Şara'nın Lübnan konusundaki yeni yaklaşımı ne vadediyor?
Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara, ABD Başkanı Donald Trump'ın Hizbullah'ın silahsızlandırılmasında Suriye'ye rol verilmesi yönündeki açıklamalarını farklı yorumlayarak, Şam'ın önceliğinin Lübnan'da istikrarın sağlanması olduğunu vurguladı.
Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara'nın, ABD Başkanı Donald Trump'ın Hizbullah'ın silahsızlandırılmasında Suriye'ye rol verilmesi yönündeki açıklamalarına ilişkin değerlendirmeleri, Şam'ın Lübnan politikasına dair yeni tartışmaları beraberinde getirdi.
Şara, yaptığı televizyon mülakatında Suriye'nin Lübnan'daki krize yaklaşımının doğrudan müdahale yerine istikrarın desteklenmesi ve devlet kurumlarının güçlendirilmesi esasına dayandığını söyledi.
Trump'ın daha önce dile getirdiği, Hizbullah'ın silahsızlandırılması sürecinde Suriye'nin rol üstlenebileceği yönündeki açıklamalarını değerlendiren Şara, ABD Başkanı'nın Lübnan'daki savaştan duyduğu rahatsızlık nedeniyle güvenli ve sakin bir çözüm arayışında olduğunu ifade etti.
Şara, "Savaş durmalı. Ekonomik, sosyal ve bazı güvenlik boyutlarını içeren farklı ve alışılmışın dışında çözümler üretilmeli" dedi.
Hizbullah ile diyaloğa açık mesaj
Suriye lideri, Hizbullah'ın son 14 yıl boyunca Esed rejimine verdiği destek nedeniyle derin yaralar oluştuğunu belirtmekle birlikte, Lübnan'ın istikrarına ve Suriye'nin çıkarlarına hizmet etmesi halinde Hizbullah ile görüşmeye hazır olduklarını kaydetti.
Şara ayrıca Suriye'nin Lübnan iç siyasetini etkileyebilecek çeşitli araçlara sahip olduğunu ancak bunların doğrudan müdahale amacı taşımadığını vurguladı.
Şam doğrudan müdahaleden kaçınıyor
Uzmanlara göre Şara'nın açıklamaları, Suriye'nin bölgesel rolünü yeniden inşa etmeye çalışırken Lübnan'da geçmişteki vesayet dönemini çağrıştıracak adımlardan uzak durma isteğini yansıtıyor.
Bölgesel ilişkiler uzmanı Mahmud Alluş, Şara'nın yaklaşımını "Lübnan krizini derinleştirmeyen güvenli bir çözüm arayışı" olarak tanımladı.
Alluş'a göre Şam, Lübnan'daki sorunların çözümünde kolaylaştırıcı bir rol üstlenmek isterken, eski nüfuz alanlarını yeniden tesis etmeye çalışan bir aktör görüntüsü vermekten kaçınıyor.
Trump'ın hedefi ne?
Analistler, Trump'ın açıklamalarının uygulanabilir bir plan olmaktan çok siyasi baskı aracı niteliği taşıdığı görüşünde.
Buna göre Washington, Hizbullah, İran, İsrail ve Lübnan devleti üzerinde baskı oluşturmak amacıyla Suriye kartını gündeme getirerek tarafları yeni seçenekleri değerlendirmeye zorlamayı hedefliyor.
Lübnan devletinin Hizbullah'ın silahsızlandırılması konusunda güç kullanma seçeneğine mesafeli durduğu, bunun da ABD'yi farklı baskı araçları aramaya yönelttiği değerlendiriliyor.
"Tuzak mı, siyasi mesaj mı?"
İdlib Üniversitesi öğretim üyesi Kemal Abdu, Trump'ın önerisinin aynı zamanda İsrail'in Lübnan'daki hedeflerine ulaşmakta zorlandığının göstergesi olduğunu savundu.
Abdu, Suriye'nin Hizbullah meselesine doğrudan dahil edilmesinin bölgede mezhepsel bir çatışmayı tetikleme riski taşıdığı uyarısında bulundu.
Lübnanlı siyasi analist Suheyb Cevher ise Trump'ın açıklamalarının hem İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile yaşadığı görüş ayrılıkları hem de Hizbullah ve İran'a yönelik bir baskı mesajı olarak okunabileceğini belirtti.
Suriye'ye yeni bir rol mü biçiliyor?
Uzmanlara göre Washington ile Şam'ın Lübnan dosyasına bakışları arasında belirgin farklılıklar bulunuyor.
ABD, Suriye kartını bölgesel pazarlıklarda bir baskı unsuru olarak değerlendirirken, Şam kendisini Lübnan'da istikrarı destekleyen ve krizlerin çözümüne katkı sunan bir aktör olarak konumlandırmaya çalışıyor.
Bu çerçevede Şara'nın, özellikle Suudi Arabistan ve Türkiye'nin desteğiyle Washington'u askeri seçeneklerden uzaklaştırarak Lübnan'da daha uzlaşıcı bir çözüm modeline yönlendirmeyi hedeflediği değerlendiriliyor.
Kaynak: Mepa News, Al Jazeera
