Suriye Baş Müftüsü Usame Rifai'den HTŞ ve Suriye'deki dini yapıya ilişkin açıklamalar
Suriye Yüksek Fetva Konseyi Başkanı Usame Rifai, HTŞ liderliğiyle gerçekleştirilen görüşmelerin ardından örgüte yönelik aşırılık ve tekfir iddialarının gerçeği yansıtmadığını gördüklerini söyledi.
Suriye Baş Müftüsü Usame Rifai, Suriye'deki iç savaşın son döneminde Tahriru'ş Şam Heyeti (HTŞ) ve ülkenin dini yapısına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Rifai, yurt dışında bulunulan ve İstanbul'da yaşanan "olağanüstü şartların", HTŞ ve Suriye'nin iç durumuna ilişkin "karmaşık ve sağlıksız" haberlerin yayılmasına neden olduğunu, bunun da kendilerinde bir süre temkin ve beklenti hali oluşturduğunu söyledi.
Daha sonra, Esed rejiminin devrildiği operasyon öncesinde, Ahmed Şara'nın liderliğindeki HTŞ yöneticileriyle görüşmeler gerçekleştirdiklerini belirten Rifai, bu görüşmelerin örgüt hakkında ortaya atılan "aşırılık ve tekfir" iddialarının gerçeği yansıtmadığını gösterdiğini savundu.
Rifai, bu görüşmeler sırasında Suriye'de dini ibadetlerin yerine getirilmesine imkan sağlayan bir ortam bulunduğunu gözlemlediklerini ifade etti.
"Suriye İslami Konseyi'nin eski yapısının sona erdirilmesi konusunda mutabık kaldık"
Suriye'de Beşar Esed rejiminin devrilmesinin ardından yaşanan sürece de değinen Rifai, Ahmed Şara ve devlet yetkilileriyle Suriye İslami Konseyi'nin önceki yapısının sona erdirilmesi konusunda mutabakata vardıklarını söyledi.
Bunun yerine Sünni kesimin farklı dini ve ilmi çevrelerini bir araya getirecek Yüksek Fetva Konseyi'nin kurulmasının kararlaştırıldığını belirten Rifai, bu yapının başkanlığını üstlenmekten onur duyduğunu ifade etti.
Rifai, konsey bünyesindeki görüşmelerde ortak çalışma ve işbirliği konusunda anlayış birliğine vardıklarını belirterek, "İyilik ve takva üzerinde yardımlaştık ve işbirliği yaptık" anlamındaki Kur'an ayetine atıfta bulundu. Ülkenin savaşın yol açtığı yıkımın etkilerinden kurtarılması ve yeniden ayağa kaldırılması için çalışmaların sürdüğünü kaydetti.
"Eşariler, Maturidiler ve Selefiler Sünni yapının parçasıdır"
Suriye'deki farklı dini ekollere ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Rifai, Eşariler, Maturidiler, Ehl-i Hadis ve dört fıkıh mezhebinin tamamının İslam çatısı altında Ehl-i Sünnet ve'l-Cemaat kavramı içerisinde yer aldığını söyledi.
Selefiliğin de Suriye'nin ilmi ve davet faaliyetleri açısından "asli unsurlarından biri" olduğunu belirten Rifai, Selefi çevrelerle aralarındaki ilişkiyi şu ifadelerle değerlendirdi:
"Onlarla bizi sevgi, saygı ve takdir bir araya getiriyor. İlmi görüş ayrılığı, aramızdaki dostluğu bozmaz."
Rifai ayrıca İslami Söylem Birliği Misakı'nın farklı dini çevreleri bir araya getiren ortak ve bağlayıcı bir çerçeve olduğunu belirterek, söz konusu mutabakata bağlı kalınması ve korunması gerektiğini vurguladı.
İslami Söylem Birliği Misakı, Suriye'de toplumsal uyumu pekiştirmek, dini söylemde dengeyi sağlamak ve mezhepsel/fikri dağınıklığın önüne geçmek amacıyla Şubat 2026'da Şam'da düzenlenen "İslami Söylemin Birliği" konferansında ilan edilen bir tüzük ve bildirge.
Kaynak: Mepa News
