Suudi Arabistan'ın son petrol yolu Husilerin baskısı altında

Suudi Arabistan'ın son petrol yolu Husilerin baskısı altında

"Bu hafta Afrika'nın çevresinden çok daha uzun bir güzergah kullanan altı tanker gibi bazı Suudi gemileri Babu'l Mendeb'ten geri dönüyor."

Gaspard Rouffin | Middle East Eye | Tercüme: Mepa News

Husiler çarşamba günü, Kızıldeniz'in kuzeyindeki önemli Suudi liman kenti Yenbu açıklarında Suudi petrol tankeri NCC Wafaa'ya balistik füzeler ateşlediklerini açıkladı.

Bu, Yemenli grubun 22 Temmuz'da Suudi Arabistan'a yönelik abluka başlatmasından bu yana gerçekleştirdiği en kuzeydeki saldırı oldu. Analistler, saldırıların kuzeye, Mısır ve Süveyş Kanalı'na doğru kaymasının Körfez krallığı üzerindeki ekonomik baskının artmasına yol açacağı uyarısında bulunuyor.

Husiler şimdiye kadar çoğunlukla Yemen açıklarında, Kızıldeniz'in güneyinde ve Aden Körfezi'ndeki gemileri hedef almıştı. Grup, Wafaa'yı ablukayı ihlal etmek ve vurulmadan önce yapılan uyarı çağrılarını görmezden gelmekle suçladı.

ABD-İsrail'in İran'a karşı savaşı başladığından bu yana Suudi Arabistan, petrolünün bir bölümünü Babu'l Mendeb üzerinden alternatif güzergahla taşımaya devam etmişti. Ancak Husilerin boğaza yönelik ablukası artık bu seçeneği de sınırlandırıyor.

Yemen analisti Ibrahim Jalal, bu hamleyi, Suudi Arabistan'ın bu yılın başlarında Hürmüz Boğazı'nın kapanmasından bu yana giderek daha fazla kullandığı alternatif güzergah olan "Süveyş Kanalı üzerinden yeniden yönlendirme imkanını engelleme girişimi" olarak tanımladı.

Jalal, Husilerin çatışmayı Kızıldeniz'in daha kuzeyine doğru genişletme tehdidinde bulunmasının iki nedeni olduğunu savunuyor. Dışarıda bu hamlenin İran'ın Hürmüz Boğazı konusundaki "pazarlık gücünü" artırmayı amaçladığını, içeride ise "Riyad üzerindeki zorlayıcı baskıyı yeniden tesis etmeyi" hedeflediğini söyledi.

Gemi takip şirketi Kpler'de analist olan Matthew Wright bu hafta BBC'ye, "Ham petrol ticaretine yönelik tehdit açısından bu krizin başlangıcından bu yana yaşadığımız en kötü dönemdeyiz" dedi.

Husiler, ablukanın ilan edilmesinden bu yana sekiz tankeri vurduklarını öne sürüyor. Bunlardan en az beşi Suudi, biri ise Hindistan bayraklıydı. Hindistan bayraklı tanker 4 Ağustos'ta Babu'l Mendeb yakınlarında battı.

Saldırılardan yalnızca dördü, deniz güvenliği olaylarında uluslararası referans noktası olan Birleşik Krallık Deniz Ticareti Operasyonları Merkezi (UKMTO) tarafından bağımsız olarak doğrulandı.

Suudi makamları saldırıların hiçbirini doğrulamadı.

Kızıldeniz'deki Husi saldırıları

Husilerin askeri sözcüsü Yahya Seri, 5 Ağustos'ta ablukanın ilk iki haftasında en az 29 Suudi gemisinin Babu'l Mendeb'ten geri döndüğünü söyledi. Bu hamleyi "ablukaya karşı abluka" olarak nitelendiren Seri, grubun "her tırmanışa tırmanışla karşılık vereceğini" belirtti.

