1. ANALİZ

  2. Analiz | Komor Adaları Afrika'da Çin'in yeni kalesi mi olacak?
Analiz | Komor Adaları Afrika'da Çin'in yeni kalesi mi olacak?

Analiz | Komor Adaları Afrika'da Çin'in yeni kalesi mi olacak?

Afrika'da yatırımlara ağırlık veren Çin, Hint Okyanusu'nda da stratejik bölgeleri kontrol etme arayışında.

Mepa News | Haber Merkezi
A+A-

Çin, son yıllarda küresel hegemonya yarışında özellikle Afrika'ya ve okyanuslara büyük bir önem veriyor.

Bu kapsamda Afrika'da yatırımlara ağırlık veren Çin, Hint Okyanusu'nda da stratejik bölgeleri kontrol etme arayışında.

Hindistan merkezli Bharat Shakti'de yayınlanan değerlendirmede Çin'in Komor Adaları'na yönelik siyaseti ele alındı.

Değerlendirme Mepa News okurları için Türkçeleştirildi.


Çin devleti, geçtiğimiz son yedi yıl içinde ordusuna ait ilk denizaşırı askeri üssü Cibuti’de kurdu ve sürekli genişletti. Hint Okyanusunun kuzey bölgesinde bulunan ve Aden Körfezi’ni Kızıldeniz’den ayıran Babülmendep Boğazı’na hükmeden bir noktada yer alan Cibuti, Süveyş Kanalına akan deniz ticareti trafiğinin en önemli ‘düğüm noktalarından’ birisidir.

Çin'in Afrika'daki varlığı

Xi Jinping’in Merkez Askeri Komitesi Başkanlığı yaptığı günlerde ve daha sonra da devlet başkanı olmasından sonra gelen dönemde Pekin yönetimi Cibuti ile sürekli pazarlık masasındaydı. Ülkenin önemli ticaret limanlarından birisi olan Doraleh’e yönelik Çin yatırımlarını koz olarak kullanan Pekin yönetimi 2016 yılında müstakil bir askeri üs kurmak üzere Cibuti ile anlaşmaya vardı. Çin devleti bu üssün ana amacının Aden Körfezinde korsanlık karşıtı faaliyetler çerçevesinde görev yapmakta olan deniz ve kara kuvvetlerinin lojistik ihtiyaçlarını karşılamak olduğunu ancak Afrika ve Batı Asya’daki barış gücü faaliyetleri, insani yardım çalışmaları ve felaket yardımı işlerinde de kullanılacağını iddia etti.

Çin devletinin resmî açıklamalarında “lojistik destek tesisi” olarak tanımlanan son derece korunaklı yarım kilometrekarelik üs içinde bir helikopter pisti, depo binaları, eğitim alanı, askerler için kışla ve bir de askeri hastane bulunmaktadır. Üssün kendisine ait askeri rıhtımına ilave olarak yeni ve daha uzun bir liman daha inşa edilerek Çin Donanması envanterindeki en geniş gemi ve denizaltının dahi yanaşabileceği bir platform oluşturuldu.

ABD Afrika Komutanlığının başındaki isim olan General Stephen Townsend, geçtiğimiz yılın nisan ayında ABD Silahlı Hizmetler Meclis Komitesi üyeleri karşısında ‘Çin’in Afrika’daki askeri varlığını genişletme hırsları’ başlığında verdiği ifadede şu ifadeleri kullandı:

“Denizaşırı ilk ve tek askeri üsleri Afrika kıtasında ve kısa süre önce gelecekte uçak gemilerini dahi getirebilecekleri nitelikte yeni ve daha geniş bir liman inşa ettiler. Kıtanın dört bir yanında yeni üsler inşa etme fırsatları arıyorlar.”

