"SDG'nin gizli hapishanelerinde 300 Suriyeli tutsak var"
SDG'nin Suriye'nin kuzeydoğusundaki gizli merkezlerde en az 300 kişiyi tutmaya devam ettiği bildirildi.
Lübnan gazetesi Al-Modon'un bir güvenlik kaynağına dayandırdığı habere göre, Suriye Demokratik Güçleri (SDG), Suriye'nin kuzeydoğusundaki gizli bir yer altı hapishanesinde yaklaşık 300 kişiyi tutuyor. Bu kişilerin isimlerinin resmi cezaevi ve mahkeme kayıtlarında bulunmadığı öne sürülüyor.
Konuyla ilgili bilgi sahibi olduğu belirtilen kaynak, tutukluların Kamışlı kentindeki Carkin Cezaevi'nin altında bulunan ve tesisin altına uzanan bir tünel ağına bağlanan bodrum katında tutulduğunu söyledi.
Tutuklular, Türkiye'nin Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ile iş birliği yapmak, PKK mensuplarını ve üst düzey isimlerini hedef alan suikastlara katılmak veya bu kişilerin SDG kontrolündeki bölgelerden kaçmasına yardımcı olmakla suçlanıyor.
Habere göre yaklaşık 300 tutsağın hiçbirinin adı SDG'ye bağlı mahkemelerin kayıtlarında veya resmi cezaevi sicillerinde yer almıyor. SDG de bu kişileri elinde tuttuğunu resmi olarak kabul etmiyor.
Kaynak ayrıca SDG'nin, Suriye Adalet Bakanlığının denetimleri sırasında gerçek tutuklu sayısını gizlemek amacıyla bazı tutukluları komutanlarına ait özel evlere ve çiftliklere naklettiğini öne sürdü.
Mazlum Abdi: Suriye'de yeni bir siyasi mücadele dönemine geçiyoruz
Al-Modon'a göre bakanlık, daha önce SDG kontrolünde bulunan bölgelerdeki gözaltı ve tutukluluk merkezlerini denetleme çalışmaları kapsamında tutuklu sayısını doğrulamak ve tutuldukları koşulları değerlendirmek amacıyla cezaevlerinde çeşitli incelemeler gerçekleştirdi.
Kaynak, hükümete bağlı denetim ekipleri çalışmalarını sürdürürken SDG personelinin tutukluları cezaevlerinden çıkararak üst düzey komutanlara ait evlere dağıttığını iddia etti. Her bir yerde 10 ila 15 tutuklunun tutulduğu bildirildi.
Bu yöntemle SDG'nin tutukluları farklı yerlere dağıttığı ve denetçilerin gözaltında bulunan kişilerin toplam sayısını belirlemesini engellediği öne sürüldü.
Kaynağa göre söz konusu nakiller yalnızca tutuklu sayılarını gizlemeyi değil, aynı zamanda hükümet yetkililerinin tutukluların gerçekte nerelerde tutulduğunu tespit etmesini önlemeyi de amaçlıyordu.
Tutukluların resmi kayıtlarda bulunmaması, hukuki süreçlere erişip erişemedikleri ve herhangi bir yargı denetimine tabi tutulup tutulmadıkları konusunda endişelere yol açıyor.
Al-Modon'a göre tutuklulara yöneltilen suçlamaları, haklarında yürütülen soruşturmaları veya yargılanıp yargılanmadıklarını belgeleyen, kamuoyunun erişimine açık herhangi bir adli dosya bulunmuyor.
Kaynak: Mepa News
