Erdoğan'dan '128 milyar dolar' açıklaması: "Baştan sona yanlış"

Erdoğan'dan '128 milyar dolar' açıklaması: "Baştan sona yanlış"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 128 milyar dolar iddiası ile ilgili açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 128 milyar dolar iddiası ile ilgili, "Ne rakam doğru ne rakama yüklenen anlam doğru ne de bu rakam üzerinden yürütülen kampanya doğru. Baştan sona yanlış, baştan sona cehalet." dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklamasından öne çıkan başlıklar şöyle:

"Ne rakam doğru ne rakama yüklenen anlam doğru"

CHP’nin ve onun peşine takılıp gidenlerin bir süredir sanki hazine bulmuş gibi sarıldıkları 128 milyar dolar meselesini bu fotoğraf içinde okumak gerekiyor. Esasen ortada gerçekten 128 milyar doların akıbetini anlama arayışı olmadığı için söylenen sözlerde doğru olan hiçbir şey yoktur. Ne rakam doğru ne rakama yüklenen anlam doğru ne bu rakam üzerinden yürütülen kampanya doğru. Baştan sona yalan, yanlış. Baştan sona cehalet.

"Nedir bu diledikleri felaket?"

Bunların artık gizlemeye dahi ihtiyaç duymadıkları temennileri, Türkiye’nin önce, tıpkı 1994 ve 2001 yılında olduğu gibi çok derin ve keskin bir ekonomik kriz yaşaması, ardından da siyasi değişime maruz kalmasıdır. Erdoğan düşmanlığı, AK Parti düşmanlığı, Cumhur İttifakı düşmanlığı bu cehli mikap kesiminin gözlerini öyle bir kör etmiştir ki ülkenin ve milletin felaketinden medet umar hale gelmişlerdir. Nedir bu diledikleri felaket?

Piyasa dediğimiz bu dinamik sistemde şu anda bile belki yüz milyonlarca dolar el değiştirdi. Bunların önemli bir kısmı da Merkez Bankasının üzerinden gerçekleştiği için rakam yenileniyor ve büyüyor. Yine de madem onlar böyle bir rakam telaffuz etmişler, değerlendirmeyi onun üzerinden yapalım.

Her ne kadar Merkez Bankası Başkanımız da, Hazine ve Maliye Bakanımız da, partimizin bu işlerden sorumlu genel başkan yardımcısı da meseleyi etraflıca anlattıysa da bunlar ancak duymak isteyen kulaklara ulaşıyor. Hatta kendi arkadaşlarının bile doğruyu söylemelerine tahammül edemedikleri için hemen meseleyi kendi taraflarına çektiler. Bu soruyu soranların amacı gerçekten Merkez Bankası rezervlerindeki değişimi öğrenmekse bunun yolu çok kolay. CHP’nin içinde az buçuk bilanço okumayı bilen varsa, Merkez Bankası, BDDK ve Strateji Bütçe Başkanlığımızın herkese açık internet sitelerindeki verilere bakarak bu hesabı kolaylıkla çıkarabilirler. Eğer CHP içinde bilanço okumayı bilen biri yoksa, partimizden, grubumuzdan veya bürokrasiden bir uzman göndererek kendilerine yardımcı olabiliriz. Ama biliyoruz ki bunların derdi hakikate ulaşmak, hakikati öğrenmek değil, karşımızda yalan ve iftira üzerinden yürüttükleri kirli kampanyaya, ülkenin ve milletin geleceğini ilgilendiren en hayati meseleleri bile meze etmekten çekinmeyen gözü dönmüş, kalbi kararmış bir güruh var.

Buna rağmen biz bu açıklamalara niçin ihtiyaç duyuyoruz? Ola ki bu sefil kampanya karşısında tereddüde düşen, yüreği yaralanan, kafası bulanan vatandaşlarımız varsa, onların kafalarındaki soruları birinci elden gidermek istiyoruz. Temel başlıklarıyla özetleyecek olursak, "128 milyar dolar nerede" diye yaygarası koparılan meselenin ayrıntısı şudur: Merkez Bankası, 2019 ve 2020 yıllarında küresel ekonomide yaşanan gelişmeler ve özellikle salgının yol açtığı zorlu süreci yönetmek için çok ciddi döviz işlemleri yürütmek mecburiyetinde kalmıştır. Bilhassa 2020 yılı dünyayla birlikte ülkemizde de gerçekten sıkıntılı geçmiştir. Çeşitli ülkelerin salgınla mücadele için aldıkları mali tedbirlerin toplamı 16 trilyon doları, merkez bankalarının bilanço gelişmeleri de 10 trilyon doları bulmuştur. Bu çalkantılı ekonomik iklim elbette ülkemizi de olumsuz etkilemiştir. Cari açığımız negatif yönde artarken, turizm gelirlerimiz düşmüştür. Yabancı sermaye çıkışı ve reel sektörün döviz cinsinden borcunu azaltma gayretleri döviz talebini artırmıştır.

