RSF: Basın özgürlüğü 25 yılın en kötü seviyesinde
RSF raporu, gazeteciler için risklerin arttığını ve birçok ülkede ifade özgürlüğünün baskı altında olduğunu ortaya koydu. Uzmanlar, özellikle savaş ve siyasi baskının etkili olduğu bölgelerde durumun ağırlaştığını belirtiyor.
Basın özgürlüğü alanında faaliyet gösteren Sınır Tanımayan Gazeteciler, (RSF) yayımladığı son raporda küresel basın özgürlüğünün ciddi şekilde gerilediğini açıkladı.
RSF, ABD Başkanı Donald Trump’ın gazetecilere yönelik “sistematik” saldırılarını ve Suudi Arabistan’ın 2025’te bir gazeteciyi idam etmesini örnekler arasında gösterdi.
Kuruluştan yapılan açıklamada, “Endeksin 25 yıllık tarihinde ilk kez dünya ülkelerinin yarısından fazlası basın özgürlüğü açısından ‘zor’ veya ‘çok ciddi’ kategorisinde yer alıyor” denildi.
Rapora göre, değerlendirilen 180 ülke ve bölgenin ortalama puanı bugüne kadarki en düşük seviyeye geriledi. Aynı zamanda, basın özgürlüğü durumunun “iyi” olarak değerlendirildiği ülkelerde yaşayan dünya nüfusunun oranı yüzde 20’den yüzde 1’in altına düştü. Bu kategoride yalnızca Norveç’in başını çektiği Kuzey Avrupa’dan yedi ülke yer aldı.
ABD’nin sıralamada yedi basamak daha gerileyerek 64’üncü sıraya düştüğü belirtilirken, bu durumun Trump’ın basına yönelik politikalarının yanı sıra gazeteci Mario Guevara’nın gözaltına alınıp sınır dışı edilmesi ve uluslararası yayıncılığa ayrılan fonların kesilmesiyle bağlantılı olduğu ifade edildi.
Afrika ve Orta Doğu’da gerileme
Rapora göre, 2026 yılında en büyük düşüş, askeri yönetim altındaki Nijer’de yaşandı. Ülke 37 sıra gerileyerek 120’nci sıraya düştü.
RSF, Sahel bölgesinde silahlı gruplar ve askeri yönetimlerin etkisiyle basın özgürlüğünün genel olarak kötüleştiğini belirtti.
Öte yandan Çin, Kuzey Kore ve Eritre gibi ülkelerde durumun değişmediği kaydedildi. Eritre’nin üst üste üçüncü yıl son sırada yer aldığı bildirildi.
RSF, Doğu Avrupa ve Orta Doğu’nun gazeteciler için dünyanın en tehlikeli bölgeleri olmaya devam ettiğini belirtti.
Rusya (172’nci sırada), Ukrayna’daki savaşın sürmesi ve basına yönelik kısıtlamalar nedeniyle en kötü performans gösteren ülkeler arasında yer aldı.
Raporda, Rusya’nın "terörle mücadele" ve "aşırıcılık" yasalarını basın özgürlüğünü sınırlamak için kullandığı ve ülkede 48 gazetecinin tutuklu bulunduğu ifade edildi.
Buna karşılık, Esed sonrası Suriye’nin basın özgürlüğü alanında en fazla ilerleme kaydeden ülke olduğu ve sıralamada 36 basamak yükseldiği belirtildi.
Öte yandan, basın özgürlüğüne yönelik ihlaller bağlamında Gazze’de gazetecilere yönelik saldırılar da uluslararası raporlarda sıkça yer alıyor. Gazetecileri Koruma Komitesi ve Sınır Tanımayan Gazeteciler gibi kuruluşlara göre, İsrail’in Gazze’de yürüttüğü saldırılar sırasında çok sayıda gazeteci hayatını kaybetti.
Uluslararası kuruluşlar, gazetecilerin çatışma bölgelerinde korunması gerektiğini vurgularken, olayların bağımsız şekilde soruşturulması çağrısında bulunuyor.
RSF, 1985 yılında Fransa’da kurulan ve dünya genelinde basın özgürlüğünü izleyen uluslararası bir sivil toplum kuruluşu olarak faaliyet gösteriyor.
Kaynak: Mepa News
