Mısır'ın yeni bölgesel güvenlik düzenindeki rolü ne?
"Bu jeostratejik ortamın karmaşıklığı, Kahire'yi katı ve blok temelli ittifaklardan ziyade diplomasiye, arabuluculuğa ve konu bazlı güvenlik iş birliğine ağırlık vermeye yöneltti."
Hana Elshehaby | New Arab | Tercüme: Mepa News
Mısır'ın Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan ve "Mekke Anlaşması" olarak adlandırılan kolektif güvenlik paktında şu anda yer almaması, Kahire'nin bölgesel müttefiklerine ve daha geniş bölgeye yönelik güvenlik stratejisini yeniden gündeme taşıdı.
Mısır'ın anlaşmada neden yer almadığına ilişkin çok sayıda spekülasyon olsa da Kahire'nin tutumunu anlamak için Mekke Anlaşması'nın ötesine bakmak gerekiyor.
Mısır'ın bölgesel güvenlik yaklaşımı tarihsel olarak stratejik esnekliği koruma tercihine dayanıyor. Bunun temelinde, ülkenin çıkarlarının çoğu zaman birbiriyle rekabet eden bölgesel ve uluslararası aktörlerle ilişkileri sürdürmeyi gerektirdiği yönündeki değerlendirme bulunuyor.
Bugün bu yaklaşım, İsrail'in genişleyen bölgesel savaşlarından ABD-İsrail-İran savaşına ve bunun sonuçlarına kadar devletlerden ve devlet dışı aktörlerden kaynaklanan tehditlerin damga vurduğu, giderek daha istikrarsız hale gelen bölgesel ortamda sınanıyor.
Bu jeostratejik ortamın karmaşıklığı, Kahire'yi katı ve blok temelli ittifaklardan ziyade diplomasiye, arabuluculuğa ve konu bazlı güvenlik iş birliğine ağırlık vermeye yöneltti.
Türkiye ile yakınlaşması, Suudi Arabistan dahil bölgedeki önemli aktörlerle genişleyen güvenlik ilişkileri ve rakip aktörlerle diplomatik arka kanalları açık tutması, Mısır'ın bölgesel fay hatları boyunca farklı taraflarla temas kurabilme esnekliğini korurken güvenlik ortaklıklarını çeşitlendirme çabasını ortaya koyuyor.
Diplomasi yoluyla güvenlik
ABD'nin Kahire Büyükelçiliğinden ABD Dışişleri Bakanlığına gönderilen 1955 tarihli bir telgraf, dönemin Mısır Cumhurbaşkanı Cemal Abdunnasır ile dönemin ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı George Allen arasında Mısır'ın Çekoslovakya'dan silah satın alması konusunda yaşanan gergin bir görüşmeyi belgeliyordu.
Görüşme sırasında Nasır, Washington'un bir güvenlik ortağı olarak güvenilirliğinden şüphe duyduğunu ifade etmiş ve İsrail'in artan nüfuzu ile toprak hedeflerine ilişkin endişelerini dile getirmişti. Bu endişeler özellikle günümüzdeki Likud'un öncülü olan Herut partisinin etkisine odaklanıyordu.
Bu görüşme, Mısır'ın stratejik düşüncesinin temel özelliklerinden birini yansıtıyor. Kahire uzun süredir tek bir dış güvenlik şemsiyesine aşırı derecede bağımlı olmaya kuşkuyla yaklaşıyor ve bunun yerine hareket alanını korumayı tercih ediyor.
Bu yaklaşım bugün de Kahire'nin politikasında önemini koruyor. Critical Threats Project'in Afrika Ekibi Başkanı Liam Karr, The New Arab'a, "Mısır, artan istikrarsızlık ve tehditlerle başa çıkmak amacıyla büyük ölçüde bölgedeki bütün önemli aktörlerle ikili ilişkilerini yönetmeye ve dengelemeye odaklandı" dedi.
Mısır'ın güvenliği, başta İsrail'in genişleyen bölgesel savaşlarının yol açtığı ve şimdi ABD-İsrail-İran savaşıyla daha da ağırlaşan sınırlarının ötesindeki istikrarsızlık nedeniyle giderek daha fazla sınanıyor. Daha önce bu gelişmelerden nispeten korunmuş olduğu varsayılan Mısır, bunların sonuçlarına giderek daha doğrudan maruz kalmaya başladı.
İsrail'in Gazze'ye yönelik savaşı, özellikle İsrail'den o dönemde Filistinlilerin Sina'ya sürülmesi yönünde gelen çağrılar nedeniyle Mısır'ın tehdit algısını artırdı. Kahire bu senaryoyu defalarca kırmızı çizgi olarak nitelendirdi.