Townsend aynı komite üyeleri karşısında mart ayında verdiği ifadede ise Çin’in Batı Afrika’nın Atlantik Kıyısında ikinci bir noktada üs inşa edilmesi hususunda planlarının mevcut olduğunu ve komutanlığın hesaplarına göre 2030 yılına gelindiğinde Afrika’daki askeri tesisleri ve teknik faaliyetleri sayesinde Pekin’in Orta Doğu ve Hint-Pasifik nezdinden doğuya doğru, Atlantik’te de batıya doğru güç gösterme kapasitesine erişeceğini ifade etti.

Çin, Cibuti’deki tesislerin kullanım amacını gün geçtikçe daha da genişletti. Gelinen noktada bu askeri üs, çıkarma birliklerini taşıyan geniş gemilerin yanaşabileceği ve keşif görevine çıkacak deniz görev kuvvetleri bünyesinde görev yapacak ikmal gemileri ve diğer savaş gemilerine hizmet verebilecek kapasiteye ulaştı. Pekin yönetiminin Cibuti’deki askeri üs işini başarıyla kıvırmasına giden yolun son derece masum görünümlü olan ve ülkenin kalkınmasına yardım edilmesi bahanesiyle imzalanan ticari anlaşmalar tarafından açılması dünyanın dört bir tarafında Cibuti benzeri vakaların yaşanabileceği ihtimalini güçlendirmektedir.

Komor Adaları ve Çin'in planları

Küresel tanker gemi trafiğinin %30’unun geçtiği stratejik öneme sahip Mozambik Kanalına son derece yakın bir noktada yer alan Komorlar’da da tam da buna benzer bir hikâye zuhur etmektedir.

Komor Takımadaları bünyesinde Grand Comore, Anjouan ve Moheli olmak üzere üç ada mevcuttur. Bu küçük devlet ile Fransa arasında Mayotte ve Glorioso adaları hususunda ise egemenlik tartışmaları devam etmektedir. Söz konusu adaların ikisi de Fransız kontrolündedir. Kişi başına düşen yıllık milli gelirin 700 dolar civarında olduğu ada devleti Afrika’daki en az gelişmiş devletlerden birisi olup aynı zamanda dünyanın en fakir devletleri arasında yer almaktadır.

Grand Comore’deki Moroni, Anjouan’daki Mutsamudu ve Moheli’deki Boigoma limanları Komor Adalarının en büyük limanlarıdır. Üzerinde bulunduğu adanın batı yakasında inşa edilen Moroni, Afrika kıtasından yaklaşık olarak 300 kilometre uzaklıktadır. Bu limandaki su seviyesinin düşük olması nedeniyle bölgeye gelen büyük ölçekli ticari gemiler liman açıklarında demirlemek ve taşıdıkları da filikalarla nakliye edilmek zorundadır.

Komorlar hükümeti limanlarla alakalı bu sıkıntıyı gidermek için 2018 yılının mart ayında Bir Kuşak Bir Yol projesi çerçevesinde Moroni’deki limanın genişletilip modernleştirilerek bir derin su limanına çevrilmesi için Çin ile ticari bir anlaşma imzaladı. Kazı çalışmalarının henüz başlamadığı projenin tahmini maliyetinin 165 milyon dolar olacağı düşünülmektedir.

Çin İletişim ve İnşaat Şirketi de 2015’in mart ayında Moheli limanının inşası için açılan ihaleyi kazanmıştı. Yaklaşık iki yılda tamamlanan proje için 149 milyon dolar harcandı. Moroni’nin üç kilometre güneyinde yer alan Sereheni’de bulunan kötü durumdaki derin su limanının onarılıp genişletilmesi için de planlar olduğu rapor edilmektedir. Bu proje ile birlikte 30.000 groston ağırlığındaki gemilere dahi hizmet verilebilmesi amaçlanmaktadır. Çin’in, Komoroslar’daki altyapı projelerine gösterdiği büyük ilgi göz önüne alındığında Moroni ile alakalı bu stratejik liman hamlelerinde de büyük ihtimalle Pekin ile iş birliğine gidilecektir.

