Mali’de dengeler değişiyor: Yönetim boşluğunu kim dolduracak?
Kidal’in düşmesinin ardından Mali’nin kuzeyinde silahlı gruplar hızla ilerlerken, sahadaki güç dengeleri yeniden şekilleniyor.
David Baché | RFI | Tercüme: Mepa News
Seidane Ag Hitta, Cemaat Nusret el İslam vel Müslimin (CNİM) grubunun önde gelen isimlerinden biri, Tessalit’teki askeri kampta bir diğer cihadi lider Abdallah Ag Albaka ile birlikte gururla poz veriyor. Elinde tuttuğu anahtar, beş yıl önce Fransız Operation Barkhane güçleri tarafından Malili askerlere sembolik olarak teslim edilen kampın anahtarı. Bu fotoğraf, olaya doğrudan dahil olan birçok kaynak tarafından doğrulandı.
Malili askerlerin ve Rus Afrika Kolordusu (eski Wagner) güçlerinin çekilmesinin ardından, CNİM ve Azavad Kurtuluş Cephesi (FLA) savaşçıları 1 Mayıs’ta herhangi bir çatışma yaşanmadan hem Tessalit’teki hem de Aguelhoc’taki kamplara girdi.
25 Nisan’da Kidal’ın yeniden ele geçirilmesinden bu yana silahlı gruplar Ber, Tessit (Malili askerlerin müzakereyle teslim olduğu yer), Hombori ve Gourma Rharous gibi bölgelere de geri dönmüştü. Gourma Rharous ise iki gün içinde ikinci kez saldırıya uğradı.
Sıradaki hedef
CNİM ve FLA’nın ilerleyişi burada duracak gibi görünmüyor. Timbuktu’dan bir yerel kaynak “2012 senaryosu yeniden kuruluyor” diyerek endişesini dile getiriyor. O dönemde kuzeydeki büyük şehirler birkaç gün içinde düşmüştü.
Kaynağa göre askerlerde ciddi bir gerginlik hissediliyor. Gao’da da benzer bir atmosfer hakim: “Dükkanların çoğu kapalı, kimse hareket etmiyor, sadece bekliyoruz” diyor bir bölge sakini. Kuzey bölgelerindeki halk, silahlı grupların bir sonraki hedefini merak ederken yeni çatışmalara hazırlıklı olmaya çalışıyor.
Bombardımanlar ve geri çekilme
Buna karşın cunta yönetimi ve Rus ortakları mücadeleyi bırakmış değil. Kidal ve çevresi düzenli olarak bombalanıyor. Mali ordusu, 29 Nisan’da valilik binası, askeri kamp ve bir silah deposunun hedef alındığını açıkladı.
Ancak sahadaki bir muhalif savaşçıya göre şehir dışındaki saldırılar daha tehlikeli. Şehir içinde hedeflerin ayırt edilmesi zor, ancak açık arazide “bir ağacın altındaki her araç potansiyel hedef haline geliyor.”
Ordu “çok sayıda teröristin etkisiz hale getirildiğini” duyururken, FLA içinden kaynaklar bu iddiayı reddediyor. Bağımsız bir doğrulama ise bulunmuyor.
Mali ordusu ve Rus ortakları şu anda Anefis’te konuşlanmış durumda. Burası Kidal bölgesinde henüz silahlı grupların eline geçmeyen son askeri nokta.
Afrika Kolordusu operasyonları ve yakıt konvoyu
Rus Afrika Kolordusu son günlerde Gao, Menaka, Sikasso ve Koulikoro bölgelerinde operasyonlar düzenlediğini açıkladı ve Mali ordusuyla birlikte mücadeleye devam edeceğini vurguladı.
Kidal’daki çatışmaların ardından Rus güçlerin güvenli şekilde çekilmesini sağlayan anlaşmadan sonra, Rusya’nın Mali’deki rolünün devam edip etmeyeceği tartışma konusu olmuştu. Ancak Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, 30 Nisan’da yaptığı açıklamada Rusya’nın desteğinin süreceğini açıkça ifade etti.
Bamako’da ise CNİM, daha önce duyurduğu abluka planını aşamalı olarak uygulamaya başladı. Başkenti ülkenin diğer bölgelerine bağlayan yollarda kontrol noktaları kuruldu ve araç geçişleri engelleniyor.
Buna rağmen Mali hükümeti ve Afrika Kolordusu'na göre, bu cuma günü askeri eskort eşliğinde 800’den fazla yakıt tankerinden oluşan bir konvoy başkente ulaştı.
Aynı gün Bamako Cumhuriyet Savcılığı, geçen haftaki saldırılarla bağlantılı olarak bazı Malili askerlerin silahlı gruplarla işbirliği yaptıkları iddiasıyla gözaltına alındığını açıkladı.
Jnim’in siyasi hamlesi
Bu gelişmeler yaşanırken CNİM söylemini daha da siyasallaştırıyor ve kendisini meşru bir muhatap olarak sunmaya çalışıyor.
Perşembe gecesi yayımlanan açıklamada grup, “Mali ulusunun tüm bileşenlerine” seslendi. Bu ifade, genellikle siyasi aktörler tarafından kullanılan bir dil olmasına rağmen bir cihadi grup için oldukça sıra dışı.
CNİM ayrıca “Mali’nin gerçek egemenliğini ve onurunu yeniden kazanması için savaştığını” ifade etti. Bu söylem, geçiş yönetiminin kullandığı ifadelerin doğrudan sahiplenilmesi anlamına geliyor.
CNİM, “samimi vatanseverler”, siyasi partiler, ordu, dini liderler ve geleneksel otoriteler dahil tüm kesimlere çağrı yaparak “terörist cunta” olarak nitelediği yönetime karşı birleşmelerini istedi.
Amaç olarak ise “meşru yollarla diktatörlüğe son vermek”, ardından “barışçıl bir geçiş süreci” başlatmak ve nihayetinde şeriatın tesis edildiği yeni bir Mali kurmak hedefi dile getirildi.
“Daha az kötü” arayışı
Eski bir bakan bu süreci “yeni bir iktidarın oluşumu” olarak yorumluyor. CNİM2in söylemini yumuşatmaya çalıştığını kabul etmekle birlikte, şeriat hedefinin Mali Anayasası’ndaki laik ve cumhuriyetçi değerlere açıkça ters düştüğünü vurguluyor.
Aynı kaynak “en kötüden kaçınarak daha az kötü olan tercih edilecek, sonra daha iyiye dönmek için çalışılacak” diyor.
Bazı siyasi kaynaklar ise CNİM'in diyalog çağrısına temkinli yaklaşıyor ve temasların doğrudan CNİM ile değil, daha “kabul edilebilir” görülen FLA ile kurulduğunu ifade ediyor.
Kaynak: Mepa News