeki faaliyetleri

Bu dönemde Stalin, Lenin'in eserleri başta olmak üzere sol literatürü okudu ve örgütsel faaliyetlere katılım gösterdi. Tiflis'teki Rusya Sosyal Demokratik İşçi Partisi (RSDİP) örgütüne katıldı ve 1901 yılında Tiflis'te Çarlık askerleri tarafından bastırılan 1 Mayıs gösterilerini örgütledi. Buradan Batum'a geçti ve petrol işçilerinin örgütlenmesinde görev aldı. Mart 1902'de petrol işçilerinin greve gitmesinde etkili oldu. 1903 yılında Bolşeviklere katıldı. İllegal parti faaliyetlerini yürüttü. Kafkaslar'da özellikle propaganda ve grev örgütleme gibi çalışmalar yaptı. Banka ve tren soygunlarına karıştı.

1905 ve sonrası

Yosif Visaryonoviç 1905 Devrimi sırasında Tiflis'te bulunmaktaydı. Aralık ayında önce Saint-Petersburg'da yapılması planlanan ancak sonradan Finlandiya'ya alınan Bolşevik Konferansına delege seçildi ve 24 Aralık 1905 günü Tampere'de yapılan toplantıya katıldı.

Tiflis'e döndüğünde Çarlık Ordusu komutanı General Fyodor Griyazanov'a düzenlenen suikastta yer aldı. 1906 yılı Nisan ayında Stockholm'de yapılan 4. Kongreye katıldı.

Bakü’de yeraltı faaliyetlerini sürdüren Stalin, Çarlık taraftarlarına karşı örgütlenmeyi hızlandırdı. 27 Nisan (10 Mayıs) 1907 günü Stepan Şaumyan ile birlikte Birleşik Krallık'a geçerek 5. Kongreye gözlemci delege olarak katıldı.

1911 Eylül ayında St. Petersburg yapılanmasına katıldı. Ocak 1912'de yapılan ve Bolşeviklerin ayrı bir parti olduklarını açıkladıkları ilk toplantı olan Prag Parti Konferansına delege olmasına rağmen katılamasa da ilk kez Merkez Komitesine seçildi.

Nisan 1912’de St. Petersburg’da Pravda’nın yayınlanmasında görev aldı. Artık yazılarında ve parti içinde Rusça çelik adam anlamına gelen Stalin mahlasını kullanmaya başladı. Temmuz ayında yakalansa da sürgün edildiği Sibirya'daki Narym kasabasından kısa sürede firar etmeyi başardı.

Bu dönemde Bolşevikler ile Menşevikler arasında birlik sağlanmasını savundu ve Lenin tarafından Polonya sınırları içinde bulunan Kraków'a çağrıldı. Lenin kesinlikle Bolşeviklerin ayrı bir siyasi hatta kalmasını savunuyordu ve Rusya'da bulunan Merkez Komitesi üyelerinden Stalin'i bu görüşe ikna etmeye çalıştı. Stalin Kraków'da bulunduğu bu dönemde Viyana'daki Bolşeviklerin yanına gitti.

Şubat 1913'te St. Petersburg'a döndü. Burada tekrar yakalandı ve 4 yıl sürecek son sürgünü Turhansk bölgesine bağlı küçük Kureika köyüne oldu. Şubat Devrimi'nin patlak vermesiyle beraber serbest kaldı ve 12 Mart günü Sankt-Petersburg'a geldi.

Ekim devrimi

1917 Şubat Devriminin ardından sürgünde beraber bulunduğu Lev Kamenev, Matvei Muranov ile birlikte Petrograd'a döndü. Şubat Devrimi sırasında Lenin dahil olmak üzere önde gelen tüm liderler Batı Avrupa ülkelerinde veya yurt içinde sürgündeydi. Vyaçeslav Molotov ve Aleksandr Şlyapnikov parti yönetimindeydi. Bolşevik yayın organı Pravda'da Geçici Hükümeti şiddetle eleştiriyordu. Sonrasında Petrograd’a ulaşan Stalin, Kamenev ve Muranov Pravda'nın başına geçti. Sürgünde bulunduğu İsviçre'den durumu takip eden Lenin, İsviçreli komünist Fritz Platten'in aracılığıyla Alman İmparatorluğu ile görüşmelere başladı. Sonunda anlaşma sağlandı ve Mühürlü Tren olarak adlandırılan yolculukla Lenin ve diğer Rus sürgünler Nisan ayı başında Petrograd'a geldi.