Sana Merkezinde güvenlik meseleleri araştırmacısı Salah Ali Salah, Middle East Eye'a, "Husiler hala tırmanış yönünde ilerliyor" dedi ve grubun "Suudi Arabistan'a karşı deniz kapasitesinin bütün ağırlığını henüz kullanmadığını" düşündüğünü söyledi.

Bu hafta Afrika'nın çevresinden çok daha uzun bir güzergah kullanan altı tanker gibi bazı Suudi gemileri Babu'l Mendeb'ten geri dönüyor. Bazıları da su yolundan geçebilmek için vericilerini kapatıyor. Bloomberg'in haberine göre bu yöntem de kullanılıyor.

Suudi petrol ihracatı normalde Babu'l Mendeb trafiğinin yaklaşık yüzde 66'sını oluştururken Kızıldeniz genel olarak küresel ticaretin yüzde 10 ila 12'sini taşıyor.

Küresel risk istihbaratı şirketi RANE'in kıdemli Ortadoğu ve Kuzey Afrika analisti Ryan Bohl, Husilerin Kızıldeniz'in kuzeyindeki "bütün trafiği" kapatmasının "muhtemel olmadığını" söyledi.

Bunun yerine Mısır limanlarını ve Süveyş Kanalı'nı vurarak "inandırıcı bir tehdit" olduklarını gösterebilir ve Suudileri "gemilerini gizlemek için tedbirler almaya" zorlayabilirler.

Bu tedbirler arasında "vericilerin kapatılması" ve mürettebata "çok daha yüksek" ücretler ödenmesi bulunabilir. Böylece Suudi denizcilik şirketleri "böyle bir sonucun beraberinde getirdiği bütün savaş risklerini üstlenmek" zorunda kalabilir.

Süveyş Kanalı üzerinden yeniden yönlendirme

Afrika'nın çevresinden yeniden yönlendirme, Suudi tankerlerini Yenbu'ya ulaşmak için Süveyş Kanalı'ndan geçmeye de zorluyor. Bu durum, Suudi ham petrolünün başlıca varış noktası olan Asya'ya giden gemilerin yolculuğuna en az dört hafta ekliyor.

Bu güzergahın da kendi sınırlamaları bulunuyor. Suudi Arabistan normalde yaklaşık 2 milyon varil taşıyabilen Çok Büyük Ham Petrol Tankerlerini (VLCC) kullanıyor. Ancak Süveyş Kanalı'nın sınırlı derinliği nedeniyle yaklaşık 1 milyon varil kapasiteli Suezmax tankerlerinin veya kısmen yüklü VLCC'lerin kullanılması gerekiyor.

Bohl, "VLCC'ler Süveyş'ten kısmen yüklü geçmek zorunda kalırsa Suudi Arabistan'ın ne kadar petrol geçirebileceğini etkileyecektir" dedi.

Asya'ya giden tankerlerin aynı miktarda petrol taşımak için daha fazla sefer yapması gerekecek. Bunun her geçişte tahmini 1.6 milyon dolar ek yakıt maliyetine ve 1 milyon dolarlık Süveyş geçiş ücretine yol açacağı belirtiliyor.

Salah, meselenin "yalnızca Suudi Arabistan'ın başka bir güzergah bulup bulamayacağı değil, mevcut ihracat sistemindeki aynı ölçeği, maliyeti ve verimliliği koruyabilecek bir güzergah bulup bulamayacağı" olduğunu söyledi.

Bohl, Süveyş'teki sınırlamaların, Suudi Arabistan'ın düzenli ham petrol teslimatlarını sürdürmek için başlıca alternatiflerinden biri haline gelen "SUMED boru hattı üzerinden boşaltma yapılarak kısmen telafi edileceğini" söyledi.

Mısır'daki SUMED boru hattı, tankerlerin kanalı geçmeden önce yüklerinin bir bölümünü derin sularda boşaltmasına, kanalın diğer tarafında ise yeniden yüklemesine imkan sağlıyor.

Yenbu'da artan ihracat

Suudi Arabistan'ı kıyıdan kıyıya geçen Doğu-Batı boru hattı, petrolü Körfez'den krallığın en büyük rafinerilerinin yoğunlaştığı Kızıldeniz'e taşıyor.

