Yemen çatırdıyor: Suudi Arabistan varlığı ülkede ayrılıkçı fikri güçlendirdi

Yemen çatırdıyor: Suudi Arabistan varlığı ülkede ayrılıkçı fikri güçlendirdi

Suudi Arabistan askeri varlığı Yemen halkının rahatsızlığını körüklerken ayrılıkçı söylemi güçlendiriyor.

Suudi Arabistan'ın askeri müdahalesiyle içinden çıkılmaz bir kriz noktası halini alan Yemen, bir süredir bölgesel ayrılık fikirleriyle de boğuşuyor. Ülkedeki Suudi Arabistan varlığından rahatsız olan kesimlerin protestolarına, Güney Hareketi'nin ayrılık yanlısı tutumu da eklenince ülkedeki çatışma atmosferine yeni dinamiklerin dahil olması muhtemel. Mahra, Güney Yemen'in ifade ettiği bölgelerin içinde kalıyor ve halkın tepkisi burada da oldukça yoğun. Middle East Eye'ın Mahra'daki duruma dair değerlendirmesi Mepa News tarafından Türkçeleştirildi.

*

Mahra bölgesi Suudi askerleriyle dolup taşıyor. Yemenliler ise bu askerlerin sadece tek bir sebeple burada olduğuna inanıyor: Para.

Üç ay boyunca Yemen’in Mahra bölgesi şiddetli yağmurlara maruz kaldı.

Her sene yaşanan bu fırtınalar şimdilik sona erse de, ufukta yeni bir fırtına görünüyor.

Geçtiğimiz haftalardan bu yana, Mahra’da, protestoculara göre "kolonizasyon ve gasp örneği olan Suudi askeri varlığına karşı" gösteriler düzenleniyor.

Yemen’deki iç savaşa, uluslararası toplum tarafından tanınan hükümetin safında dahil olan Suudi Arabistan, bölgedeki ilk askeri üssünü geçen sene kurmuştu.

Ancak, Suudilerin bölgeye ayak basmasının hemen ardından, bölge sakinleri mücadeleye başladı. Protestolar düzenlendi ve üç senedir devam eden savaştan hiç etkilenmemiş bir şehirde Suudilerin neden askeri bir varlığı olduğu sorularına cevap talep edildi.

Mahra ilinin konumu:

Suudi Arabistan'a tepki artıyor

Ancak Ağustos ayının ilk günlerinden itibaren, Yemen Başkanı Abdurrabbu Mansur Hadi'nin bölgeyi ziyaret edip Suudi varlığını desteklemesinin ardından durum daha da kötüleşti.

Başlattıkları protesto hareketlerini bir adım öteye taşıyan Mahra sakinleri dış dünyaya seslenerek, yaşadıkları bölgenin zaten güvenli olduğunu ve evlerinin dibinde yabancı askerlere ihtiyaçları olmadığını haykırıyorlar.

35 yaşındaki Usame en sonuncusu 17 Eylül’de düzenlenen protestoların birçoğuna katılmış. Kendisi Suudiler memleketini terk edinceye kadar gösterilere katılmaya devam edeceğini söylüyor.

“Başkan Hadi tarafından bunlara yeşil ışık yakılmasından bu yana Suudiler resmen bölgenin kontrolünü ele geçirdi. Buradaki varlıkları Mahra’nın geleceğini tehdit ediyor çünkü Suudiler işgalci ve şimdiden askeri üslerini kurdular bile.”

"Birçok nokta Suudilerin elinde"

Usame’ye göre, Mahra ve komşu Umman arasındaki sınır geçişlerinin kontrolü tamamen Suudilerin eline geçmiş durumda. Aynı şekilde Niştun limanı ve Gayda havalimanı da Suudiler tarafından kontrol ediliyor. Suudi askerler ayrıca bölge boyunca arama noktaları oluşturmuş ve sahil kasabası Sayhut’a askeri yığınak yapmış.

Üslerdeki asker sayıları hakkında konuşulanlar çok fazla değişkenlik gösteriyor. Kimileri sayıyı onlarla ifade ederken kimileri çok uçuk sayılar zikrediyor. Niştun limanı ve Gayda havalimanı gibi stratejik noktalarda tek bir Yemen askeri yok, buralarda görev yapanlar yalnızca Suud askerleri.

“Suudiler her yere üs kurdu ama buna gerek yok çünkü Husiler Mahra’ya hiç gelmedi, biz Suudilere gelin bizim güvenliğimizi sağlayın demedik.”

Hadi’nin Mahra’ya Ağustos ayında gerçekleştirdiği ziyaret, ilk başkan olduğu zamanlardan, 2012 yılından bu yana gerçekleştirdiği ilk ziyaret olmuştu. Ziyaret amacı ise, Suudilerle ortak bir şekilde yeniden inşa projelerine destek sağlamaktı. Bu projeler çerçevesinde bir su arıtma tesisi, güç santrali ve hastaneler yapılması öngörülüyor.

Ancak Hadi’nin Mahra’da Suudilerle buluşması ve beraber temel atma törenlerine katılması, bölge sakinlerini sadece daha fazla kızdırdı ve protesto gösterilerini artırmalarına neden oldu.

