Suudi Arabistan'ın hava savunma sistemleri Husi füzelerini neden engelleyemiyor?

Suudi Arabistan'ın hava savunma sistemleri Husi füzelerini neden engelleyemiyor?

"Son Husi saldırıları Suudi savunmasını neden defalarca aşabildi ve bu saldırılar, krallığın en değerli varlıklarını koruma kabiliyeti hakkında ne gösteriyor?"

Paul Iddon | Middle East Eye | Tercüme: Mepa News

Yemen'deki Husiler, petrol altyapısından krallığın başkentine kadar Suudi Arabistan'ın stratejik açıdan en önemli hedeflerinden bazılarını vurabildiklerini yıllardır gösteriyor.

Ancak Riyad'ın başlıca uluslararası havalimanına tekrarlanan füze ve insansız hava aracı saldırıları, krallığın gelişmiş hava savunmasının sınırları hakkında yeni sorular doğurdu.

6 Ekim'den bu yana saldırılarda en az 20 kişi öldü, 400'e yakın kişi yaralandı. Şimdiye kadarki en ölümcül saldırı, 12 kişinin öldüğü ve 300'den fazla kişinin yaralandığı 10 Ekim'de gerçekleşti.

Pazartesi günü krallık, saldırılara "ciddi" bir karşılık verme sözü verdi. Bundan 24 saatten kısa süre sonra Suudi saldırıları Sana'daki enerji tesislerini hedef alarak Yemen'in başkentini sarsan büyük yangınlara ve patlamalara yol açtı.

Peki son Husi saldırıları Suudi savunmasını neden defalarca aşabildi ve bu saldırılar, krallığın en değerli varlıklarını koruma kabiliyeti hakkında ne gösteriyor?

Riyad, dünyanın en gelişmiş hava savunma sistemlerinden bazılarına milyarlarca dolar harcayarak tam da bu tehditlere karşı koymak üzere tasarlanmış bir silah envanteri oluşturdu.

Envanterinde, doğrudan çarparak imha teknolojisine sahip gelişmiş PAC-3 varyantı da dâhil olmak üzere Amerikan yapımı MIM-104 Patriot ve daha da gelişmiş olan Terminal High Altitude Area Defense (THAAD) sistemi bulunuyor.

Her iki sistem de balistik füzeleri önleyebiliyor ve muharebede kabiliyetlerini ortaya koydu. Suudi Arabistan ayrıca, insansız hava araçlarına ve seyir füzelerine karşı koyabilen gelişmiş F-15'ler ve Eurofighter Typhoon'lar da dâhil olmak üzere iyi donanımlı hava kuvvetlerine sahip.

Buna rağmen Husi füzeleri ve insansız hava araçları, krallığın savunmasını defalarca atlattı ya da aştı. Bu durum, geniş bir coğrafyayı ve buradaki yüksek değerli hedefleri sürekli saldırılardan korumanın zorluğunu ortaya koydu.

Middle East Policy Council'da geçici icra direktörü ve New Lines Institute'ta kıdemli direktör olan Nicholas Heras, Suudi Arabistan'ın geniş topraklarının ülkeyi Yemen'in kuzeyinden düzenlenen Husi saldırılarına karşı "alışılmadık ölçüde açık" bıraktığını söyledi.

Heras, Middle East Eye'a şöyle dedi:

"Suudi topraklarının büyük bölümü çöl. Bu, hesaba katılması gereken mesafeler nedeniyle toprakların tamamını savunmayı zorlaştırıyor. Ayrıca personelin bu arazide erken uyarı sistemlerinin bakımını yapması daha maliyetli.

Husiler için Suudi Arabistan, dünyadaki en önemli petrol altyapılarından bazılarını da içeren, hedef bakımından zengin bir ortam. Bu altyapılar, Husilerin sahip olduğu insansız hava aracı ve füze saldırısı kabiliyetlerine daha doğrudan açık."

Heras, Yemen'de çatışmaların yeniden başlamasıyla birlikte Riyad'a yönelik saldırıların Suudi Arabistan'a bir mesaj göndermeyi amaçladığını söyledi:

"Husiler, Suudi Arabistan'ın kapasitesinde ve dikkatini sürdürme becerisinde bir açık gördü ve Suudi Arabistan'a, Sana vurulursa Riyad'ın da vurulacağı mesajını vermek için Riyad'ı vurdu."

"Kasıtlı tırmanış"

Centre for European Policy Analysis'ta (Cepa) savunma uzmanı olan Federico Borsari, saldırıların mutlaka temelden yeni bir kabiliyeti göstermekten ziyade, Yemenli grubun krallığa saldırma isteğindeki artışı yansıttığını düşünüyor.

