1. HABERLER

  2. TÜRKİYE

  3. Rus bloğuna dahil olmaya Erdoğan'dan yeşil ışık
Rus bloğuna dahil olmaya Erdoğan'dan yeşil ışık

Rus bloğuna dahil olmaya Erdoğan'dan yeşil ışık

Cumhurbaşkanı "Türkiye, benim için varsa yoksa Avrupa Birliği dememeli. Şangay Beşlisi içerisinde niye olmasın?" ifadesini kullandı.

A+A-

Pakistan ve Özbekistan gezisini tamamlayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Semerkant’tan dönerken uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı. Hürriyet gazetesinden Vahap Munyar’ın haberine göre, Erdoğan’ın açıklamalarından satırbaşları şöyle:

 

‘Brexit Güzel Tevafuk Oldu’

Brexit (İngiltere’nin AB’den ayrılması) bana göre güzel bir tevafuk oldu. Yani, Avrupa’da diğer ülkelerde bu tür şeyler olabilir. Fransa’dan, İtalya’dan da sesler geliyor. Geçenlerde bizimle ilgili Dışişleri Bakanları bir araya geldiler. Önce hırsla bir araya geldiler. Daha sonra Avusturya’nın dışında hiçbirisi Türkiye ile müzakerenin dondurulması noktasında fikir beyan etmedi. Bu tabii önemli bir şey.

 

‘Türkiye Kendini Rahat Hissetmeli, Benim İçin Varsa Yoksa Ab Dememeli’

Mesele şu; Türkiye bir defa kendini rahat hissetmeli. ‘Benim için varsa, yoksa Avrupa Birliği’ dememeli. Benim kanaatim bu. Yani, bazıları eleştiriyor olabilir ama ben de kendi kanaatimi söylüyorum. Mesela, ‘Şanghay Beşlisi içerisinde Türkiye niye olmasın?’ diyorum. Bunu Sayın (Rusya Devlet Başkanı Vladimir) Putin’e olsun, (Kazakistan Devlet Başkanı Nursultan) Nazarbayev’e olsun, şu anda Şanghay Beşlisi’nin içerisinde olanlara da söyledim. Başlangıçta beş ülkenin kurduğu Şanghay İşbirliği Örgütü’ne daha sonra Özbekistan, Pakistan, Hindistan gibi ülkeler de dahil oldu. İran da girmek istiyor. Sayın Putin, ‘Bunu değerlendiriyoruz’ gibi bir ifade de kullandı. Temenni ederim ki orada olumlu bir gelişme olması halinde, yani Türkiye’nin Şanghay Beşlisi içerisinde yer alması, bu konuda çok daha rahat hareket etmesini sağlayacaktır diye düşünüyorum.

 

‘Yılsonuna Kadar Oldu Oldu, Yoksa Biz Bu Geri Kabulü Falan Kapatalım’

AB, bizi tam 53 yıldır oyalıyor. Böyle bir şey olabilir mi? İlklerdeniz, ama 53 yıldır oyalanıyoruz. Mesela Başbakanlığımın ilk yıllarında liderler zirvesine biz çağrılırdık. Daha sonra çağırmamaya başladılar. Niye? Orada her şeyi açık, net söylüyorduk da ondan. Mesela fasıllarda açma-kapama olayında, sadece açmak var, kapama yok. Kapama olmayacaksa, açmayı yapsan ne olur, yapmasan ne olur? Latin Amerika ülkelerine vize serbestisi var, ama Türkiye’yi hâlâ oyalayıp duruyorlar. Geçen gün arkadaşlarla da konuştuk. ‘Yılsonuna kadar sabredelim, yılsonuna kadar oldu, oldu… Yoksa biz bu geri kabulü falan, bu dosyayı kapatalım…’ Mülteciler konusunda 3 milyar euro bu yıl için haziran itibarıyla vereceklerdi. Vermediler. Yani bize değil, mülteciye verecekti. Bir protokol var ama uygulama yok. Artık 11’inci aydayız. Yılsonu geliyor. Güya ikinci bir 3 milyar euro da söz konusuydu. Şimdi onu da ne yaptıklarını göreceğiz. Gördükten sonra bu konuda da kararlı bir şekilde adımımızı atmış olacağız.