Savaş aynı zamanda İsrail'in operasyonlarını Mısır topraklarına daha da yaklaştırdı. İsrail savaş boyunca, güvenlik düzenlemeleri 1979 tarihli Mısır-İsrail Barış Anlaşması ve sonraki anlaşmalarla şekillenen Mısır-Gazze sınırındaki dar Philadelphi Koridoru üzerinde defalarca kontrol iddiasında bulundu.
Chatham House Ortadoğu ve Kuzey Afrika Programı Araştırmacısı Ahmed Aboudouh, The New Arab'a, "Mısır'ın tehdit algısı özellikle İsrail'in tek taraflı güvenlik yayılmacılığı tarafından şekillendirildi. Bu algı, Kahire'nin başta İsrail olmak üzere rakiplerine karşı denge kurarken bölgesel fay hatlarında arabuluculuğa daha fazla önem vermesine yol açtı" dedi.
Mısır'ın tepkisi büyük ölçüde diplomasiye odaklandı. Kahire, Katar ile birlikte İsrail ve Hamas arasında arabuluculuk girişimlerinde merkezi rolünü korudu ve kendisini birden fazla tarafla iletişim kurabilen bir aracı olarak konumlandırdı.
BAE Mısır'a "Mekke Anlaşması"na katılmaması için baskı mı uyguluyor?
Bu ayın başında ABD Özel Temsilcisi Jared Kushner, Barış Kurulu'nun yol haritasının uygulanmasını, özellikle de Hamas'ın silahsızlandırılması meselesini görüşmek üzere Mısır'da Halil Hayye liderliğindeki bir Hamas heyetiyle nadir görülen doğrudan ve üst düzey bir görüşme gerçekleştirdi.
Gazze'deki savaşın kalıcı biçimde sona ermesi, çatışmanın Mısır sınırı boyunca ve Kızıldeniz genelinde baskı yaratmayı sürdürmesi nedeniyle ülkenin ekonomik ve güvenlik istikrarı açısından hayati önem taşıyor. Mısır'ın ekonomik kırılganlıkları da riskleri artırdı. Ülkenin başlıca döviz kaynaklarından biri olan Süveyş Kanalı'nın gelirleri, Husilerin Kızıldeniz'deki gemilere yönelik saldırılarının en yoğun olduğu dönemde yaklaşık üçte iki oranında düştü.
Kızıldeniz'deki gemi taşımacılığına yönelik saldırıların yeniden başlaması ve ABD-İsrail-İran savaşından kaynaklanan bölgesel gerilimin yükselmesi, Mısır'ın ekonomik güvenliğini daha da tehlikeye atıyor. Kahire aynı zamanda Körfez yatırımlarına ve mali desteğine büyük ölçüde bağımlı olmayı sürdürüyor. Bu durum Körfez ve Kızıldeniz'deki istikrarı Mısır'ın kendi ekonomik güvenliğinden giderek daha ayrılmaz hale getiriyor.
Bununla birlikte Mısır ekonomisi bazı toparlanma işaretleri gösterdi. IMF temmuz ayında Mısır'ın ekonomik reform programına duyulan güveni güçlendirdi ve Kahire'nin son incelemesini tamamlamasının ardından 1.8 milyar dolarlık ek kaynağın önünü açtı. Buna rağmen temel kırılganlıklar devam ediyor.
ABD-İsrail-İran savaşının genişleyen coğrafyası temmuz sonunda bir İHA'nın Mısır'ın Dimyat Limanı'nı vurmasıyla ortaya çıktı. Bu olay savaşın başlamasından bu yana Mısır topraklarına yönelik ilk saldırı oldu ve bölgesel çatışmaların ne kadar iç içe geçtiğini göstererek Mısır'ı doğrudan yeni güvenlik tehditlerine maruz bıraktı. Olay aynı zamanda kalıcı bir çözüme ulaşmanın aciliyetini de ortaya koydu.
Mısır'ın diplomatik nüfuzu büyük ölçüde farklı kamplarla ilişkilerini sürdürebilmesinden kaynaklanıyor. Mısır bu yılın başında, İran'da karar alma süreçlerinde giderek daha belirgin bir aktör haline gelen İran Devrim Muhafızlarıyla diplomatik arka kanalını kullanarak gerilimin yüksek olduğu bir dönemde iletişim hattının korunmasına yardımcı oldu. Bölgesel dinamiklerin seyri göz önüne alındığında bu kanalların önemini koruması bekleniyor.
