Mısır ve Suudi Arabistan'ın Hürmüz Boğazı'nı bypass etme planı ne?
"Koridor Mısır'ın Akdeniz ve Kızıldeniz limanlarını kullanıyor, bunları Suudi Arabistan'ın Kızıldeniz limanlarına bağlıyor ve Hürmüz Boğazı'na bağımlı olmayan bir köprü oluşturuyor."
Saleh Salem | New Arab | Tercüme: Mepa News
Mısır ile Suudi Arabistan, ABD-İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü savaşın yol açtığı güvenlik sorunları ve jeopolitik gerilimler ortamında, Körfez ülkelerinin uluslararası piyasadan ihtiyaçlarını güvence altına almak için sessizce yeni bir lojistik koridor kuruyor.
Yeni koridor, Mısır'ın Akdeniz ve Kızıldeniz limanlarını kullanıyor, bunları Suudi Arabistan'ın Kızıldeniz limanlarına bağlıyor ve Körfez ülkelerinin stratejik boğazda seyretmenin getirdiği tehlikeleri aşmasına yardımcı olan, Hürmüz Boğazı'na bağımlı olmayan bir köprü oluşturuyor.
Yüzlerce ton soğutmalı ve kuru yük, birkaç haftadır Avrupa'dan, özellikle Adriyatik Denizi'ndeki İtalya'nın Trieste Limanı'ndan, Mısır'ın Akdeniz kıyısındaki Dimyat Limanı'na akıyor.
Aynı yük daha sonra Mısır'ın Kızıldeniz'deki Safaga Limanı'na taşınıyor ve oradan Duba gibi Suudi Kızıldeniz limanları üzerinden Körfez pazarlarına sevk ediliyor.
Deniz taşımacılığı uzmanlarına göre yeni lojistik koridor, süreyi ve maliyeti azaltıyor ve dolayısıyla Körfez pazarlarına ulaşan malların genel fiyatlarını etkiliyor.
Bağımsız Mısırlı deniz taşımacılığı uzmanı Ahmed Şami, "Fiyat ve zaman unsurlarının yanı sıra yeni koridor, İran'a karşı savaş nedeniyle baskı altındaki deniz boğazlarına iyi bir alternatif sunuyor" dedi.
The New Arab'a konuşan el-Şami, özellikle İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefer özgürlüğüne yönelik tehditleri önümüzdeki dönemde sürerse, Körfez ülkelerinin Avrupa ve diğer bölgelerle ticarette bu yeni lojistik koridora giderek daha fazla bağımlı hale geleceğini düşündüğünü söyledi.
Şami, "Ancak gelecekte bu koridora bağımlılığın artması, Mısır'ın Akdeniz ve Kızıldeniz limanlarının büyük konteyner gemilerini karşılamaya daha hazırlıklı olmasını gerekli kılacaktır" diye ekledi.
Yeni lojistik koridor, Mısır'ın yakın zamanda başlattığı Ro-Ro transit hizmetiyle hız kazandı. Bu hizmet, Avrupa ile Körfez pazarları arasında güvenli ve kesintisiz bir bağlantı kurmayı amaçlıyor.
Uzmanlara göre bu koridor önemini, Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalmasının sürmesinden, bu stratejik su yolunun Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerinin ihtiyaçlarını karşılamak için kullanılmasının taşıdığı risklerden ve İran'ın boğazdan geçen gemilere geçiş ücreti koyma isteğinden alıyor.
Sosyal medya savaşı
Trieste Limanı, Avrupa'nın kapısı gibi işliyor ve kıta genelinden gelen yükler bu limanı kullanarak uluslararası pazarlara ulaşıyor.
Yeni lojistik koridor, Körfez ülkelerinin ihtiyaçlarını karşılamak üzere örtük biçimde gelişirken, sosyal medyada Mısır'ın İran saldırılarına karşı bu ülkelerin savunmasına katkısı konusunda bir tartışma savaşı da büyüyor.
Mısır, savaşın Şubat sonunda başlamasından bu yana bu saldırıları defalarca kınamış olsa da, çok sayıda Körfezli düşünür, bu tutumu, en kalabalık Arap ülkesi ve en güçlü orduya sahip olduğu düşünülen ülke olarak Mısır'dan beklenenin altında buldu.
Bazı Körfezli düşünürler, Mısır'ı savaşta İran'ın tarafını tutmakla suçlayacak kadar ileri giderken, bazıları da savaş sonrası Mısır ile ilişkilerin yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulundu.
Kuveytli bir avukat, ülkesine, bu ay sonunda vadesi dolacak olan ve Mısır Merkez Bankası'nda bulunan 2 milyar dolarlık mevduatını geri isteme çağrısı yaptı.