“Hadi Suudilerin müdahalesini hoş karşıladı ve Mahra’yı ziyaretinden sonra da Suudiler yeni üsler yapmak istedi ama vatandaşlar tarafından durduruldular. Bu Hadi’nin Mahralı insanları temsil etmediğine dair açık bir mesaj oldu.”

Bölgede artan huzursuzluğu azaltmak amacıyla Suudi Arabistan Haziran’da yaptığı açıklamada iki ay içerisinde tüm üs ve tesislerin kontrolünün Yemen kuvvetlerine devredileceğini ve Suud askerlerinin bölgeden ayrılacağını taahhüt etmişti.

Bu açıklama üzerine, sonraki iki ay boyunca, bazen yüzlerce kişinin katılımıyla gerçekleştirilen protestolar durmuştu. Ancak Eylül ayına gelindiğinde bölge sakinleri, Suudilerin çıkma sözünden dönmekle kalmayıp, askeri varlıklarını daha artırdığını gördü.

Usame diyor ki “Vatandaşlar, son Suudi askeri memleketimizden çıkana kadar gösterilere devam edecek.”

"Kaçakçılığa karşı önlemler"

Yeniden inşa projeleri, Suudilerin bölgedeki varlığı için gösterilen tek gerekçe değil.

Riyad birçok defa Husilerin Umman üzerinden silah kaçıracaklarına dair ciddi endişeleri olduğunu açıklamıştı.

Ancak Mahralı bir aktivist olan Hamid bin Ali, Suudilerin bu bahaneyi bölgeye iyice yerleşmek için bir paravan olarak kullandığını söylüyor. Suudilerin burada bulunmasının arkasındaki asıl nedenin ise bazı kişilerin ekonomik çıkarları olduğunu iddia ediyor.

“Vali, Mahra’da herhangi bir kaçakçılık tehdidi olmadığını teyit etti. Bu yüzden resmi olarak Suudilere burada ihtiyaç yok. İlaveten, bütün üsleri kaçakçılık olma ihtimali olan noktalara değil, insanların yaşadığı yerlerin ortasına kurdular.”

Husiler 2014’ten itibaren ülkenin birçok noktasını ele geçirdi ancak Mahra hiçbir zaman Husilerin etkinlik alanı içerisinde yer almadı ve savaş boyunca buradaki Yemen güçleri Hadi’ye kesintisiz destek verdi.

“Mahra’daki güçler Husilere ait değil ve bizi kaçakçılık dahil bütün tehlikelere karşı koruyabilirler, ancak bir tek Suudilere karşı koruyamazlar.”

Ekonomik gerilim

Yine de, Mahra’daki Suudi varlığını destekleyenler de var.

Mahra’da yaşayan Surur isimli bir vatandaş “Suudiler bizim komşumuz ve Yemenli yetkilelerle omuz omuza çalışarak Yemen’i kaçakçılığa karşı korumada yardım etmeleri bence bir sorun değil.” ifadesini kullanıyor.

Ancak Usame gibi düşünenler çoğunlukta ve hepsi de Suudilerin gerçek planlarını gizli tuttuğunu düşünüyor.

“Suudiler bizi öylece kaçakçılığa karşı korumaz, bunu ekonomik nedenlerden dolayı yapıyorlar.”

"Suudi Arabistan'ın liman planı"

Ağustos ayında, Ürdünlü bir haber sitesi olan Arabi21, Suudilerin bölgede petrol ihracatı için kullanılmak üzere yeni bir liman inşa etmeyi hedeflediklerini gösteren ayrıntılı planlara ulaştı.

560 km’lik sahil şeridiyle Mahra, Yemen’deki en uzun sahil şeridine sahip bölge.

Suudilerin kendileri için hayati önem taşıyan petrol ihracatını geliştirmek adına yeni kapılar açmak amacıyla bu sahil şeridi büyük bir fırsat olabilir ancak tek geçim kaynağı balıkçılık olan yüzlerce Yemenlinin hayatı bu kıyıya bağlı.

Ancak Suudiler, kaçakçılık mücadele önlemlerini öne sürerek balıkçıların avlandıkları birçok bölgeye girmesini yasaklarken, Niştun limanı çevresi tamamen kapatılmış durumda.

Mahra’daki huzursuzluk sadece sokaklarda yaşanmıyor, yerel yönetim saflarında da bu duruma karşı çıkanlar var.

Adının gizli tutulması şartıyla ifadelerinin kullanılmasına izin veren bir yetkili”Yemen Başkanı dahil kimse Suud varlığından memnun değil ancak hiç kimse açıktan karşı çıkamıyor. Kaçakçılık meselesi sadece bir bahane ve Suudilerin bu bölgeden tam olarak ne istediklerini kestiremiyoruz. Burayı resmen Başkanın izniyle işgal ettiler” ifadelerini kullandı.

Suudi Arabistan-BAE rekabeti

İlginç bir şekilde, Mahra’daki Suudi varlığı hem hükümet hem de Husi yanlılarının kendilerine has nedenlerden dolayı üzerinde mutabık oldukları bir mesele halini aldı.

