1. HABERLER

  2. HABERLER

  3. ORTADOĞU

  4. "Suriye Müzakereleri Esed'in Gidişine Bağlı"
"Suriye Müzakereleri Esed'in Gidişine Bağlı"

"Suriye Müzakereleri Esed'in Gidişine Bağlı"

Alman medya kuruluşu Deutsche Welle, Ortadoğu uzmanı Scheller ile Suriye ve barış görüşmeleri üzerine bir söyleşi yaptı.

A+A-

Deutsche Welle: Şubat sonunda Suriye'de ateşkes ilan edildi. Aradan geçen üç ayı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bente Scheller: İlk haftalarda ateşkes Suriyelileri umutlandırdı. Gerçi ilk günden itibaren ateşkesin ihlal edildiği oldu. Ancak herkes zamanla çatışmaların azalacağını umuyordu. İç savaşta ilk kez siviller biraz rahat nefes alabilecekti. Zamanla saldırı ve çatışmalar artmaya başladı. Ateşkes sırasında ölü sayısının azaldığını söylemek gerçekten zor.

DW: IŞİD ateşkes kapsamına alınmamıştı. Son üç ayın önemli askeri gelişmeleri sizce hangileriydi?

Bente Scheller: Palmira'nın rejim kuvvetlerince geri alınışına tanık olduk. Bu başarının epey propagandası yapıldı. Problem rejim güçleriyle Rusya'nın IŞİD'i değil de öncelikle ılımlı muhalefeti bombalamasından kaynaklanıyor. Bu bakımdan Suriye'deki IŞİD ile genel mücadele açısından son derece az ilerleme sağlanabildiği söylenebilir.

DW: Halep'te durum oldukça karışık. Suriye'nin en büyük şehrinde rejim güçleriyle çeşitli ideolojik hedefleri olan muhalifler karşı karşıya....

Scheller: İç savaşa katılan bütün tarafların kaybedeceği çok şey olduğu için Halep şiddetli çarpışmalara sahne oluyor. Suriye'nin en büyük şehri olması Halep'e sembolik değer kazandırıyor. Burada ilerleme sağlayabilmek zafer anlamına geliyor. Şehrin muhalefetin kontrolündeki doğu kesiminde yaşayanların durumu tehlikede. Yardım malzemesi ancak son derece dar bir koridordan buraya ulaştırılabiliyor. Rejim güçleri bu koridoru kapatırsa yüz binlerce Halep sakini mahsur kalabilir. Halep son haftalarda Şam rejiminin ve Rusya'nın şiddetli hava saldırılarına hedef oldu. Şimdi Halep'in ateşkese dahil edilmesine çalışılıyor. Umalım, ateşkes Halep'te yaşayanları biraz rahatlatabilsin.

DW: Muhalif grupların, Beşar Esad'ın Suriye'deki hâkimiyetinin sona erdirilmesi dışında görüş birliği içinde oldukları konular var mı?

Scheller: Bu soruyla ilgili farklı görüşler öne sürülüyor. İstanbul'daki muhalefet temsilcilerinin Suriye'de destek bulduklarını ya da Suriye'ye sıkça gidebildiklerini sanmıyorum. Rejimin kontrol edemediği bölgeleri bombardımana tutmasıyla bu bağlantı sistematik şekilde kesilmiş oldu. Bombardıman muhalefetin dokusunu bozuyor ve menfadaki muhalefetin destek kazanmasını ya da bölgedeki insanlara yardım edebilmesini imkansız kılıyor. Suriye muhalefeti parçalanmış durumda. Almanya, Fransa ve Körfez ülkelerinin muhalefetin değerlendirilmesinde görüş birliği sağlayamamış olmaları yüzünden muhalefet farklı çıkarlara göre nitelendiriliyor. Yıllardır en fazla Suriyeli'yi Esad'a bağlı milis ve hükümet kuvvetleri öldürdüğü için bu talebi anlayışla karşılamak gerekir.

DW: Suriye temas grubunun Viyana buluşmasında barış sürecini başlatabileceğine ne kadar şans tanıyorsunuz?

Scheller: Çeşitli girişimler oldu. Üç Cenevre konferansı dışında birçok toplantı düzenlendi. Beşar Esad rejimi en iyi stratejinin taviz vermeyip zaman kazanmak olduğunu kavradığı için barış girişimlerinde ilerleme sağlanamadı. Rusya da aynı stratejiyi izliyor. Ne zaman yeni bir müzakere turu başlatılacak olsa, Suriye'nin bazı bölgelerinin açlığa mahkum edilip insani baskı altında bırakıldığını görüyoruz. Dolayısıyla insani konular gündemin ilk sırasına alınıyor. Oysa müzakerelerde öncelikle ikinci Cenevre turunda kararlaştırıldığı gibi, Beşar Esad'ın iktidarı devretmesinin görüşülmesi gerekirdi. İnsani konular öne çıktığından, Suriye'yi barışa kavuşturacak olan Beşar Esad'ın iktidarı bırakması gündemin alt sıralarına kaydırılıyor. Siyasi konular çok az görüşülüyor. Bu nedenle ilerleme sağlanabileceğinden oldukça şüpheliyim.

Kaynak: Deutsche Welle

Etiketler :
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Hakaret içeren ve imla kurallarına dikkat edilmeden yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.