Trump Hürmüz Boğazı'nı "Amerikan toprağı" ilan edebilir mi?

Trump Hürmüz Boğazı'nı "Amerikan toprağı" ilan edebilir mi?

"Musgrave, Trump'ın bu tür açıklamaları genellikle öncelikle ABD kamuoyuna, özellikle de kendi destek tabanına yönelik olarak yaptığını söyledi."

Al Jazeera | Tercüme: Mepa News

ABD Başkanı Donald Trump cuma günü, küresel petrol ve gaz ticaretinin beşte birinin geçtiği kritik bir geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı'nın statüsü askeri ve diplomatik bir çıkmaz içinde kalmaya devam ederken, boğazı "çok yakında" ABD toprağı ilan edeceğini söyledi.

İran ise Trump'ın tehditlerini "saçmalık" olarak nitelendirerek karşılık verdi. İki taraf arasında haziran ayında imzalanan mutabakat zaptının süresi pazar günü doluyor.

Tahran, boğazı küresel ekonomi üzerinde bir baskı aracı olarak kullanmak amacıyla geçişlere kapatırken Washington da İran limanlarına karşı deniz ablukasını sürdürerek ülke ekonomisi üzerindeki baskıyı daha da artırdı.

İlk kimin geri adım atacağının beklendiği bu mücadelede, Trump İran'la müzakerenin "satranç gibi" olduğunu söylese de ABD Başkanının askeri söylemleri 28 Şubat'ta başlayan mevcut savaş boyunca belirli bir örüntü izledi. Trump birçok kez İran'a saldırmakla tehdit etti ancak son anda geri adım attı.

Peki ABD gerçekten Hürmüz Boğazı'nı kendi toprağı haline getirebilir mi? Bunun anlamı ne olur?

Trump ne söyledi?

Trump, New York'taki bir polis akademisinde yaptığı konuşmada, "Çok ağır bir yenilgiye uğrayan İran'ı mağlup etmeyi tamamladıktan sonra, çok yakında Hürmüz Boğazı'nı ABD toprağı ilan edeceğim" dedi.

Deniz ablukasına atıfta bulunan Trump, bir adım daha ileri giderek Hürmüz Boğazı'nın zaten ABD toprağı olduğunu ima etti ve "Esasen zaten öyle. Ablukayı uyguluyoruz. Biz istemediğimiz sürece hiçbir gemi geçemez" ifadelerini kullandı.

İran ise su yolunu kendisinin kontrol ettiğini savunuyor. ABD'nin iddialarına rağmen deniz seyrüsefer verileri, ablukaya karşın bazı gemilerin boğazdan geçtiğini gösteriyor.

Al Jazeera muhabiri Kimberly Halkett, Washington'dan yaptığı değerlendirmede, "ABD Başkanının bunu söylerken gülümsemesinden, kendisinin bile bu meseleyi özellikle ciddiye almadığı açık" dedi.

Halkett "Bunlar İran ve Umman'ın karasuları. Ancak ABD Başkanının yapmayı sevdiği şey rakiplerini rahatsız etmek ve bu durumda hedef İran. Bununla birlikte şunu vurgulamak gerekir ki ABD Başkanının geri adım atmadığı konu, Hürmüz Boğazı'nda ABD tarafından uygulanan bir deniz ablukasının bulunduğu ve bunun devam ettiği gerçeği." ifadelerini kullandı.

İran nasıl tepki verdi?

Birçok İranlı yetkili Trump'ın açıklamalarına sert tepki gösterdi. Yargı erkinin başkanı, ABD Başkanını suçlu ve düşüncesiz olarak nitelendirerek açıklamalarını "saçmalık" diye tanımladı ve Hürmüz Boğazı'nın İran'a ait olduğunu söyledi.

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi de yaptığı açıklamada, "Hürmüz Boğazı ne bir tweetle, ne bir uçak gemisiyle, ne bir emir çıkarılarak ne de bir seçim konuşmasıyla ele geçirilebilir" dedi.

"Hürmüz Boğazı İran'ındı, İran'ındır ve İran'ın olarak kalacaktır. Bu boğaz yalnızca İran'ın emriyle kapanacak ve açılacaktır. Siz yenilgi gerçeğini kabul edip hayali kuruntularınızdan vazgeçmediğiniz sürece İran ablukayı uygulamaya devam edecektir" ifadelerini kullandı.

Bu arada İran, boğaza kıyısı bulunan diğer tek ülke olan Umman ile boğazdaki deniz trafiğinin yönetimine ilişkin bir düzenlemeye ulaşmak amacıyla görüşmeler yürütüyor. ISNA'nın aktardığına göre Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Tahran ile Maskat arasındaki müzakerelerin "yakında sonuçlanabileceğini" söyledi.

Ancak Arakçi, su yolunun yeniden açılmasının ayrı bir mesele olduğunu belirterek Washington'ın haziran ayındaki mutabakat zaptında verdiği sözlere uyması gerektiğini söyledi. Bu vaatler arasında İran'a yönelik deniz ablukasının ve yaptırımların kaldırılması da bulunuyor.

Bu, İran'ın devam eden savaşa ilişkin yeni tutumu. Tahran artık, başlangıçta savaşın sona erdirilmesi için şart olarak öne sürdüğü bu ABD tavizlerini yalnızca su yolunun yeniden açılması karşılığında talep ediyor.

Trump'ın iddiası uygulanabilir mi?

Her şeyden önce egemenlik, tek taraflı bir başkanlık ilanıyla el değiştirmez.