Ayrıca, Suudi Arabistan liderliğinde oluşturulan askeri koalisyon içindeki çatlakların, hem Riyad’ın hem de BAE yönetiminin Yemen’de daha fazla nüfuz elde etme çabaları nedeniyle arttığı da biliniyor ve Mahra bu hususun tam ortasında kalmış durumda.

Hadi yanlısı gazeteci Abbas ed Daley sosyal medya üzerinden bir mesaj yayınladı: “Yemen’de devam etmekte olan savaşın meşru hükümetin tekrar başa getirilmesi ve darbenin başarısızlığa uğratılmasıyla alakası yok. Suudi Arabistan’ın Mahra’yı ve Hadramut’u, BAE’nin ise Yemen’in adalarını, limanlarını, havaalanlarını ve sahillerini ele geçirip buralara yerleşmeleri, bu durumun tam bir işgal olduğunu göstermekte.”

Daley'e göre "Yemen halkı uyanıp, Suudi Arabistan ve BAE’nin kendilerini daha fazla kandırmalarını reddetmeli."

Husi bir siyasi analizci olan Muhammed ed Diylemi , Daley'in bu fikirlerine katıldığını ve Suudi Arabistan’ın Mahra bölgesini yeni yatırımlar ve gelecekteki ekonomik hedefler için kullanmak niyetinde olduğuna inandığını söyledi ve sözlerine şöyle devam etti: “BAE ve Suudi Arabistan arasındaki ayrışma çoktan yaşandı ve bunun sebebi ekonomik olduğu kadar, Yemen’in zenginliklerine kimin el koyacağını hususunda çıkan tartışmalar oldu. Hadi ise Suudilerin sadece bir takipçisi ve onlara karşı çıkamaz.”

Umman'ın tutumu

Mahra, Yemen’in doğusuna açılan kapı ve Umman sınırının hepsini içinde bulundurmakta.

Umman Sultanlığı, Körfez İşbirliği Konseyi’nin bir üyesi olup, Riyad ve Abu Dabi yönetimleri ile çok eskilere dayanan iyi ilişkilere sahip.

Bu duruma rağmen, geçmişte bölgede çıkan çatışmalarda yaptığı gibi Yemen hususunda da savaşa iştirak etmek yerine arabuluculuk yapmayı tercih etti ve Suudilerin 2015’teki müdahalesinin ardından ölü doğan barış görüşmelerine birkaç defa ev sahipliği yaptı.

Ancak aynı zamanda, Umman, Suudi Arabistan’ın itirazlarına rağmen aralarında Husilerin sözcüsü Muhammed Abdusselam gibi sık sık ülkeyi ziyaret eden bazı Husi liderlere de sığınma hakkı tanıdı.

Taiz’de çalışan tecrübeli bir Yemenli gazeteci olan Muhammed Ali’ye göre, Suudi Arabistan-Umman ilişkileri Maskat yönetiminin Husi karşıtı koalisyona iştirak etmeyi kabul etmemesi nedeniyle çok hassas bir hale geldi.

“Umman bağımsız bir ülke ve bütün tarafları bağımsız olarak kabul ediyor. Bu yüzden de ne Husilere karşı savaşa girdi, ne de Husilere, Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyona karşı yardım etti. Husilerden bazıları Umman’da yaşamakta ve Suudi yetkililer de Umman’ı ziyaret etmekte ancak Suudi Arabistan’ın gözünde Umman, Husileri topyekün reddetmediği için onları destekleyen bir ülke olarak görülüyor.”

Ali’ye göre eğer Riyad yönetimi Umman’ı resmi olarak Husilerin silah kaçakçılığı operasyonlarına katılmakla suçlarsa Maskat ve Suudi Arabistan arasındaki ilişki çok daha kötüleşir.

Ali de birçok Yemenli gibi, Suudi Arabistan’ın Mahra’daki varlığının, şu ana kadar ülkedeki zenginlikler nedeniyle bağımsız hareket etme lüksüne sahip olan Umman için uyarı niteliği taşıdığını düşünüyor zira Suudi Arabistan tek hamleyle Maskat yönetiminin Yemen ile olan sınır kapılarını kapatabilir.

Bölgesel oyunlar ve gerilimler bir kenara, Usame gibi Mahra sakinleri, protestolara devam edeceklerini belirtiyor:

“Bölgemiz tekrar eski haline gelene kadar, protestolarımız artacak ve Suudi askeri üslerinin etrafına Mahra’nın dört bir yanında çadırlar kuracağız. Bizler barış yanlısı insanlarız ve silahlarımız yok, bizim barışçıl tutumumuzdan faydalanan Suudiler topraklarımızı işgal ettiler ancak bu bizim yine de sesimizi çıkarmayacağımız anlamına gelmez. Ses getirmek için atacağımız adımlar olacak ve çok yakında bütün dünya burada olup bitenleri duyacak.

Kaynak: Mepa News

İlgili Haberler
HABERE YORUM KAT
UYARI: Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Mepa News, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Her bir yorum 600 karakterle (boşluklu) sınırlıdır.