 

‘Türkiye İçin Hayırlı Rüya Görmediler, Görmeye De Niyetleri Yok’

Yani, bunları anlamak mümkün değil. Öyle şeyler yapıyorlar, öyle şeyler söylüyorlar ki, anlamak mümkün değil. Bir bakıyorsunuz kuyruğu dik tutma derdindeler, bir bakıyorsun yelkenleri indirivermişler. Türkiye için hiçbir zaman hayırlı rüya görmediler. Pek görmeye de niyetleri yok. Zaman zaman şahsıma hakaretler, zaman zaman ülkemizde fikir özgürlüğü olmadığı, hak ihlalleri iddialarını gündeme getirdiler. Almanya’da, Fransa’da, Belçika’da teröristler kol geziyor ama bu tür şeyleri umursamıyorlar. Ya da Belçika’nın, Ermenilerin soykırım iddiasını kabul etmedi diye bir milletvekiline partisinden atılmanın yolunu açacak kadar özgürlüklerden uzak olduğu unutuluyor. Bunların özgürlük anlayışı bu kadar işte.

 

‘Vatandaşlarımız Da Direnmeli, Kendisini Tehdit Edenlere ‘Kapatmıyorum’ Diyebilmeli’

Bölgeye yatırım çok çok önem arz ediyor. Fakat bir gerçek daha var. Şu anda hükümet, devlet, yıkıma uğramış yerleri ihya etmenin gayreti içerisinde. O ihya, inşa hareketi bir bitsin, vatandaş da yeni yapılan evlerine yerleşirse, ondan sonra normalleşme süreci özgüveni arttırır. O zaman yatırımcı oraya belki de çok daha rahat girme şansını yakalayacaktır. Mesela şimdi yeni bir adım atıldı. Herhangi bir esnaf tehdit neticesinde kepengini indirirse cezai müeyyideye uğrayacak. Çünkü bu iş sadece güvenlik kuvvetlerinin değil ki. Vatandaşlarımız da direnmeli; kendisini tehdit edenlere, ‘Kapatmıyorum’ diyebilmeli. Esnafın geneli böyle bir tavır sergilerse, onlar gelip de ‘Kepengi indir’ diyemez. Şu anda emniyet güçleri, silahlı kuvvetler, köy korucuları çok kararlı gidiyor. Bundan sonraki süreçte teröristler o kadar rahat cirit atamayacak.

 

‘Sayın Trump’la Aralıkta Görüşebiliriz’

Chicago’da Amerikalı Müslümanların yıllık buluşmasına katılma ihtimalim var. ABD’ye gidecek olursam, eğer ayarlanabilirse Sayın(ABD’nin 45. başkanı seçilen Donald) Trump’la bir görüşme yapabiliriz.

 

‘Özbekistan’la Yeni Sayfa Sıçrama Yaratır’

Özbekistan’a 2004’te başbakan iken gitmiştim. Cumhurbaşkanı düzeyinde Türkiye’den son ziyaret ise 2000 yılında Sayın (eski Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet) Sezer döneminde yapılmıştı. Daha sonra karşılıklı irtibatlar olmuş, ‘Ya siz gelin, ya biz gelelim’ denilmiş olsa da bu arzu hayata geçirilememişti. Semarkand’ı ziyaretimiz, iki ülke arasında en üst düzey temas açısından da önemli. Özbekistan’da 4 Aralık’ta cumhurbaşkanlığı seçimleri var. En güçlü aday da şu anda vekaleten görevi yürüten Mirziyayev. İnşallah bu yeni dönem, açılan bu yeni sayfa iki ülke arasında barış, huzur ve bir ekonomik sıçramaya da vesile teşkil eder.  Türkiye, Özbekistan’ın bağımsızlığını tanıyan ilk ülke. Özbekistan, İmam Buhari’nin, İmam Maturidi’nin diyarı. Bu isimlerin önemli değerler olduklarının farkındalar. ‘Dinimizi istismar edenlere karşı çok daha hassas olmalıyız’ gibi bir yaklaşımları var. Çalışmalarımızı yoğun bir şekilde karşılıklı kültürel anlamda da sürdürelim istiyorlar.

 

Kaynak: Sputnik Türkiye

HABERE YORUM KAT

UYARI: Hakaret içeren ve imla kurallarına dikkat edilmeden yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.