Daha geniş bir açıdan meseleye yaklaştığımızda Çin’in son senelerde, Hint Okyanusunun güneybatısında geniş askeri ve ekonomik nüfuza sahip Fransa’yı geride bırakarak Komoros Adaları’nın en büyük kalkınma ortağı haline gelmesi dikkat çeken bir noktadır. Moroni’deki uluslararası havaalanının yeniden düzenlenmesi, üç adadaki otoyolların inşası, Moroni’deki Halk Sarayı’nın renovasyonu, yine Moroni’de büyük bir stadyum inşası, Komoros Adaları ile Doğu Afrika arasına fiber optik ağ döşenmesi ve çok sayıda konut projesini üstlenen Çin, Komoroslar’ın neredeyse tüm anahtar altyapı projelerinin ihalelerini almayı başardı.

Çin devleti, ada yönetiminin sıtma ile mücadelesine de büyük katkılarda bulundu. Uzaktan bakıldığında sadece 900.000 nüfuslu bu adada pozitif bir etki bırakılması hususunda Çin’in uzattığı elin büyük faydası olduğu görülebilir. Tüm bunlara ilaveten Adalar yönetiminin öncelikli hareket planı çerçevesinde gerçekleştirilmesi planlanan Mutsamudu, Moheli ve Moroni limanlarının genişletilmesi ile Anjouan ve Moroni’deki havaalanlarının büyütülmesi ihaleleri Çinlilerin ilgisini şimdiden çekmektedir.

Çinli dışişleri bakanlarının Afrika ülkelerini yeni yılın ilk günlerinde ziyaret etme adetini yerine getiren Wang Yi, 6 Ocak tarihinde Komor Adalarına gitti. Yi, buradaki temasları sırasında adaları Hint Okyanusundaki “Ay Memleketi” olarak adlandırdı ve Komor Adalarının bağımsızlık ilanının ardından bu ülkeyi ilk tanıyan ve diplomatik ilişkiler tesis eden devletin Çin olduğunu hatırlattı.

8. Çin-Afrika İş Birliği Forumu Bakanlar Konferansı (FOCAC) çerçevesinde açıklanan iş birliği hamleleri ve bu hamlelerin “2030 Yükselen Komorlar Planı” içindeki yeri Çin makamları tarafından sürekli gündeme getirildi. Komor Adaları nezdinde daimî diplomatik varlık tutan ve buraya özel bir büyükelçi atayan birkaç ülkeden birisi de yine Çin’dir. Buna ilaveten iki taraf sağlıklı bir savunma bağına da sahiptir. Bu ilişki çerçevesinde oluşturulan programlarda, adadaki yerel askeri personel sık sık Pekin yönetimi tarafından eğitime tabi tutulmaktadır.

Komor Adaları yönetimi de Çin’in bu yakın tavrına karşılık olarak Pekin yönetimi ile kurduğu sıkı ilişkilere önem vermekte ve “Tek Çin (Tayvan’ın Çin toprağı olduğunu iddia eden söylem)” politikasını desteklemektedir. Çin’in Hong Kong için hazırladığı tartışmalı güvenlik yasasının iki yıl önce BM’de oylanması sırasında evet oyu veren 53 devletten birisi de Komor Adaları'ydı.

Çin açısından bakıldığında, Cibuti ile Komorlar’daki siyasi şartlar ve jeostratejik durum birbirine çok benzemektedir. Komor Adaları da tıpkı Cibuti gibi büyük çaplı kalkınma yardımlarına ihtiyaç duyan ve özellikle de kendi sınırları içindeki ekonomiyi canlandırmak için deniz ticaretinin gelişmesini amaçlayan bir devlettir.

Her iki ülkeyi kontrol etmekte olan siyasi liderler kendi halklarının saygısını kazanmış güçlü şahsiyetlerdir. Komor Adalarının dört dönemdir başkanlığını yürütmekte olan Azali Assoumani, ‘Milli Kalkına Ordusunun’ eskiden liderliğini yapmış bir isimdir. 1999’da iktidara gelen Omar Guelleh ise bugün hala Cibuti’nin başında bulunmaktadır.