Bloomberg verilerine göre hat, Hürmüz Boğazı'nın kapanmasından bu yana ihracat hacminin üç kattan fazla arttığı Yenbu'ya petrol taşınmasında özellikle faydalı oldu.

Bazı analistler Wafaa saldırısını tanker dışındaki gemilere yönelik saldırılara doğru muhtemel bir adım olarak görüyor.

Salah, "Daha büyük tehlike, denizdeki hedeflerin tanker dışındaki gemileri ve ithalatı da kapsayacak şekilde genişlemesi olur" dedi.

Daha geniş tehlikenin ise "bunun oluşturduğu emsal" olduğunu ekledi.

Ancak Bohl bunun Husilerin çıkarına olmadığını savunuyor.

Suudi Arabistan'ın Yemen'deki Husilere karşı, özellikle grubun "Kızıldeniz'deki can damarı" olan Hudeyde'yi hedef alacak "yeni ve büyük bir saldırısı" Husiler açısından ağır sonuçlar doğurabilir.

Bohl, Husilerin gerilimi artırması halinde Suudi Arabistan'ın Hürmüz Boğazı'nın kapanması nedeniyle kıyıdaki Körfez Arap ülkelerinin şu anda karşı karşıya olduğu "aynı tür lojistik sorunlarla" karşılaşacağını söyledi. Ancak Riyad'ın Ürdün üzerinden kara güzergahlarına ve hava yoluyla taşıma seçeneklerine sahip olması nedeniyle muhtemelen daha hazırlıklı olacağını belirtti.

Suudi petrol ihracatı düşüyor

Husilerin Babu'l Mendeb'e uyguladığı abluka şimdiye kadar Suudi petrol ihracatı üzerinde Hürmüz Boğazı'nın kapanması kadar büyük bir etkiye yol açmadı.

Hürmüz üzerinden yapılan ihracat, boğazın 4 Mart'ta kapanmasından bu yana keskin biçimde azaldı. Ancak Suudi Arabistan sevkiyatlarının büyük bölümünü Kızıldeniz'e kaydırdı ve bu nedenle bu su yolu artık özellikle hassas hale geldi.

Denizcilik istihbaratı şirketi Kpler, Babu'l Mendeb üzerinden geçen hacmin sekiz kat arttığını tahmin ediyor. Yenbu ise 1 Ağustos'ta yükleme için beş süper tankerin hazır bulunmasıyla tarihinin en yoğun günlerinden birini yaşadı.

Husiler temmuz ayında Saudi Aramco tesislerini hedef aldı ancak CEO Amin Nasser operasyonel veya mali açıdan kayda değer bir etki yaşanmadığını söyledi.

Aramco salı günü, İran savaşının enerji fiyatlarını yükseltmesi ve Suudi boru hatlarının Hürmüz'ü devre dışı bırakarak taşıma sağlaması sayesinde ikinci çeyrek karının yüzde 33 arttığını açıkladı.

Bohl'a göre "Suudi ihracatının büyük bir düşüş yaşayıp yaşamayacağı veya bunun yalnızca uyum sağlayabilecekleri aşağı yönlü bir baskı olup olmadığı henüz belli değil".

Bu hafta Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını sağlayabilecek İran-Umman anlaşmasına ilişkin umutlar, Suudi Arabistan'ın Asya'ya sattığı ana petrol türünün fiyatını 50 sent düşürerek varil başına 2 dolar gerilemesine yol açtı. Bu, Riyad'ın Kızıldeniz'deki Husi ablukasını ciddi bir tehdit olarak görmediğinin işareti olarak değerlendiriliyor.

Salah, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasının "küresel enerji piyasaları üzerindeki baskıyı kesinlikle hafifleteceğini ancak Kızıldeniz'deki Husi sorununu çözmeyeceğini" söyledi.

twt-x.png

HABERE YORUM KAT
UYARI: Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Mepa News, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Her bir yorum 600 karakterle (boşluklu) sınırlıdır.