Suudi Arabistan öncülüğündeki çok uluslu deniz savunma ittifakı faaliyete geçti
Suudi Arabistan öncülüğündeki çok uluslu deniz savunma ittifakı resmen faaliyete geçti. Cidde'deki toplantıya 39 ülkeden temsilci katılırken, 13 ülke ittifaka üyeliğini resmileştirdi.
Suudi Arabistan, Kızıldeniz, Babu'l Mendeb ve Aden Körfezi'nde deniz güvenliğini ve seyrüsefer serbestisini güçlendirmeyi amaçlayan çok uluslu deniz savunma ittifakının resmen faaliyete geçtiğini açıkladı.
Cidde'deki toplantıya 39 ülkeden temsilciler katıldı.
Suudi Savunma Bakanlığı, çok uluslu deniz savunma ittifakının üçüncü planlama toplantısının Cidde'deki Batı Filo Komutanlığı'nda gerçekleştirildiğini duyurdu. Toplantıya 39 ülkeden temsilciler katılırken, 15 ülkenin ortak bildiriyi imzaladığı, 13 ülkenin ise ulusal prosedürlerini tamamlayarak ittifakın tüzüğünü imzaladığı ve üyeliğini resmileştirdiği belirtildi. Diğer ülkelerin katılım için gerekli ulusal süreçleri sürdürdüğü kaydedildi.
İttifakın yapısı netleşiyor
Suudi Arabistan'ın liderliğinde oluşturulan yapıda ilk dönem için komutanlık görevi Suudi Arabistan'a, komutan yardımcılığı ise Pakistan'a verildi. İttifakın merkezi ve logosu belirlenirken, faaliyetlerin yürütülmesi için gerekli organizasyonel ve operasyonel çerçeveler de onaylandı.
Yeni oluşumun temel hedefleri arasında Kızıldeniz, Babu'l Mendeb Boğazı ve Aden Körfezi'nde deniz güvenliğinin güçlendirilmesi, ticari gemilerin seyrüsefer özgürlüğünün korunması ve enerji ile uluslararası ticaret hatlarının güvence altına alınması bulunuyor.
İttifaka katılan ülkelerin istihbarat ve bilgi paylaşımını artırması, ortak operasyonel planlamalar yapması ve deniz tatbikatları düzenlemesi öngörülüyor. Bunun yanı sıra askeri kapasitenin geliştirilmesi ve gerektiğinde ortak deniz operasyonları gerçekleştirilmesi planlanıyor.
Suudi Arabistan daha önce 30 Temmuz'da 14 ülkenin çok uluslu deniz savunma ittifakının kurulmasına destek verdiğini açıklamıştı. Son gelişmeyle birlikte ittifakın kuruluş aşamasından çıkarak kurumsal ve operasyonel yapılanma sürecine geçtiği görülüyor.
Türkiye de ittifakın içinde
İttifakın dikkat çeken üyelerinden biri Türkiye. Ankara, Suudi Arabistan'ın daveti üzerine 28 Temmuz'da Riyad'da Babu'l Mendeb'ten seyrüsefer serbestisinin sağlanmasına yönelik teknik toplantıya, 30 Temmuz'da ise genelkurmay başkanları düzeyindeki toplantıya katılmıştı.
Türkiye ayrıca ittifakın kuruluşuna ilişkin Cidde'deki koordinasyon görüşmelerinde de yer aldı. Ankara'nın bu yapıya katılımı, Türkiye-Suudi Arabistan ilişkilerinde savunma ve güvenlik alanındaki iş birliğinin yeni bir boyuta taşındığına işaret ediyor.
Bu gelişme, aynı zamanda 7 Ağustos'ta Mekke'de Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Müşterek Savunma Anlaşması sonrasına denk geliyor. Üç ülke arasındaki anlaşmada taraflardan birine yönelik silahlı saldırının tüm taraflara yönelik saldırı kabul edilmesi kararlaştırılmıştı. Dolayısıyla Kızıldeniz'deki deniz ittifakı, Ankara-Riyad-İslamabad hattında şekillenen daha geniş güvenlik iş birliğinin ilk somut uygulama alanlarından biri olarak öne çıkıyor.
Hedef Babu'l Mendeb'ten Kızıldeniz'e uzanan güvenlik hattı
İttifakın kuruluşu, bölgedeki deniz güvenliği açısından kritik bir dönemde gerçekleşiyor. Babu'l Mendeb, Kızıldeniz üzerinden Süveyş Kanalı'na ve dolayısıyla Avrupa'ya uzanan en önemli ticaret güzergahlarından birinin giriş kapısını oluşturuyor.
Öte yandan Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim de Körfez ülkeleri açısından deniz ticareti ve enerji güvenliği konusunu daha kritik hale getirmiş durumda. Hürmüz ve Babu'l Mendeb'te yaşanan güvenlik sorunları, enerji sevkiyatının ve Asya-Avrupa arasındaki ticaret akışının doğrudan etkilenmesine yol açıyor.
Bu nedenle Suudi Arabistan'ın öncülüğündeki yeni yapı yalnızca ticari gemilerin korunmasına yönelik teknik bir mekanizma olarak değil, bölge ülkelerinin deniz güvenliği konusunda daha fazla sorumluluk üstlenme arayışının bir parçası olarak da değerlendirilebilir.
Riyad-Washington temasları
İttifakın faaliyete geçtiği gün Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Selman da ABD Merkez Kuvvetler Komutanı Oramiral Brad Cooper ile görüştü. Görüşmede Suudi Arabistan ile ABD arasındaki savunma iş birliğinin yanı sıra bölgesel gelişmeler, gerilimin azaltılması ve güvenlik konuları ele alındı.
Böylece Suudi Arabistan bir yandan bölge ülkelerini kapsayan yeni bir deniz güvenliği mekanizmasının kurumsallaşmasına öncülük ederken, diğer yandan Washington'la mevcut savunma ve güvenlik koordinasyonunu sürdürüyor.
Bu açıdan yeni deniz ittifakı, ABD öncülüğündeki mevcut güvenlik mimarisinin doğrudan alternatifi olmaktan ziyade, Körfez ve Kızıldeniz'deki güvenlik yükünün bölge ülkeleri arasında daha fazla paylaşılması yönünde yeni bir model arayışı olarak öne çıkıyor.
Kaynak: Mepa News
