Türkiye ekonomisi büyürken kişi başına düşen gelir nasıl düşüyor?

Türkiye'de 2020'de ekonominin büyüdüğünün ama kişi başına düşen gelirin düştüğünün açıklanması kafa karışıklığına yol açtı. Mepanews olarak sizlere bunun ekonomik açıklamasını sunuyoruz.

Türkiye ekonomisinin 2019'a göre 2020 yılında %1,8 oranında büyüdüğü açıklanırken kişi başına düşen gelirin 2019'da 9.127 dolardan 2020'de 8.599 dolara düştüğünün açıklanmasının kafa karışıklığına yol açtığı gözlemleniyor.

Bu karışıklığın aşılması için nüfus artışının bu rakamlara etkisinin özellikle de kişi başına düşen yıllık gelirde nominal (gösterge) verilerle satın alma gücü ekseninde hesaplanan verilerin farkının bilinmesi gerekiyor.

Gayri safi yurt içi hasıla (GSYİH)

Gayri safi yurt içi hasıla (GSYİH) ülkede bir yılda üretilen tüm nihai ürünlerin ekonomik değeridir. Türkiye'de ve genel olarak dünyada şu an yerleşik olan hesaplama yöntemine göre bu ekonomik değer dolara çevrilmekte ve kişi başına düşen gelirin bulunması için ülke nüfusuna bölünmektedir.

Bu nominal hesaplama yöntemi rasyonelliği açısından değer ifade etse de ülkelerin iç piyasaları arasındaki pahalılık ucuzluk farkı üzerinden zenginlik ve yoksulluk değerlerini açıklamada eksik kalmaktadır. Örneğin bir ülkede 1 kilo dana etinin kilosu 10 dolar iken diğerinde 5 dolar olabilmekte, kazanılan sabit 10 dolarla bir ülkede 1 kilo et alınabilirken diğerinde 2 kilo et alınabilmektedir. Reel ekonomiyi ifade ettiğinden gelir hesaplamalarında satın alma gücüne göre GSYİH git gide nominal hesaba göre daha çok önemsenmektedir.

Satın alma gücü hesabı

Bu sorunun aşılabilmesi için nominal GSYİH'nin yanı sıra satın alma gücüne göre GSYİH'nin de hesaplanılmasına başlanmıştır. ABD'nin ölçü alındığı bu hesaplama sistemine göre dolar bazlı olarak iç piyasası ABD'den pahalı olan ülkelerin satın alma gücüne göre GSYİH'si nominalinden az çıkarken iç piyasası ABD'den ucuz ülkelerin satın alma gücüne göre GSYİH'si nominalinden fazla çıkmaktadır. Satın alma gücü GSYİH'si nominalinden az çıkan ülkeler genellikle Avrupa ülkeleri, Asya'daki bazı zengin ülkeler iken fazla çıkan ülkeler ise genellikle iç piyasasında doların pahalı olduğu, gelir seviyesi daha düşük ülkelerdir.

Türkiye'de 2014 yılından itibaren doların değerinin hızla artmasıyla zaten öncesinde de önde olan satın alma gücüne göre GSYİH ile nominal GSYİH'nin arasındaki fark git gide daha çok açılmış bulunmaktadır.

Nominal GSYİH'nın Türkiye tarihinin en üst rakamında bulunduğu 2013'te nominal GSYİH yaklaşık 951 milyar dolarken bu rakam 2020'de yaklaşık 722 milyar dolara düştü. Fakat satın alma gücüne göre hesapta 2013'te yaklaşık 1,840 trilyon dolarken 2020'de bu rakam yaklaşık 2,382 trilyon dolara ulaştı. İki hesaplama arasındaki bu zıt yönelim 2013 sonrasında doların hızla artarken içeride büyümenin kesintisiz sürmesinden kaynaklanıyor.

Büyüme hesabı satın alma gücü üzerinden yapılıyor

Dünya çapında reel ekonomiyi daha iyi ifade ettiği düşünüldüğünden büyüme hesabı nominal GSYİH üzerinden değil satın alma gücüne endeksli GSYİH üzerinden yapılıyor. Satın alma gücüne endeksli GSYİH'ye göre ekonominin büyüdüğü belirtilirken nominal GSYİH'ye göre hesaplanan kişi başına düşen gelirin düştüğünün belirtilmesi arasında farklı hesaplandıkları için bir tezat bulunmuyor. Fakat uzmanlar bununla birlikte bir ekonomi için sağlıklı olanın iki hesaplama yöntemine göre de GSYİH'nin düzenli artışı olduğunda da birleşiyorlar.

2020'de nominal hesaplama yöntemine göre 8.499 dolar olan kişi başına düşen gelirin henüz hakkında bir açıklama yapılmayan satın alma gücüne göre hesaplama yönteminde 28.400-28.500 dolar aralığına ulaştığı tahmin ediliyor.

Kişi başına düşen gelir hesabına nüfus değişiminin etkisi

Kişi başına düşen geliri GSYİH'nin senelik büyümesinin yanı sıra nüfustaki senelik değişim de etkiliyor. GSYİH büyümesi nüfusundaki büyümenin altında kalan ülkelerde kişi başına düşen gelir azalırken nüfusundaki büyüme GSYİH büyümesinin altında kalan ülkelerde kişi başına düşen gelir artıyor. Örneğin yıllık nüfus artışı %1 olan bir ülkenin GSYİH'sindeki büyüme de %1'de kalırsa kişi başına düşen gelir sabit kalıyor.

Türkiye nüfusundaki artış oranı git gide azalıp %1'in altına düştüğünden Türkiye'de kişi başına düşen gelirde nüfus artışının önemi de git gide azalıyor.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Mepa News, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Her bir yorum 600 karakterle (boşluklu) sınırlıdır.

İlgili Haberler

Erdoğan: Türkiye salgının ilk yılını en az hasarla atlatan nadir ülkelerden biri

Analiz Haberleri