Lenin gelir gelmez Nisan Tezleri olarak bilinen kararlarını ilan etti. Buna göre parti Geçici Hükümete kesinlikle destek vermeyecek, tersine tüm iktidarın Sovyetlere verilmesi için örgütlenecekti. Temmuz Günleri olarak bilinen tabandaki işçi ve asker ayaklanmasından sonra geçici hükümet Bolşevikler üzerinde kovuşturma başlattı. Stalin bu dönemde toplanan Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi 6. Kongresinde Lenin'in Geçici Hükümet tarafından aranması üzerine teklif edilen ve Lenin'in teslim olmasını içeren görüşlere şiddetle karşı çıktı. Kovuşturmaya uğrayan Bolşeviklerin toparlanmasını ve Lenin'in gizli bir şekilde saklanmasını sağladı.

Bu dönemde Lenin Finlandiya'da yeraltında olduğundan Sverdlov'la birlikte partinin yönetimini üstlendi. Kornilov Olayının bastırılmasından sonra popülerliği olağanüstü derecede artan Bolşevikler Ekim Devrimi ile iktidarı aldı. Petrograd'da toplanmakta olan 2. Tüm Rusya Sovyetleri Kongresi'nde iktidar Lenin önderliğindeki Bolşeviklere bırakıldı. Kongre Lenin'in başkanlığındaki ilk Sovyet hükümeti olan Sovnarkomu onayladı. Stalin de bu kabinede Milliyetler Halk Komiseri olarak görev aldı.

İktidar

Stalin 1922 yılında Sovyetler Birliği Komünist Partisi Genel Sekreteri seçildi. Merkez Komite toplantısında alınan bu karar Stalin'in iktidara yürümesinde önemli bir etken oldu. Lenin'in 21 Ocak 1924'teki ölümünden sonra idareyi devraldı.

Lenin'in ölümünün ardından yaşanan siyasi ayrışmalarda Stalin genel iktidarı elde eden taraftı. Devam eden yıllarda başta Lev Troçki ve Troçkistler olmak üzere Stalin muhalifleri yoğun baskılara maruz kalarak ülkeyi terk etmek zorunda kaldı. Birçok muhalif de ülke içinde ölümle karşı karşıya kalacaktı.

Devam eden yıllarda tarım ve sanayi devrimleri, Kolektifleştirme çalışmaları, Gulag olarak anılacak zorunlu çalışma kampları ve özellikle Müslüman halklara karşı zorunlu sürgünler yaşanacaktı. Bunlar milyonlarca kişiyi doğrudan etkileyecekti.

Stalin politikaları sebebiyle milyonlarca insan ağır ihlallere maruz kaldı ve hayatlarını kaybetti.

Kırım Tatar Türkleri, Ahıska Türkleri, Çeçenler başta olmak üzere Kafkas halkları Stalin döneminde zorla sürgün edildi.

Aynı zamanda Polonya ve Ukrayna gibi birçok bölgede de milyonlarca kişi Stalin yönetiminde kıtlık ve katliamlar sebebiyle öldü. Katyn ve Holodomor bunlar arasında en çok bilinenler oldu.

2. Dünya Savaşı öncesinde Stalin önderliğindeki Sovyetler Birliği, Nazi Almanyası ile Molotov-Ribbentrop Paktı olarak bilinen saldırmazlık anlaşmasını imzalasa da ilerleyen yıllarda savaş kaçınılmaz hale geldi.

İlk süreçte Sovyetler Birliği ağır yenilgiler alsa da zamanla Nazi birliklerini durdurmayı ve ilerlemeyi başardı. Savaşın sonunda Nazi Almanyası ABD-İngiltere-Fransa-Sovyet ittifakı karşısında yenilirken, Stalin ve Sovyetler bu yenilgide başat aktör konumunda yer aldı.

İkinci Dünya Savaşı sonrası özellikle doğu Avrupa'da Sovyet düşüncesinin ve etkisinin yayılmasını sağladı.

2 Mart 1953’te geçirdiği bir beyin kanaması sonucunda sağ bacağı ve sağ kolu felç oldu ve şuuru kapandı.

Stalin 5 Mart 1953 günü 74 yaşında öldü.

Kaynak: Evrensel, Mepa News

uygulamabanner.jpg

İlgili Haberler
Etiketler :
HABERE YORUM KAT
UYARI: Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Mepa News, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Her bir yorum 600 karakterle (boşluklu) sınırlıdır.