Grup, neredeyse on yıldır uzun menzilli saldırı kabiliyetlerine sahip ve daha önce 2017'de Riyad'ı hedef aldı.

Borsari, MEE'ye şöyle dedi:

"O zamandan beri cephanelikleri, İran'ın yardımıyla üretilen, giderek daha gelişmiş balistik ve seyir füzelerini içerecek şekilde daha da genişledi. Ancak kanıt olmadan bazı yeni kabiliyetlerin kullanılıp kullanılmadığını söylemek zor."

Borsari'ye göre daha kaygı verici gelişme, "Husilerin yoğun biçimde savunulan hedeflere karşı tekrarlanan, koordineli saldırılar düzenleme kabiliyeti."

Zamanlamanın, Yemen'de çatışmaların yeniden başlamasıyla birlikte Suudi Arabistan'a "ekonomik ve siyasi bedeller ödetmeyi amaçlayan kasıtlı bir tırmandırma" ile uyumlu göründüğünü ekledi.

Risk istihbaratı şirketi RANE'de Orta Doğu ve Kuzey Afrika ile savunma alanlarından sorumlu başanalist Freddy Khoueiry, saldırıların Husilerin yeni kabiliyetlerini yansıtıp yansıtmadığının belirsizliğini koruduğunu söyledi.

MEE'ye şöyle dedi:

"Kamuya açık bilgilere dayanarak, Riyad saldırılarının belirli bir yeni teknolojik iyileştirmeyi mi, yoksa yalnızca mevcut kabiliyetleri sivil havacılık altyapısına karşı daha saldırgan biçimde kullanma kararını mı yansıttığını belirlemek hâlâ zor."

Her iki durumda da tırmanış önemli. Çünkü Husiler, Suudi başkentine doğrudan bedel ödetme konusunda hem kabiliyetlerini hem de isteklerini gösteriyor."

Virginia merkezli risk danışmanlığı şirketi Basha Report'tan Mohammed al-Basha, Husilerin uzun menzilli saldırı kabiliyetlerini geliştirmek için yıllar harcadığını söyledi:

"Husiler yıllardır İsrail'e yönelik saldırılarını, uzun menzilli saldırı kabiliyetlerini geliştirmek için kullanıyor. Başarısız görünen saldırılar aynı zamanda öğrenmek ve uyum sağlamak için fırsatlardı."

Grup, gelişmiş hava savunma ağlarına meydan okuma kabiliyetini artırmak için kendi bölgesel saldırılarından ve İran'ın ABD ve İsrail'le çatışmalarından çıkardığı dersleri uygulamış olabilir:

"Suudi Arabistan, Patriot, Thaad ve diğer sistemlere büyük yatırımlar yaptı, ancak geniş toprakları kapsamlı korumayı zorlaştırıyor. Husilerin ağın tamamının kapasitesini aşmasına gerek yok. Tek bir başarılı saldırı, ciddi hasara ve aksamalara yol açabilir."

Tekrarlanan saldırılar ayrıca, Suudi Arabistan'ın uzun süreli bir harekât boyunca savunmasını sürdürebilmek için yeterli önleme füzesine sahip olup olmadığı sorusunu gündeme getiriyor.

Önleme füzesi sorunu

Suudi Arabistan'ın önleme füzesi stokları, İran'la yaşanan daha geniş kapsamlı bölgesel çatışma sırasında uzun süreli kullanımın ardından azalmış olabilir. Tekrarlanan füze ve insansız hava aracı saldırıları, yaklaşan tehditleri durdurmak için gereken pahalı önleme füzelerini hızla tüketebilir.

ABD de çatışma sırasında önemli miktarda Patriot ve Thaad önleme füzesi kullandı. Bu da yerine konması yıllar sürebilecek stoklar üzerinde baskı oluşturdu.

Borsari, önleme füzesi stoklarının azalmasını savunmanın aşılması için "inandırıcı bir açıklama" olarak nitelendirdi, ancak bunun tek olası neden olarak görülmemesi gerektiği uyarısında bulundu.

Riyad'ın balistik füzelere karşı kullandığı önleme füzesi stoklarının azaldığına işaret eden geçen ayki medya haberlerini hatırlattı:

"Doğruysa bu durum, hava savunma komutanları açısından hangi tehditlere karşı harekete geçileceğine, kaç önleme füzesi tahsis edileceğine ve benzeri konulara karar verirken zorlu operasyonel tercihleri beraberinde getirir. Bu kararlar, yoğun salvo saldırıları sırasında daha da sorunlu hâle gelir."

