Suriye ve AB yeni ortaklık anlaşması için harekete geçti
Suriye ve Avrupa Birliği, 1977 tarihli anlaşmanın yerine yeni bir ortaklık anlaşması hazırlanması konusunda çalışma başlatırken Şam, Brüksel'deki diplomatik temsilini büyükelçilik düzeyine çıkarmayı planlıyor.
Suriye ile Avrupa Birliği, Şam yönetimi ile Brüksel arasındaki ilişkilerin yeni bir çerçeveye taşınması amacıyla mevcut anlaşmanın yerine geçecek yeni bir ortaklık anlaşması hazırlanması konusunda çalışma başlattı.
Suriye Dışişleri Bakanı Esad Şeybani, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas'ın 29 Eylül'de Şam'a gerçekleştirdiği ziyaretin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında, iki tarafın 1977 tarihli iş birliği anlaşmasının yerine yeni bir ortaklık anlaşması hazırlamayı görüştüğünü açıkladı.
Şeybani, yeni anlaşmaya yönelik ortak kapsam belgesinin 2027'nin ilk çeyreğinin sonuna kadar hazırlanmasının planlandığını söyledi. Şam ayrıca Suriye'nin AB'nin 2028-2034 Çok Yıllı Mali Çerçevesi'ne dahil edilmesini talep ediyor.
Şeybani, Suriye'nin Brüksel'deki diplomatik temsil düzeyini de büyükelçilik seviyesine yükseltmeyi planladığını açıkladı.
AB'nin Suriye Delegasyonu Başkanı Michael Ohnmacht'ın Eylül başında güven mektubunu sunmasıyla Brüksel, 2012'den bu yana ilk kez Şam'da büyükelçi düzeyinde temsil edilmeye başlamıştı. AB, yeni bir ortaklık anlaşmasının ilişkilerin daha ileri bir aşamaya taşınması açısından önemli olduğunu belirtiyor.
Kallas: Suriye'nin başarısı Avrupa için önemli
Kallas, Şam'daki görüşmelerin ardından yaptığı açıklamada Suriye'deki siyasi geçişin başarısının Avrupa açısından önemli olduğunu söyledi.
AB'nin Esed rejiminin devrilmesinin ardından Suriye'nin ekonomik toparlanması ve yeniden imarı için siyasi ve ekonomik araçlarını kullandığını belirten Kallas, Brüksel'in bundan sonraki aşamada daha fazla yatırım çekmeyi ve Suriye ile ortaklığını geliştirmeyi hedeflediğini ifade etti.
Ancak Kallas, Avrupa'nın desteğinin Suriye tarafındaki gelişmelere de bağlı olduğunu vurguladı. Yatırımlar için güvenlik, hukukun üstünlüğü, açık kurallar ve işleyen kurumların gerekli olduğunu belirten Kallas, kadınların ve erkeklerin toplumsal yaşama eşit katılımı, ulusal uzlaşı ve geçiş dönemi adaletinin de başarılı bir geçişin unsurları olduğunu söyledi.
Kallas ayrıca bu yıl siyasi, güvenlik, toparlanma ve yeniden imar başlıklarında teknik görüşmeler yapılmasını, gelecek yazdan önce de üst düzey bir siyasi diyaloğun gerçekleştirilmesini önerdi.
AB'nin Suriye'ye yönelik desteği kapsamında Kallas, 60,2 milyon euroluk bir hibe ile toparlanma ve kurumların güçlendirilmesine yönelik desteğin başladığını da açıkladı.
Şam'dan AB'ye 'İsrail' çağrısı
Görüşmelerin önemli başlıklarından biri de Suriye'nin güneyindeki gelişmeler oldu.
Şeybani, AB Dışişleri Konseyi'nin İsrail'in Suriye'nin güneyindeki saldırılarını açık biçimde tanımlamasını ve İsrail güçlerinin 8 Aralık 2024'ten sonra girdikleri Suriye topraklarından çekilmesini talep etti.
Suriye Dışişleri Bakanı, AB'nin yalnızca açıklamalarla yetinmemesi ve İsrail üzerinde etkili baskı oluşturması gerektiğini söyledi. Şam yönetimi ayrıca 1974 tarihli kuvvetlerin ayrıştırılması anlaşmasına uyulmasını talep ediyor.
Kallas ise güney Suriye konusunda iki ülke arasındaki görüşmelere işaret ederek 1974 ateşkes anlaşmasına saygı gösterilmesi gerektiğini söyledi.
Şam yaptırımların tamamen kaldırılmasını istiyor
Şeybani, Suriye devlet kurumlarına yönelik kalan yaptırımların da kaldırılması çağrısında bulundu. Buna karşılık eski rejim yetkililerine yönelik yaptırımların sürdürülmesini istedi.
AB, 2025'te Suriye'ye yönelik ekonomik yaptırımların büyük bölümünü kaldırmış ve ekonomik toparlanma ile yeniden imar sürecini desteklemeye başlamıştı. Brüksel'in mevcut yaklaşımı, ekonomik ve siyasi desteğin yanı sıra Suriye'deki geçiş sürecinde reform ve hesap verebilirlik beklentilerini de içeriyor.
Avrupa Rusya'nın yerini doldurabilir mi?
Kallas'ın ziyareti sırasında Suriye'deki Rus askeri varlığı da gündeme geldi.
AB Yüksek Temsilcisi, Suriye yönetiminin ülkedeki Rusya varlığını azaltmayı başardığını düşündüklerini belirterek, “Rusya'nın yerine güvenilebilecek ve dayanılabilecek alternatifler var” değerlendirmesinde bulundu.
Açıklama, Moskova'nın Suriye'deki askeri varlığının geleceği konusunda Şam ile Avrupa arasındaki yaklaşımın giderek daha fazla kesiştiğine işaret ediyor. Suriye yönetimi daha önce Rusya ile ilişkilerini tamamen koparmak yerine askeri üslerin kullanımına ilişkin yeni bir çerçeve üzerinde çalışacağını açıklamıştı.
Güvenlik ve geçiş süreci
Şeybani, Şam'ın iç güvenlik, uyuşturucu ve insan kaçakçılığıyla mücadele, kitle imha silahları dosyasının kapatılması ve siyasi geçiş süreciyle ilgili çalışmalarını da Kallas'a aktardı.
Suriye yönetiminin önündeki başlıklardan biri de Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) devlet yapısına entegrasyonuve yeni Halk Meclisi'nin oluşturulması.
Kallas ise Avrupa'nın geçiş dönemi adaleti mekanizmaları ve Kayıp Kişiler Komisyonu'na destek verdiğini belirtti. AB, ulusal uzlaşı ve hesap verebilirliğin Suriye'deki geçiş sürecinin kalıcı hale gelmesi açısından önemli olduğunu vurguluyor.
Kallas'ın Şam ziyareti, Esed yönetiminin devrilmesinden sonra AB'nin dış politika sorumlusunun Suriye'ye gerçekleştirdiği ilk resmî ziyaret olması açısından da önem taşıyor. Ziyaret, Brüksel ile Şam arasındaki ilişkilerin yaptırım ve diplomatik izolasyon ekseninden, ekonomik toparlanma, yeniden imar ve kurumsal ortaklık eksenine doğru ilerlediğini gösteren son adımlardan biri oldu.
Kaynak: Mepa News