Örneğin Trump daha önce ABD askerlerini İran'ın Hark Adası'na göndererek Körfez'deki önemli İran petrol ihracat merkezini ele geçirmekle tehdit etmişti. Tahran ise buna, İran Devrim Muhafızları'nun onları "parmakları tetikte" bekleyeceğini söyleyerek karşılık vermişti. Trump daha önce Danimarka'ya bağlı özerk bir bölge olan Grönland'ı da ele geçirmekle tehdit etmişti.

Ronald Reagan döneminde başsavcı yardımcısı yardımcılığı yapan Bruce Fein, Trump'ın anayasal olarak tek başına ilhak yetkisine sahip olmadığını söylüyor.

Fein, "Louisiana'nın satın alınmasında, Hawaii'nin ya da Panama Kanalı'nın ilhakında veya İspanyol-Amerikan Savaşı'nın sona ermesinin ardından Porto Riko ya da Filipinler'in elde edilmesinde olduğu gibi, bir toprağın ilhakı için Senato tarafından onaylanmış bir anlaşma ya da yasa anayasal olarak gereklidir" dedi.

Fein'e göre Trump ilhakı gerçekleştirmeye kalkarsa bu, "BM Şartı dahil uluslararası hukuk uyarınca saldırı savaşı suçu teşkil eder."

Uluslararası hukuk uzmanı ve Sydney'deki New South Wales Üniversitesinin dekan yardımcısı Natalie Klein ise, "Esasen Trump'ın iddiasının uluslararası hukuk açısından herhangi bir inandırıcılık kazanabileceği tek senaryo, ABD'nin boğaz üzerinde işgalci güç olarak kontrol iddia etmesi olurdu. Bu, belki ABD'nin İkinci Dünya Savaşı'nın hemen ardından Japonya üzerinde kullandığı yetkiye benzetilebilir. Ancak böyle bir senaryoda ABD'nin İran veya en azından İran'ın kıyı bölgeleri üzerinde askeri kontrol kurmuş olması gerekir." dedi.

Trump'ın İran'a karşı savaşı ABD'de de geniş ölçüde destek görmüyor. Başkan ve Cumhuriyetçi Parti içindeki müttefikleri kasım ayındaki ara seçimlerde Kongredeki dar çoğunluklarını korumaya çalışıyor. Reuters/Ipsos anketine göre Amerikalıların yalnızca yüzde 35'i savaşı destekliyor.

Birçok ABD medya kuruluşu Washington'ın, hayati öneme sahip Patriot füze önleyicileri dahil mühimmat konusunda sıkıntı yaşamaya başladığını bildirdi. Benzin fiyatları da arttı ve şu anda galon başına ortalama 4 doların üzerine çıktı. Bu, Amerikalılar açısından önemli bir sorun.

Geçen hafta ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Trump yönetiminin savaştaki en önemli önceliğinin yükselen benzin fiyatlarını kontrol altına almak olduğunu, İran'ın sözde nükleer silah elde etme yarışını durdurmanın ise artık ikinci sıraya düştüğünü söyledi.

Tahran ayrıca Körfez'deki komşularına da saldırdı. Analistler bu saldırıların, bölge ülkelerini müzakere masasında Washington'ı köşeye sıkıştırmaya zorlamayı amaçladığını söylüyor.

Uluslararası hukuk, buna BM Deniz Hukuku Sözleşmesi (UNCLOS) de dahil olmak üzere, İran'a da boğazın tamamı üzerinde sınırsız egemenlik tanımıyor. İran yalnızca kendi sınırlarına yakın bazı kıyı bölgeleri üzerinde egemenlik sahibi.

UNCLOS, kıyı devletlerinin karasuları üzerindeki egemenliğini tanıyor ancak bu karasularını 12 deniz miliyle (22 kilometre) sınırlandırıyor ve gemilerin "engellenmemesi gereken" geçiş hakkına sahip olduğunu belirtiyor.

Hürmüz Boğazı, İran ve Umman kıyıları arasında yer alan uluslararası sularda bulunuyor. Boğaz en dar noktasında yalnızca yaklaşık 21 deniz mili (39 kilometre) genişliğinde ve iki ülkenin 12 deniz millik karasuları burada birbiriyle örtüşüyor.

Ne ABD ne de İran UNCLOS'u onaylamış olsa da sözleşmenin uluslararası boğazlara ilişkin kuralları genel olarak teamül hukuku olarak kabul ediliyor.

Katar'daki Georgetown Üniversitesinde yönetim alanında doçent olan Paul Musgrave, Trump'ın bu tür açıklamaları genellikle öncelikle ABD kamuoyuna, özellikle de kendi destek tabanına yönelik olarak yaptığını söyledi.

Musgrave, Trump'ın ABD şov dünyasının bir ürünü olduğunu ve günün sonunda bir "şovmen" olduğunu unutmamak gerektiğini belirtti. "Trump büyük konuşmayı seven bir adam. Bazı durumlarda onu ciddiye almak gerekir ancak söylediklerini kelimesi kelimesine değerlendirmemek gerekir" dedi.

Musgrave, özellikle bu konuda Trump'ın ciddiye alınamayacağını, çünkü boğazı ABD toprağı haline getirmenin hem fiziksel hem de hukuki açıdan imkansız olduğunu söyledi. Bununla birlikte açıklamaların Trump'ın İran karşısında geri adım atmamaya ve aylardır süren savaşta yenilgiyi kabul etmemeye kararlı olduğunu gösterdiğini de ekledi.

twt-x.png

Etiketler :
HABERE YORUM KAT
UYARI: Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Mepa News, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Her bir yorum 600 karakterle (boşluklu) sınırlıdır.