1. ANALİZ

  2. Rejim için prestij, İran için 'imparatorluk' savaşı: Deyr ez Zor
Rejim için prestij, İran için 'imparatorluk' savaşı: Deyr ez Zor

Rejim için prestij, İran için 'imparatorluk' savaşı: Deyr ez Zor

IŞİD'e karşı kazanılacak zafer rejim için zengin petrol ve gaz yataklarına sahip olma, İran için ise büyük Şii devleti için önemli bir adım olarak görülüyor.

A+A-

Alexandra Gutowski | Long War Journal

Suriye rejimi IŞİD’in güney Suriye’deki kalesi Deyr ez-Zor’a iki koldan askeri bir harekat yürütüyor. Çatışmazlık bölgelerinin belirlenmesi ve hava desteği başta olmak üzere devam etmekte olan harekata Rusların verdiği destek hayati önem taşıyor. Haritada gösterildiği gibi Esed rejimi, İran destekli milislerin ve Rus müttefiklerinin yardımı ile şehre doğru hem batıdan hem de kuzeyden ilerlemektedir. 

IŞİD Deyr ez-Zor’a yaptığı operasyonla rejim kuvvetlerini ortadan ikiye bölmüştü, bu harekat sonrasında ortaya çıkan durumda IŞİD rejim askerlerini 2014 yılının Temmuz ayından bu yana Deyr ez-Zor Hava Üssü ve 137. Mekanize Alay Komutanlığında kuşatma altında tutmaktadır.



Deyr ez-Zor’da kazanılacak bir zafer rejim açısından bu yüzden büyük önem taşımaktadır, zira bu zafer rejim için bir prestij meselesi. Ayrıca bölge doğal kaynaklar bakımından oldukça zengin ve Irak sınırının diğer tarafında, İran destekli Şii militanların konuşlu olduğu bölgelere erişim imkanı sağlıyor.

Çatışmasızlık bölgeleri anlaşması rejimin işine yaradı

Yakın zamanda Rusya eliyle Suriye’nin batısında oluşturulan çatışmazlık bölgeleri, rejimin ülkenin doğusunda yapacağı harekatın önünü açtı. Rusya Suriye’nin batısında birinde ABD ile ortaklık yaptığı, toplam üç çatışmazlık bölgesi ilan etti. Rejim yanlısı kaynaklara göre, çatışmazlık bölgeleri, aralarında özel Cumhuriyet Muhafızları birliklerinin de bulunduğu on binlerce askerin bu bölgelerde tutulmasına artık gerek kalmadığı için diğer yerlerde kullanılmasının önünü açtı. Rejimin doğu harekatı büyük ihtimalle Rusya’nın çatışmazlık bölgeleri ile elde etmeyi amaçladığı bir hamle, Mayıs ayında Rusların yaptığı askeri açıklamada, rejim kuvvetlerinin çatışmazlık bölgelerinin kurulmasının ardından Fırat Nehri Vadisine doğru harekete geçeceği söylenmişti.

Palmira: Ana saldırı, rejimin Humus vilayetindeki Palmira antik kentini elinde bulundurmasından faydalanarak askerlerin doğu istikametinde Deyr ez-Zor’a doğru hareketi şeklinde icra edilmektedir. Rejim Palmira’yı 2017 yılının Mart ayında yaklaşık 3 aylık IŞİD işgalinin ardından tekrar ele geçirmişti. Rejim M20 otoyolu üzerinden ilerleyişini sürdürerek bu ayın başında Sukna’yı da ele geçirmişti. Esed yanlısı Rus kaynakları Sukna operasyonu sırasındaki Rus hava desteğini “olmazsa olmaz” şeklinde tanımlıyorlar.  Esed yanlısı bir haber kaynağına göre, en az iki İran destekli grup bu operasyona katılım sağlamakta: İçinde gizli Hizbullah komutanları barındıran Suriye Ordusu 5. Birlik’i ve Şii Afganlardan oluşan Liva el-Fatimiyyun grubu.

Rakka: Rejim aynı zamanda bir süredir Rakka’nın güneydoğu kırsalındaki alanları temizliyordu, bu güzergah üzerinden Fırat Nehri boyunca kuzey taraftan ilerleme şansına da sahip oldu. Rejim şu anda Rakka merkezinden güneydoğu yönünde 55 km. uzaklıktaki al-Cabar isimli köy doğru ilerlemekte. Bugünlerde, ABD destekli SDF Rakka’yı temizlemek için hala operasyonlara devam ediyor. ABD’li yetkililere göre şehrin %55’i ele geçirilmiş durumda. Fırat Nehri’nin daha aşağı kısımlarında, Madan ve al-Tabni arasında Ruslar rejime hava desteği sağlamakta. Esed yanlısı medyanın bölgedeki Kaplan birliklerinde görevli bir komutana dayandırdığı haberine göre rejim ordusu bu koldan Deyr ez-Zor’a ekim ayının başlarında varmış olacak. 

Hem ABD hem de Esed rejimi yerel savaşçıları kullanarak Fırat Nehri Vadisi boyunca IŞİD’i mağlup etmek için uğraş veriyor.

Orta Suriye'de son durum:


Yeşil: Muhalifler, Kırmızı: Suriye rejimi ve Şii milisler, Siyah: IŞİD, Sarı: PKK/YPG

ABD, Orta Fırat Nehri Vadisi’nde görev yapacak militanları güneybatı Suriye’den Irak’a giriş kapısı olan Tanf’daki askeri yerleşkede eğitiyor. Ceyş Maghawir el-Tevrat isimli, ABD’nin desteklediği Suriyeli muhalif grubun Tanf’tan Şeddadi’ye IŞİD’e karşı Deyr ez-Zor’da savaşması için nakil edilmesi adına görüşmeler yapılıyor.

Bununla birlikte rejim de doğu harekatı için kendi yerel savaşçılarını seferber etmiş durumda. Sukur el-Fırat (Fırat’ın Şahinleri) ismiyle rejimin Deyr ez-Zor’a doğru ilerleyişini destekliyor. 

Geçtiğimiz günlerde savaşın başlamasından bu yana IŞİD’in medya kolları Esed güçlerinin ağır kayıplar verdiğini aktarıyor. Kendini halifelik ilan eden örgütün iddialarını doğrulatmak mümkün değil ancak cihat yanlılarının Deyr ez-Zor’u savaşamadan terk etmeyeceği kesin. IŞİD liderlerinden bazılarını Amerika’nın liderlik ettiği koalisyon güçlerinin bir dizi hava saldırısının ardından buraya göndermişti.  

Tercüme: Mepa News

HABERE YORUM KAT

UYARI: Hakaret içeren ve imla kurallarına dikkat edilmeden yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.