1. HABERLER

  2. AVRUPA

  3. Macron, 'Türkiye Fransız seçimlerine müdahale ediyor' iddiasını yineledi
Macron, 'Türkiye Fransız seçimlerine müdahale ediyor' iddiasını yineledi

Macron, 'Türkiye Fransız seçimlerine müdahale ediyor' iddiasını yineledi

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Türkiye-AB ilişkileriyle ilgili raporun kabul edildiği Avrupa Birliği zirvesinin ardından, Türkiye ile diplomatik gerginlik yaratan "seçimlere müdahale" iddialarını yineledi.

Mepa News | Haber Merkezi
A+A-

Cumhurbaşkanı Macron, "Buradaki dernekler ve Diyanet kurumları, Türk hükümetinin resmi propaganda organları. Yapılanmış ve örgütlü biçimde hareket ediyorlar. Bu sorunu çözmek zorundayız" dedi. Macron, Türkiye'nin olumlu davranmaya devam etmesi durumunda AB ile ilişkilerde ilerleme olacağını aksi takdirde, geri adım atılacağını" söyledi.

Video konferans yöntemiyle yapılan AB liderler zirvesinde Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Josep Borrell'in hazırladığı "Türkiye ile ekonomik, politik ve ticari ilişkiler" raporu görüşülerek kabul edildi. Zirvenin ardından basın toplantısı düzenleyen Macron, bir soru üzerine, Türkiye'nin Fransız seçimlerine müdahale etmesinden endişe duyduğu iddialarını yineledi.

Daha geniş biçimde konuya değinen Macron, "Bu konuda, açıklık getirilecek bir şey yok. Bu çok net bir tespit’’ diye konuştu. Almanya ve Fransa’da bilinen bazı topluluk ve politik grupların olduğunu kaydeden Macron, ‘‘Türkiye'nin resmi propaganda organları; Diyanet gibi mesela. Bunlar Almanya ve Fransa'da var, biliniyor’’ dedi.

"Dostluk ilişkisi varmış gibi davranamayız"

Fransa İslamı Değerler Şartı metnini imzalamayan derneklere atıfta bulunan Macron, "Bizim derneklerimiz, eğer cumhuriyet değerlerini tanımakta güçlük çekiyorsa, bu bir problem. Dolayısıyla bizim demokrasimizde günlük yaşama bir müdahale biçimi var. Ayrıca, kendi kanallarından yayılan propagandaları var. Evet, müdahale riski tespit edilmiştir, tıpkı Avrupa'nın diğer kentlerinde tespit edildiği gibi. Bu bir sorun ve bunları söyleyip çözmeden dostluk ilişkisi varmış gibi davranamayız. Fransa'nın propaganda organı yok, Fransız seçimleri için yurt dışındaki dernekleri, dini kurumları finanse etmiyoruz. Eğer böyle bir şey olsaydı şok olurdunuz. Şok olmanız bizim gibi bir demokraside normal. Dürüst olmak ve bu sorunu çözmek zorundayız" dedi.

Macron, zirvede kabul edilen ve Türkiye'ye AB ile ilişkilerin devam edebilmesi için "olumlu ve olumsuz" olmak üzere ikili bir yol sunan Borrell raporu hakkında da şunları söyledi:

"Geçtiğimiz sonbaharda, zirvedeki uyarılarımızın ardından Ankara tarafından ilerleme kaydedildiğini tespit ettik. Ama aynı zamanda sözün eylemle somutlaşması da gerekiyor. Fransa'nın önerisi olan iki zamanlı bir ilerleme önerildi. Türkiye ile yeniden işbirliği için şartları koyalım ve diyalog içinde ilerleyelim. Yunanistan, Kıbrıs, Libya'da istikrar ve yabancı savaşçıların çekilmesi gibi konuları özellikle izliyoruz. Ankara'ya Avrupa ile yeniden ilişki kurmak istediğini kanıtlaması için Haziran ayına randevu verdik. Eğer bu süre içinde olumlu yaklaşım doğrulanırsa, pek çok öneri kapıda. Ama eğer yeni saldırgan tavırlar tespit edersek, o zaman geri adım atarız."

"Olumsuz giderse askıya alırız"

Zirvenin ardından basın toplantısı düzenleyen AB Konsey Başkanı Charles Michel ve Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen de Nisan ayında Türkiye'yi ziyaret etmek üzere Türk makamları ile temas içinde olduklarını söylediler. Michel, Türkiye'ye çift olasılık ve şartların olduğu bir ilerleme yöntemi sunulduğunu belirtti. Türkiye, olumlu ve yapıcı davranmaya devam ederse, önümüzdeki haftalarda ilişkiler gelişecek. Öncelikle gümrük birliği, göçmenlere yardım ve serbest dolaşım gibi konular ele alınacak. Haziran ayında bu konuyu yeniden değerlendireceğiz" dedi.

Komisyon Başkanı von der Leyen de, "Türkiye yapıcı bir tutum sergiledi. Bu pozitif bir ilerleme. Ama aynı zamanda, tansiyonun düşürülmesi durumu hala kırılgan. İki etaplı işbirliği olasılıkları belirlendi. Olumlu ilerleme olursa, göç, gümrük birliği gibi alanlarda ilerleme olacak. Ama Türkiye, yeniden tek taraflı provokatif eylemlere geçerse işbirliğini askıya alacağız" diye konuştu.

Von der Leyen bir soru üzerine, Türkiye'nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararı karşısında şaşırdıklarını, bu anlaşmanın kadın ve çocukların şiddetten korunması için son derece büyük önem taşıdığını dile getirdi.

Kaynak: Amerika'nın Sesi

tlgrm.jpg

HABERE YORUM KAT

UYARI: Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Mepa News, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Her bir yorum 600 karakterle (boşluklu) sınırlıdır.