Türkiye, NATO'daki "vazgeçilmez rolünü" güçlendirmeyi hedefliyor

Türkiye, NATO'daki "vazgeçilmez rolünü" güçlendirmeyi hedefliyor

Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi, Türkiye'nin bölgesel krizlerdeki konumunu ve ittifak içindeki stratejik rolünü ön plana çıkarıyor.

Ankara'da başlayacak olan 36. NATO Zirvesi, Türkiye'nin hem jeopolitik konumu hem de bölgesel krizlerde üstlendiği rol nedeniyle ittifak açısından kritik bir dönemde gerçekleştiriliyor.

Fransız basınında yer alan değerlendirmelere göre, Türkiye uzun süredir ilk kez bir NATO zirvesine bu denli yoğun uluslararası krizlerin ortasında ev sahipliği yapıyor.

Türk yetkililer, NATO'nun 1949'daki kuruluşundan bu yana ilk kez bir zirvenin aynı anda Rusya-Ukrayna savaşı, Karadeniz güvenliği, İran ve Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim ile Suriye'deki duruma bu kadar yakın bir coğrafyada düzenlendiğine dikkat çekiyor.

Türkiye'nin stratejik konumu öne çıkıyor

Değerlendirmeye göre Türkiye, yalnızca kriz bölgelerinin kesişim noktasında bulunmuyor, aynı zamanda bu krizlerin önemli aktörleriyle ilişki kurabilen az sayıdaki NATO üyesi arasında yer alıyor.

Ankara'nın hem Ukrayna hem Rusya ile temaslarını sürdürmesi ve geçmişte iki taraf arasında arabuluculuk yapması, İran ve diğer Orta Doğu ülkeleriyle ilişkilerini koruması, aynı zamanda Avrupa Birliği ve ABD ile temaslarını devam ettirmesi Türkiye'nin diplomatik ağırlığını artırıyor.

ABD Başkanı Donald Trump da zirve öncesinde yaptığı açıklamada, Ankara'daki toplantıya "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a duyduğu saygı nedeniyle" katılacağını söylemişti.

Avrupa güvenliğinde daha fazla rol talebi

Zirve, Avrupa ülkelerinin ABD'nin güvenlik taahhütlerine ilişkin soru işaretlerinin arttığı bir dönemde düzenleniyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan ise son dönemde yaptığı açıklamalarda Avrupa'nın güvenlik mimarisinin Türkiye olmadan yeniden şekillendirilemeyeceğini savunuyor.

Ankara, Avrupa'nın savunma girişimlerinde Türkiye'nin de yer almasını isterken, NATO'nun ikinci büyük ordusuna sahip olduğunu ve geniş operasyonel tecrübeye sahip bir müttefik olduğunu vurguluyor.

Savunma sanayisi ön plana çıkarılıyor

Türkiye, zirvede gelişen savunma sanayisini de öne çıkarmayı hedefliyor. Silahlı insansız hava araçları, zırhlı araçlar, füze sistemleri ve radar teknolojileri Ankara'nın ittifak içerisindeki askeri katkısının önemli unsurları olarak gösteriliyor.

Fransız basınının değerlendirmesinde, Türkiye'nin son yıllarda NATO ve Avrupa güvenliği açısından giderek daha fazla "stratejik sütun" olarak görülmeye başlandığı ifade edildi.

Bununla birlikte, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik siyasi çekincelerin Avrupa'da tamamen ortadan kalkmadığı, özellikle Yunanistan ve Fransa ile bazı konularda görüş ayrılıklarının sürdüğü belirtildi.

Ancak analizde, Türkiye'nin Rus yapımı S-400 hava savunma sistemi alımı, Suriye'nin kuzeyindeki askeri operasyonları ve Doğu Akdeniz'deki politikaları nedeniyle NATO içindeki konumunun tartışıldığı dönemin geride kaldığı değerlendirmesine yer verildi.

Ankara'nın hedefleri

Analize göre Türkiye, zirveyi şu hedefler doğrultusunda değerlendirmek istiyor:

- NATO'ya bağlılığını yeniden vurgulamak
- Savunma sanayisindeki gelişmeleri uluslararası kamuoyuna tanıtmak
- Yeni savunma ortaklıkları kurmak
- NATO'nun yalnızca Rusya kaynaklı tehditlere değil, güney kanadındaki risklere de odaklandığı "360 derece güvenlik yaklaşımını" güçlendirmek
- Terörle mücadeleyi ittifakın öncelikli gündemlerinden biri olarak korumak
- NATO'nun Orta Doğu ve Körfez ülkeleriyle ortaklıklarını geliştirmek ve Türkiye'nin bu bölgelerle ittifak arasında köprü rolünü pekiştirmek.

Fransız değerlendirmesi, Ankara'nın NATO Zirvesi'ni yalnızca diplomatik bir organizasyon değil, aynı zamanda Türkiye'nin bölgesel ve küresel güvenlik mimarisindeki vazgeçilmez rolünü güçlendirecek önemli bir fırsat olarak gördüğünü belirtti.

Kaynak: Mepa News, RFI

HABERE YORUM KAT
UYARI: Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Mepa News, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Her bir yorum 600 karakterle (boşluklu) sınırlıdır.