Şam ile SDG arasında kritik görüşme: Şara, Mazlum Abdi'yi kabul edecek
Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara'nın bugün SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi ve "Özerk Yönetim" Dış İlişkiler Eş Başkanı İlham Ahmed ile bir araya gelmesi bekleniyor.
Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara'nın, bugün Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Genel Komutanı Mazlum Abdi ile "Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi" Dış İlişkiler Eş Başkanı İlham Ahmed'i Şam'da kabul etmesi bekleniyor.
Görüşmede, SDG ile Şam yönetimi arasındaki entegrasyon sürecinde yaşanan sorunların ele alınacağı ifade edildi.
"Özerk Yönetim"in Şam Temsilcisi Abdülkerim Ömer, Suriye Şimdi haber kaynağına yaptığı açıklamada, taraflar arasında 29 Ocak 2026'da imzalanan anlaşmanın genel olarak olumlu ilerlediğini ancak bazı dosyalarda sürecin beklenenden yavaş ilerlediğini söyledi.
Ömer, askeri ve güvenlik alanlarının yanı sıra eğitim dosyasında da çözüm bekleyen başlıklar bulunduğunu belirterek, "Her iki tarafta da anlaşmanın uygulanmasına yönelik ortak siyasi irade mevcut." ifadelerini kullandı.
Şam: Süreç yavaş ama ilerliyor
Açıklamalar, Haseke Vali Yardımcısı Ahmed el Hilali'nin pazartesi günü yaptığı değerlendirmeyle aynı döneme denk geldi.
Hilali, devlet gazetesi Es Sevra'ya verdiği demeçte entegrasyon sürecinin hedef doğrultusunda ilerlediğini belirterek, Devlet Başkanı Ahmed Şara'nın daha önce dile getirdiği gibi sürecin yavaş ancak istikrarlı şekilde devam ettiğini söyledi.
Şara da 26 Temmuz'da Al Jazeera'ya verdiği röportajda anlaşmanın uygulanmasının beklenenden yavaş ilerlediğini kabul etmiş, buna rağmen Şam'ın anlaşmaya bağlılığını sürdürdüğünü ifade etmişti.
Askeri entegrasyonda "kadın birlikleri" tartışması
Ömer, askeri ve güvenlik alanındaki en önemli anlaşmazlıklardan birinin "Kadın Savunma Birlikleri"nin (YPJ) statüsü olduğunu açıkladı.
Buna göre YPJ, "uzun yıllara dayanan tecrübesini" öne sürerek Savunma Bakanlığı bünyesinde yer almak isterken, Şam yönetimi mevcut askeri teşkilat yapısında kadın birlikleri bulunmadığını belirterek entegrasyonun İçişleri Bakanlığı üzerinden yapılmasını öneriyor.
Ömer, YPJ'nin İçişleri Bakanlığı bünyesinde terörle mücadele konusunda uzmanlaşmış özel bir birim olarak görev yapmasına ilişkin alternatif teklif sunduğunu, taraflar arasındaki görüşmelerin sürdüğünü söyledi.
Eğitim sistemi de müzakere konusu
Taraflar arasında eğitim alanındaki görüş ayrılıkları da devam ediyor.
"Özerk Yönetim", Kürt öğrencilerin ana dillerinde eğitim görme hakkının korunmasını isterken, bunun için Suriye'nin ulusal müfredatının Kürtçeye çevrilerek isteğe bağlı okutulmasını öneriyor.
Şam yönetimi ise ülke genelinde yalnızca merkezi eğitim müfredatının uygulanacağını, ancak "Özerk Yönetim" müfredatıyla eğitim gören öğrenciler için kademeli bir geçiş süreci planlandığını belirtiyor.
Yerinden edilenlerin dönüşü hızlandı
Abdülkerim Ömer, Afrin'den yerinden edilenlerin son kafilesinin geçtiğimiz hafta bölgeye döndüğünü belirterek, Tel Abyad ve Resulayn başta olmak üzere diğer bölgelerde de dönüşlerin sürmesi için çalışmaların devam ettiğini söyledi.
Haseke Vali Yardımcısı Hilali de yüzlerce ailenin özellikle Resulayn çevresindeki köylere dönmeye hazırlandığını, güvenlik endişelerinin giderilmesi amacıyla yerel güvenlik birimlerinin çalışmalar yürüttüğünü açıkladı.
Daha önce Suriyeli kaynaklar, ilk etapta 600'den fazla aileyi kapsayan dönüş konvoylarının önümüzdeki günlerde başlamasının planlandığını bildirmişti.
"Dağılma değil entegrasyon"
Ömer, "Özerk Yönetim"in kurumlarının tamamen feshedilmesinin değil, devlet kurumlarına entegre edilmesinin hedeflendiğini vurguladı.
Entegrasyonun mevcut idari tecrübenin ve personelin devlet yapısına aktarılması anlamına geldiğini belirten Ömer, temel hedefin kamu hizmetlerinde ve güvenlik alanında herhangi bir boşluk oluşmasının önüne geçmek olduğunu söyledi.
PYD'nin geleceğine ilişkin soruya da değinen Ömer, siyasi partilerin entegrasyon anlaşmasının tarafı olmadığını, bu konunun hazırlanacak yeni anayasa ve siyasi partiler yasası kapsamında şekilleneceğini ifade etti.
"Özerk Yönetim" adına konuşan Ömer, Suriye'nin geleceğinde "etkin bir yerinden yönetim modeli" istediklerini belirterek, bunun ülkenin birliğini korurken Kürtlerin ve diğer tüm toplumsal kesimlerin siyasi ve kültürel haklarını güvence altına alacağını savundu.
Kaynak: Mepa News