Mısır ayrıca bölgesel ortaklarına askeri destek sağlama konusunda istekli olduğunu da gösterdi. Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es Sisi'nin mayıs ayında Abu Dabi'ye gerçekleştirdiği ziyaret sırasında, BAE'de konuşlu Rafale uçakları ve Mısırlı pilotlardan oluşan bir Mısır savaş uçağı birliğini ziyaret etti. Aynı dönemde Suudi Arabistan'da Mısır'a ait savunma amaçlı konuşlanmalar bulunduğuna ilişkin haberler de yayınlandı.
Körfez güvenliği Mısır'ın çıkarlarıyla yakından örtüşüyor ancak Kahire'nin Mekke Anlaşması'nda şu anda yer almaması, daha sert bir tutumun beraberinde getirebileceği risklerin farkında olduğunu ve stratejik dengeyi korumayı tercih ettiğini yansıtıyor olabilir.
Bloklara katılmak yerine konu bazlı iş birliği
Mısır, Mekke Anlaşması'nın üç üyesinin tamamıyla güçlü güvenlik ilişkileri sürdürüyor. Bu nedenle mevcut durumda paktın dışında kalması, daha yakın bölgesel güvenlik iş birliğini reddettiği şeklinde yorumlanmamalı.
Mısır ve Türkiye, daha geniş siyasi yakınlaşmalarının bir parçası olarak güvenlik iş birliğini önemli ölçüde genişletti. İki ülke haziran ayında ortak F-16 tatbikatları gerçekleştirdi. Bu, yaklaşık yirmi yıldır bu türde yapılan ilk tatbikat olurken 2025'te düzenlenen "Dostluk Denizi" ortak deniz tatbikatının oluşturduğu ivmenin üzerine inşa edildi.
Ankara ve Kahire ayrıca Sudan, Libya ve Gazze dahil bölgesel meselelerde daha fazla koordinasyon sözü verdi. Bunun yanı sıra savunma sanayisi iş birliği de genişledi. Ankara ve Kahire bu yılın başlarında öncelikle ortak üretim çabalarını artırmayı amaçlayan yaklaşık 350 milyon dolar değerinde anlaşmalar imzaladı.
Bu girişimler, Mısır'ın acil savunma ihtiyaçlarını karşılarken aynı zamanda bölgesel stratejik özerkliği güçlendiriyor.
Kahire'nin Riyad ile ilişkileri de benzer şekilde derin. Mısır, Suudi Arabistan öncülüğündeki Kızıldeniz güvenlik deniz gücünün 14 kurucu üyesinden biriydi. Katılımı aynı zamanda kolektif deniz güvenliği girişimlerindeki geniş deneyimine dayanıyor. Mısır halihazırda Kızıldeniz odaklı Birleşik Görev Gücü-153'e ikinci kez komuta ediyor.
Karr, The New Arab'a, "Mısır, Sudan Dörtlüsü'ne, Kızıldeniz'deki çeşitli çok taraflı güvenlik girişimlerine ve Libya ile Filistin barış süreçlerine katılımında görüldüğü gibi kendi yakın çevresindeki bölgesel yaklaşımlarda merkezi bir lider olmak istiyor" dedi.
Resmi bir kolektif güvenlik paktına katılım caydırıcılığı güçlendirebilir ancak aynı zamanda Mısır'ın hareket alanını daraltabilir ve bölgesel ayrışmalar arasında arabuluculuk yapabilme kabiliyetini sınırlayabilir.
Aboudouh, "Mısır, doğrudan ulusal çıkarlarına baskı uygulayabilecek herhangi bir tarafı karşısına almaktan kaçınmak için ihtiyatlı, savunmacı ve riskten kaçınan yaklaşımını sürdürecektir" dedi.
Mısır'ın resmi bloklara bağlanmak yerine güvenlik ortaklıklarını çeşitlendirmeye devam etmesi bekleniyor. Bu yaklaşım doğrultusunda Çin ve Mısır, 2025'te düzenlenen ilk tatbikatın ardından ağustos ortasından eylül başına kadar "Medeniyet Kartalları" ortak hava tatbikatının ikinci versiyonunu düzenliyor.
Stratejik açıdan Kahire, Ortadoğu ve Nil Havzası olmak üzere iki çalkantılı cephede aynı anda baskıyı yönetirken askeri kapasitesini aşırı zorlamaktan da kaçınmak zorunda kalacak. Etiyopya'nın Nil üzerinde üç yeni baraj inşa etme planı şimdiden Kahire'nin güçlü muhalefetiyle karşılaştı.
Bu birbiriyle rekabet eden baskıları yönetmek, Mısır'ın çeşitlendirilmiş ortaklıklar ve stratejik esneklik tercihlerini daha da güçlendirecek. Böylece Kahire, çıkarlarının örtüştüğü alanlarda iş birliğini derinleştirirken herhangi bir tek güvenlik ortağına aşırı bağımlı olmaktan kaçınabilecek.