Husiler ayrıca tek yönlü saldırı amaçlı insansız hava araçları, seyir füzeleri ve balistik füzeler de dâhil olmak üzere farklı silah türlerini aynı anda fırlatarak Suudi savunmasının kapasitesini aşmaya çalışıyor olabilir.

Gelişmiş, çok katmanlı hava savunma sistemleri bile sürekli bir bombardıman sırasında gelen her mühimmatın önleneceğini garanti edemez.

Borsari, Riyad saldırılarının Suudi Arabistan'ın balistik füze savunmasının etkinliği, özellikle de tekrarlanan saldırılar altındaki sabit, yüksek değerli hedefleri koruma kabiliyeti hakkında "ciddi sorular doğurduğunu inkâr etmenin saflık olacağını" söyledi.

Khoueiry de benzer şekilde saldırıların, Suudi hava savunmasında "temel bir yetersizliğin" kanıtı olmaktan çok, gelişmiş sistemlerin bile karşı karşıya olduğu sınırlılıkları hatırlattığını savundu:

"Suudi Arabistan, önleme füzesi mevcudunun da baskı altında olduğu bir ortamda çok geniş bir coğrafyayı savunmak ve büyük kentler, askerî tesisler ile kritik altyapı çevresindeki korumaya öncelik vermek zorunda. Balistik füzelerin hedeflere doğrudan isabet etmesi bu kısıtları yansıtıyor olabilir, ancak tek başına ciddi bir önleme füzesi kıtlığını kanıtlamaz."

Maliyetli bir uyum oyunu

Borsari, saldırılar hakkında "Bu başarısızlığın tam olarak neden kaynaklandığını bilmiyoruz" dedi. Bir hava savunma ağının etkinliğinin çeşitli bileşenlere bağlı olduğunu belirtti:

"Bir savunma ağının etkinliği yalnızca önleme füzelerinin gelişmişliğine değil, sensörlerin kapsama alanına ve entegrasyonuna, etkin C2'ye (komuta ve kontrol), mühimmat mevcuduna ve benzeri unsurlara da bağlıdır. Dolayısıyla neden bunlardan herhangi biri ya da, büyük olasılıkla, bunların bir bileşimi olabilir."

Suudi Arabistan'ın coğrafyası bu zorlukları artırıyor. Havalimanları, petrol tesisleri, limanları ve askerî tesisleri geniş bir alana yayılmış durumda. Bu da sürekli korumayı pahalı ve sürdürülmesi zor hâle getiriyor:

"Asıl zorluk tespit ve bunun için uygun erken uyarıyı sağlamak üzere uçaklar da dâhil olmak üzere çeşitli unsurlara dayanmanız gerekiyor. Ancak böyle bir tespit düzenini zaman içinde sürdürmek çok maliyetli ve hem teçhizat hem personel açısından bir idame yükü oluşturuyor."

Özellikle insansız hava araçlarına karşı koymak için ağır makineli tüfeklerle donatılmış otomatik dronsavar taretler ve düşük maliyetli kısa menzilli önleme füzeleri gibi daha ucuz seçenekler var. Ancak bunlar destekleyici altyapı ve mevcut sistemlerle dikkatli bir entegrasyon gerektiriyor.

Borsari, "Dolayısıyla korkarım öngörülebilir gelecekte insansız hava araçlarının Suudi topraklarına sızdığını görmeye devam edeceğiz" dedi.

Khoueiry, son Husi saldırılarını, İran'ın Amerikan ve bölgesel hedeflere yönelik son saldırılarıyla birlikte, yalnızca şans meselesi olmaktan çok gelişmiş hava savunma sistemlerine uyum sağlamaya yönelik daha geniş bir çabanın kanıtı olarak görüyor:

"İran ve ortakları, katmanlı hava savunma ağlarına karşı nasıl hareket edeceklerini öğreniyor gibi görünüyor. Savunmayı aşma kabiliyetlerini artırmak ve önleme maliyetleri ile ekonomik maliyetleri yükseltmek için uçuş rotalarını ve taktiklerini uyarlıyorlar.

Suudi Arabistan ve daha geniş bölge için çıkarılacak ders şu: Giderek daha gelişmiş hâle gelen hava savunmaları, gelişen füze ve insansız hava aracı tehditlerine ayak uydurabilmek için hâlâ yoğun gözetlemeye, yeterli önleme füzesi stoklarına ve sürekli uyuma ihtiyaç duyuyor."

twt-x.png

Etiketler :
HABERE YORUM KAT
UYARI: Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Mepa News, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Her bir yorum 600 karakterle (boşluklu) sınırlıdır.
3 Yorum