Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki anlaşmaya dair neler biliniyor?

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki anlaşmaya dair neler biliniyor?

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan, ortak bir savunma anlaşması konusunda anlaştı.

Pakistan, Suudi Arabistan ve Türkiye ortak savunma anlaşması imzaladı.

Anlaşma Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif tarafından imzalandı.

Törene Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, MİT Başkanı İbrahim Kalın ve Savunma Bakanı Yaşar Güler de katıldı.

Suudi heyetinde Muhammed bin Selman'ın yanı sıra Savunma Bakanı Halid bin Selman ve Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan yer aldı.

Pakistan'ı ise Şerif ile birlikte, ülkenin fiili lideri konumundaki Ordu Komutanı Asım Münir, Savunma Bakanı Havaca Muhammed Asıf ve Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar temsil etti.

Üç ülkenin ortak açıklamasında, anlaşmanın herhangi bir saldırı eylemine karşı kolektif caydırıcılığı güçlendirmeyi amaçladığı ve üç ülkeden herhangi birine yönelik silahlı saldırının hepsine yapılmış sayılmasını öngördüğü belirtildi.

Açıklamada, "Mekke Ortak Savunma Anlaşması" kapsamında tarafların kabul ettiği taahhüt ve yükümlülüklere ilişkin ayrıntılar verilmedi.

Ancak anlaşmanın kolektif güvenliği güçlendirmeyi ve bölgede ve ötesinde barış, güvenlik ve istikrarı teşvik etmeyi amaçladığı ifade edildi.

Reuters'a konuşan Türk bir yetkili, "Anlaşmada kolektif savunma maddesi bulunuyor. Tamamen savunma amaçlı ve yalnızca savunma durumunda karşılıklı destek taahhüdü içeriyor" dedi.

Yetkili ayrıca anlaşmanın belirli bir aktöre karşı yöneltilmediğini, bölgedeki diğer ülkelere açık olduğunu ve mevcut ikili ya da çok taraflı düzenlemelerin hiçbirini ortadan kaldırmadığını veya bunların yerini almadığını belirtti.

Suudi Arabistan merkezli düşünce kuruluşu Körfez Araştırma Merkezi Başkanı Abdulaziz Sager şu ifadeleri kullandı:

"Zirvenin siyasi sembolizmi önemli. Müslüman dünyasının en etkili üç devleti, belirsizliğin arttığı bir dönemde bir araya geliyor. Bu durum, bölgesel güçlerin ve orta ölçekli güçlerin güvenlik meselelerinde daha yakın koordinasyon kurmaya yönelik artan isteğini gösteriyor.

Üçlü çerçeve kurumsallaştırılır ve somut iş birliğine dönüştürülürse üç ülkenin kolektif diplomatik ve savunma ağırlığını güçlendirebilir ve aynı zamanda daha fazla bölgesel temele dayanan bir güvenlik mimarisinin ortaya çıkmasına katkıda bulunabilir."

Avustralya Ulusal Üniversitesi Stratejik ve Savunma Çalışmaları Merkezinden Mansoor Ahmed, Pakistan ve Türkiye'nin güçlü savunma sanayileriyle anlaşmaya katkı sunduğunu, Suudi Arabistan'ın ise teknolojik harcamalarla katkıda bulunabileceğini söyledi.

Ahmed ayrıca Pakistan'ın nükleer caydırıcılığının Hindistan'dan kaynaklanan odaklanması nedeniyle anlaşmanın büyük ihtimalle nükleer bir unsur içermeyeceğini belirtti.

Kaynak: Mepa News

twt-x.png

Etiketler :
HABERE YORUM KAT
UYARI: Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Mepa News, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Her bir yorum 600 karakterle (boşluklu) sınırlıdır.