Netanyahu'nun eşi hakkındaki suçlamalar bir kez daha İsrail basınının gündeminde
İsrail'in önde gelen gazetelerinden Yediot Ahronot, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun eşi Sara Netanyahu hakkında son 25 yılda eski çalışanlar tarafından açılan davaları ve tanıklıkları derledi.
İddialar arasında hakaret, psikolojik baskı, fiziksel şiddet ve ağır çalışma koşulları yer alırken, Sara Netanyahu ise tüm suçlamaları reddediyor.
İsrail'in Yediot Ahronot gazetesi, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun eşi Sara Netanyahu hakkında son 25 yılı aşkın sürede başbakanlık konutunda çalışan eski personel tarafından dile getirilen kötü muamele iddialarını yeniden gündeme taşıdı.
Gazetenin derlediği dava dosyaları ve tanıklıklarda hakaret, psikolojik baskı, fiziksel şiddet iddiaları ve ağır çalışma koşulları öne çıktı.
Habere göre bazı davalar mahkemelerin tazminat kararıyla sonuçlanırken, bazıları gizli uzlaşmayla kapandı veya yeterli delil bulunamadığı gerekçesiyle reddedildi.
Sara Netanyahu ve avukatları ise yıllardır tüm suçlamaları reddederek bunların "itibar zedeleme kampanyasının" ve devletten tazminat koparma girişimlerinin parçası olduğunu savunuyor.
"Yerde sürünerek temizlik yapmam istendi"
Gazetenin aktardığı son dava, geçtiğimiz yıl başbakanlık konutunda çalışan 61 yaşındaki Yehiel Ohav Ami'ye ait. Eski çalışan, Sara Netanyahu'nun kendisini sürekli aşağıladığını, bağırıp hakaret ettiğini ve bir keresinde mutfak zeminini yerde sürünerek temizlemesini istediğini öne sürdü.
Ami ayrıca Sara Netanyahu'nun kendisine kanser olmasını ve ölmesini temenni ettiğini, kendisini "otizmli" olmakla suçladıktan sonra "Ben bu ülkenin bir numaralı psikiyatristiyim" dediğini ifade etti. Başbakanlık Ofisi ise bu iddiaları reddederek çalışanın devletten para koparmaya yönelik girişimde bulunduğunu savundu. Sara Netanyahu da eski çalışan hakkında konutun görüntülerini izinsiz çektiği gerekçesiyle dava açtı.
Hakaret, fiziksel şiddet ve ağır çalışma koşulları iddiaları
2016 yılında bakım görevlisi Guy Eliyahu'nun açtığı davada mahkeme, çalışanın korku, hakaret ve aşağılamanın hakim olduğu bir çalışma ortamında bulunduğuna ilişkin iddialarının önemli bölümünü kabul ederek tazminata hükmetti.
Eliyahu, gece yarısı sadece Sara Netanyahu'nun çorbasını ısıtmak veya kendisine "iyi geceler" demek için yeniden işe çağrıldığını, zaman zaman günde 19 saate kadar çalıştırıldığını anlattı.
Eski aşçı Eti Hayim ise Sara Netanyahu'nun ellerini yıkamadan dolabı açtığı gerekçesiyle eline vurduğunu ve çalışanlara sık sık bağırarak masaları dakikalar içinde yeniden düzenlemelerini istediğini öne sürdü. Sara Netanyahu bu iddiaları da reddetti.
Mahkemeler farklı kararlar verdi
2016 yılında Kudüs Bölge İş Mahkemesi, başbakanlık konutunun eski yöneticisi Meni Naftali'ye 170 bin şekel tazminat verilmesine karar verdi. Mahkeme, çalışma ortamında Sara Netanyahu'nun davranışlarından kaynaklanan aşağılayıcı koşullar bulunduğu sonucuna vardı. Ancak karar doğrudan Sara Netanyahu aleyhine değil, işveren sıfatıyla devlete karşı verildi.
Temizlik görevlisi Shira Raban ise kendisine "köle gibi" davranıldığını ve sürekli hakarete uğradığını iddia etti. Ancak mahkeme 2022 yılında delillerin yetersiz olduğu gerekçesiyle davayı reddetti.
2024 yılında ise üç eski çalışan, fazla mesai ücretlerinin ödenmemesi ve çalışma haklarının ihlal edilmesi nedeniyle açtıkları davayı kazandı. Mahkeme Başbakanlık Ofisi'nin yaklaşık 900 bin şekel tazminat ödemesine hükmetti. Çalışanlar kendilerini "modern köleler" olarak tanımlasa da tazminat yine işveren konumundaki başbakanlık ofisine kesildi.
Yeni iddialar da yargıya taşındı
2020 yılında açılan başka bir davada eski çalışan Sylvie Gensia, Sara Netanyahu'nun kendisine ütü fırlattığını öne sürdü. Ancak mahkeme olayın gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkin hüküm vermeden dosya usul gerekçeleriyle kapandı.
Nisan ayında açılan son davalardan birinde ise bir çalışan, kahvaltı hazırlığı sırasında Sara Netanyahu'nun kendisine domates ve zeytin fırlattığını iddia etti. Başbakan Binyamin Netanyahu'nun da olay sırasında odada bulunduğu öne sürülürken, dosya daha sonra gizli uzlaşmayla sonuçlandı ve olayın yaşandığına dair yargı kararı verilmedi.
Kaynak: Mepa News