Böyle dönemlerde vatandaşlarımızın tasarruflarını döviz ve yine dövizle alınan altına yönlendirmeleri de ilave bir talep ortaya çıkarmıştır. Son iki yılda Merkez Bankası kaynaklarından 30 milyar dolar cari açığın finansmanı için kullanılmıştır. Yabancı sermaye çıkışı için kullanılan rakam 31 milyar doları bulmuştur. Reel sektörün döviz cinsinden borcunu azaltmak için talep ettiği kaynak da 50 milyar dolara ulaşmıştır. Vatandaşlarımız da 54 milyar dolar karşılığı döviz ve altın alarak tasarruf tedbirlerinde değişikliğe gitmiştir. Gördüğünüz gibi sadece dört kalemde 165 milyar dolarlık bir rakam ortaya çıktı.

CHP Genel Başkanı dün çıkmış bu 128 milyar dolarla şunlar yapılırdı, bunlar yapılırdı, şunlara şu kadar para dağıtılırdı deyip kürsüden atıp tutuyor. Bu zat herhalde bu 128 milyar doların kendi cebindeki bir para olduğunu, istediği yere dağıtabileceğini sanıyor. Aslında bu sözler bu şahsın çapsızlığı yanında, kar eden SSK’nın Genel Müdürlüğü döneminde nasıl iflasa sürüklendiğini de ortaya koyuyor.

En basit ifadesiyle Merkez Bankası rezervleri çeşitli yöntemlerle piyasadan sağlanan emanet paralarla, altın varlığının ve şayet varsa cari fazlanın toplamından oluşur. Rezervin amacı, ithalatçısından yatırımcısına, reel sektöründen vatandaşına kadar dövize ihtiyaç duyulan işlemlerde ortaya çıkan talebi karşılamaktadır.

Merkez Bankamız bu işlemleri bir süredir ihale yoluyla değil, Asya piyasalarında ülkemize yönelik gece yarısı operasyonlarının önüne geçmek için 24 saat esasına göre çalışan piyasa yapıcısı bankalar eliyle yürütüyor. Piyasa döviz talebini kendi içinde karşılayabiliyorsa Merkez Bankasına ihtiyaç kalmaz. Nitekim geçtiğimiz haftalarda yaklaşık 15 milyar dolarlık böyle bir işlem Merkez Bankasına ihtiyaç kalmadan piyasanın kendi dinamikleri içinde gerçekleştirmiştir.

Merkez Bankası bu görevini yapmazsa öncelikle arz talep dengesizliğinden dolayı döviz kuru istikrarsız bir şekilde yükselir. Şayet buna rağmen talep karşılanmazsa uluslararası piyasalarda ülke olarak temerrüde düşersiniz.

Türkiye, son 2 yılda daha önce eşi benzeri görülmemiş bir döviz talebiyle yüz yüze kalmıştır. Buna rağmen ülkemiz, talebin hepsini de karşılamayı başarmıştır. Bu bir başarıdır, hem de Türkiye’nin sadece siyasette ve diplomaside değil, ekonomide de öyle kolay yıkılamayacağını gösteren tarihi bir başarıdır.

Nereye harcandı diye yaygarası yapılan 128 milyar dolar ne buhar olmuştur ne de haksız ve hukuksuz yere herhangi birinin cebine girmiştir. Bu para ve çok daha fazlası ekonominin aktörleri ve vatandaşımız arasında dolaşıma girmiş, yani yer değiştirmiş. Sonuçta hepsi ülkemizin değeri olarak yurt içinde kalmıştır. Günün sonunda ise ekonomik işleyişin tabii sonucu olarak bu paranın çok önemli bir kısmı yeniden Merkez Bankası rezervine dönmüştür. Üstelik Merkez Bankası bu işlemleri yaparken son 2 yılda 98 milyar dolar kar etmiş ve bunu da hazineye aktarmıştır.

Kaynak: TRT Haber

uygulamabanner.jpg

İlgili Haberler
Etiketler :
HABERE YORUM KAT
UYARI: Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Mepa News, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Her bir yorum 600 karakterle (boşluklu) sınırlıdır.