Bu çağrı, Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerinden başka etkileyici isimler tarafından da tekrarlandı, onlar da hükümetlerine Mısır'daki mevduatları çekme çağrısı yaptı.
Körfez gözlemcilerine göre, Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerinin vatandaşları arasındaki öfkenin temelinde, Mısır vatandaşlarının savaş boyunca İran'a verdikleri destek yatıyor.
Suudi siyasi analist Ömer Seyf, Mısır vatandaşlarının Körfez ülkelerine verdiği desteğin de, iki taraf halkları arasındaki yakın bağlar düşünüldüğünde beklenenden çok daha az olduğunu söyledi.
The New Arab'a konuşan Seyf, "Bu zayıf Mısır desteği, esas olarak sosyal medyada görülen Körfez öfkesini ateşliyor" dedi.
Buna rağmen Seyf, bu atışmanın gelecekte iki taraf arasındaki ilişkilerde çatlaklara yol açmamasını umduğunu ifade etti.
Stratejik yeniden konumlanma
Mısır, ABD-İsrail'in İran'a karşı savaşından ekonomik düzeyde ciddi biçimde etkilendi, buna rağmen savaş, özellikle Mısır ile İran arasında açık iletişim kanallarının bulunması nedeniyle Kahire'nin ara buluculuk rolünün önemini yeniden gündeme taşıdı.
Mısır istihbarat servisi de İran Devrim Muhafızları ile iletişim kurmayı başardı, bu da bölge için kritik bir dönemde erişim gücünü gösterdi.
Bununla birlikte, savaşın tetiklediği petrol fiyatı artışları ve uluslararası ticaretteki aksaklıklar Mısırlı tüketicileri olumsuz etkiliyor.
Aynı artışlar ve aksaklıklar, sıradan insanların hayatına doğrudan etki eden bir dizi hükümet adımını da tetikledi. Bunlar arasında enerji fiyatlarının neredeyse yüzde 30 artırılması ve elektrik kullanımına sınırlamalar getirilmesi gibi kemer sıkma önlemleri yer alıyor.
Savaş ayrıca, her yıl ülkelerine onlarca milyar dolar döviz gönderen Körfez ülkelerindeki milyonlarca Mısırlı göçmen işçinin geleceğini de tehdit etti.
Bununla birlikte yeni lojistik koridorun açılması, Mısır'da savaşın az sayıdaki kazancından biri olarak görülüyor, çünkü ülkeye yeni bir bölgesel lojistik merkez olarak konumlanma fırsatı veriyor.
Bu durum, Körfez petrolünün uluslararası pazara taşınmasında, Mısır'ın Kızıldeniz kıyısını Akdeniz kıyısına bağlayan 320 kilometrelik SUMED boru hattına olan artan bağımlılığı da tamamlıyor.
Mısır, birkaç yıldır kendisini uluslararası ticaret için vazgeçilmez hale getirmeye çalışıyor, ancak bu yöndeki çabalarının çoğu, Akdeniz ile Kızıldeniz arasında en kısa rotayı sunan Süveyş Kanalı üzerinde yoğunlaştı.
Buna rağmen, Kızıldeniz ve Babulmendep Boğazı'nda ticari gemilere yönelik tekrarlanan Husi saldırıları, kanalın bölgesel şiddet patlamalarına karşı ne kadar kırılgan olduğunu ortaya çıkardı.
Husilerin, ABD-İsrail'in İran'a karşı savaşında çatışmaya dahil olması, şimdi Süveyş Kanalı'nın ciddi biçimde etkilenebileceği ihtimalini gündeme getiriyor.
Ekonomistlere göre bu durum, özellikle Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleriyle ve daha geniş dünyayla ticarette Mısır'ın önemini koruması açısından yeni lojistik koridorun ne kadar kritik olduğunu gösteriyor.
Önde gelen Mısırlı ekonomist Ali İdrisi, yeni koridorun açılmasını, İran savaşının yol açtığı zorluklar karşısında Mısır'ın stratejik olarak kendini yeniden konumlandırma çabasında "önemli bir adım" olarak değerlendirdi.
İdrisi, The New Arab'a, "Bu koridor, Körfez ile Avrupa arasındaki mal taşımacılığının süresini ve dolayısıyla maliyetini azaltma kapasitesi sayesinde Mısır'ın bölgesel lojistik merkezi statüsünü güçlendiriyor" dedi.
İdrisi, bu koridorun, Mısır'ın coğrafi konumunu, güvenliğini ve siyasi istikrarını kullanarak uluslararası bir lojistik merkez haline gelmek için planladığı altı taşımacılık güzergahından yalnızca biri olduğunu söyledi.
İdrisi, "Bu yeni güzergahlar, Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerine Hürmüz ve Babulmendep'e alternatifler sunacak, bunlar Körfez'in dış dünyayla ticareti için önemli geçitler işlevi görecek" dedi.
