1. TARİH

  2. Mavi Marmara Katliamı'nın 11'inci yılı
Mavi Marmara Katliamı'nın 11'inci yılı

Mavi Marmara Katliamı'nın 11'inci yılı

Gazze’ye insani yardım götürmek amacıyla yola çıkan filo, 31 Mayıs 2010 tarihinde İsrail ordusunun saldırısına uğradı.

A+A-

İsrail, Şubat 2006’da yapılan Filistin seçimlerinin ardından, Gazze’ye siyasi ve ekonomik yaptırım uygulamaya başladı. 2007’den itibaren bu yaptırımları daha da artırdı. Gazze'yi havadan, karadan ve denizden ablukaya aldı. İnsan ve ticari mal giriş çıkışı sınırlandırdı. İsrail’in Aralık 2008 - Ocak 2009’da 22 gün boyunca sürdürdüğü Dökme Kurşun Operasyonu’yla da tüm yaşam kaynakları kurutulan Gazze’de tarım arazileri, okullar, iş yerleri ve evler yerle bir edildi. Halen Gazze’de 1,5 milyon Filistinli, bir açık hava hapishanesinde yaşam mücadelesi veriyor. Gazze halkının %72’si açlık sınırında yaşıyor, bunlardan %65’i çocuk. Çocukların %10’u fiziksel olarak gelişemiyor. Birleşmiş Milletler (BM) bu durumu “katlanılamaz” olarak tarif ediyor.

2010 Mayıs ayında 6 uluslararası sivil toplum örgütü (İHH İnsani Yardım Vakfı, Free Gaza Movement, European Campaign to End the Siege on Gaza, Ship to Gaza Greece, Ship to Gaza Sweden ve The International Committee to Lift the Siege on Gaza) toplanan bağışlarla temin edilen 6 bin tonluk insani yardımı Gazze’ye ulaştırmak için bir yardım filosu oluşturdu. Filo insani yardımla birlikte 750 aktivisti de taşıyordu. Almanya, Kuveyt, İsrail, İrlanda, İsveç, Yunanistan, Güney Kıbrıs, Fas, Yemen, Mısır ve Cezayir gibi 36 ülkeden gelen aktivistler arasında 15’den fazla milletvekili, 60’ın üzerinde uluslararası basın mensubu, sanatçılar ve Nobel Barış Ödüllü aktivistler de yer alıyordu.

Mavi Marmara Katliamı

Gazze’ye insani yardım götürmek amacıyla yola çıkan ve sadece yardım gönüllüleri ile insani yardım malzemesi taşıyan Mavi Marmara, Sfendoni, Challenger I, Eleftheri Mesogios, Gazze I ve Defne Y gemilerinden oluşan Gazze Özgürlük Filosu, 31.05.2010 günü İsrail askerlerinin hukuk dışı saldırı ve müdahalesiyle karşı karşıya kaldı.

Bu saldırı esnasında ve devam eden süreçte 10 insani yardım gönüllüsü hayatını kaybetti, 56’sı ağır yaralandı.

Hayatını kaybeden isimler şu şekildeydi: İbrahim Bilgen, Çetin Topçuoğlu, Cengiz Songür, Fahri Yaldız, Cengiz Akyüz, Cevdet Kılıçlar, Ali Haydar Bengi, Necdet Yıldırım, Uğur Süleyman Söylemez, Furkan Doğan.

Filo katılımcıları hiç bir yasal dayanak olmaksızın hapsedildi, yaralılara kelepçe takıldı, bazı yaralılar günlerce hücrelerde alıkonuldu ve kendilerine işkence ve kötü muamelede bulunuldu. Filo katılımcılarının tamamı kötü muameleye maruz bırakıldı, hapsedildi, şahsi eşyalarına el konuldu ve gemilere çeşitli maddi zararlar verilerek birçok haksız uygulama yapıldı.

Katliam karşılıksız kaldı

İsrail'in Mavi Marmara'da gerçekleştirdiği katliama dair soruşturmalar ise sonuçsuz kaldı. İsrail, Mavi Marmara'da işlediği suçlar sebebiyle bir yaptırıma maruz kalmadı.

Uluslararası Ceza Mahkemesi Mavi Marmara dosyasını İsrail'e bir ceza vermeden kapattı.

Türkiye ile İsrail arasında da katliamdan yaklaşık 6 yıl sonra bir anlaşma imzalandı.28 Haziran 2016'da imzalanan anlaşma, Ağustos 2016'da Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edildi.

Anlaşma İsrail'in Mavi Marmara katliamında hayatını kaybedenlerin yakınları için tazminat olarak Türkiye'ye 20 milyon dolar ödemesini, bunun karşılığında katliamla ilgili İsrail devletinin ya da vatandaşlarının, Türkiye'de açılacak herhangi bir davadan muaf tutulmasını öngörüyordu.

Kaynak: İHH, Mepa News

tg-003.jpg

HABERE YORUM KAT

UYARI: Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Mepa News, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Her bir yorum 600 karakterle (boşluklu) sınırlıdır.