Hint Okyanusunun güneyinde ordusu için yeni bir “destek tesisi” kurmak için arayışta olan Çin, Komor Adaları gibi uygun bir coğrafya ve Assoumani gibi güçlü bir lider ile çalışma fırsatını kaçırmayacaktır. Moroni Limanının henüz başlamayan genişletme çalışmalarına dair planlar Çinlilerin Komorlar’daki stratejik emellerinin değerlendirilebilmesi açısından bir test vakası görevi görebilir.

Teknik olarak Yeni Delhi yönetiminin deniz sınırları hasebiyle bir nevi komşusu olmasına rağmen Hindistan’ın Komor Adaları ile olan ilişkileri Çinlilerin aksine gayet gevşektir.  Hindistan her ne kadar son yıllarda özellikle de Covid-19 salgını döneminde bu adalar devletine deniz yoluyla gönderdiği son derece cömert tıbbi teçhizat ve yiyecek yardımları üzerinden bölgedeki nüfuzu açısından belli bir ivme kazansa da Komoarlar’daki kalkınma faaliyetleri hususundaki ayak izi yok denecek kadar azdır.

Çinli mevkidaşının aksine, Madagaskar’daki Antananarivo’da bulunan Hindistan’ın Komor Adaları büyükelçisinin Yeni Delhi’deki hükümete hakkında rapor gönderebileceği bir altyapı projesi bulunmamaktadır. 2019 yılında bölgeye bir ziyaret gerçekleştiren Başkan Yardımcısı M. Venkaiah Naidu, Komor Adalarına ayak basan en rütbeli Hintli devlet yetkilisi oldu. Bu ziyaret sırasında kendisine Komor Adaları devletinin en büyük sivil nişanı olan ‘Yeşil Ay Madalyası’ takdim edildi.

Naidu’nın ziyareti boyunca yapılan görüşmelerde altı ayrı Uzlaşı Mutabakatı imzalandı. Bu anlaşmalar çerçevesinde ve Hindistan’ın Hint Okyanusu Bölgesi özelindeki “Bölgedeki Herkes İçin Güvenlik ve Büyüme” vizyonu kapsamında iki ülke arasında savunma, sağlık, tıp, sanat, kültür, uzaktan eğitim ve uzaktan tıp hizmeti alanlarında iş birliği yapılması kararlaştırıldı. Görüldüğü üzere Hindistan yönetiminin Komor Adalarındaki bağlarını bir sonraki seviyeye çıkarması için gerekli yapının temelleri son derece sağlamdır. Fakat buna rağmen bölgesel diplomaside ikili ilişkilere öncelik verilmemesi ve bizzat adalar sınırları içinde diplomatik varlık bulundurulmaması kararları Yeni Delhi yönetimi tarafından tekrar gözden geçirilmelidir.

Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi’nin bu yılın başlarında “Hint Okyanusu bölgesindeki devletlerden müteşekkil bir konsey” kurulması hususundaki açıklamaları ile yine yakın dönemde Çinli siyasiler tarafından ortaya atılan “Küresel Güvenlik İnisiyatifi” fikri göz önüne alındığında konu ile ilgili çalışan uzmanların Komor Adalarının Hint Okyanusundaki yeni “Cibuti” olma ihtimaline artık kendilerini hazırlamaları gerektiği anlaşılmaktadır.

Stratejik öneme sahip bir noktada bulunan ancak fakir bir devlet olan Komor Adaları, Çin’in revizyonizm ve menfaatçi hesaplamalarına göre değerli bir stratejik ortak tanımına tam uymaktadır. Pekin yönetiminin buradaki şaibeli kalkınma projelerinin, önce yavaş yavaş yarı-askeri bir toprak parçasına daha sonra da tam teşekküllü kalıcı bir askeri varlığa dönüşmesi işten bile değildir.

katki.jpg

HABERE YORUM KAT

UYARI: Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Mepa News, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Her bir yorum 600 karakterle (boşluklu) sınırlıdır.