Gazze halkı hasarlı binalar ve derme çatma barınaklar arasında yaşam mücadelesi veriyor

Gazze halkı hasarlı binalar ve derme çatma barınaklar arasında yaşam mücadelesi veriyor

"Gazze genelinde Filistinliler de başka seçenekleri çok az olduğu için İsrail bombardımanında hasar gören evlerde yaşamayı sürdürüyor."

Sally Ibrahim | New Arab | Tercüme: Mepa News

Muhammed el-Mısri için geçen hafta Gazze kentindeki es Sada binasının çökmesi, çadırının çevresindeki hasarlı yapıları sürekli bir endişe kaynağına dönüştürdü.

Sağlık kaynaklarına göre en az 21 Filistinlinin hayatını kaybettiği ve yüzlerce kişinin yaralandığı bina çökmesi, İsrail'in Gazze'ye yönelik soykırım savaşında hasar gören binlerce yapıya ilişkin kaygıları yeniden gündeme getirdi. Bu binalar hala ayakta ancak herhangi bir uyarı olmaksızın çökebilir.

El-Mısri, altı kişilik ailesiyle birlikte Gazze kentinin Rimal mahallesinde, Filistin Bankası binasının yanında kurulu bir çadırda yaşıyor.

Es Sada binasının çökmesinden bu yana her patlama, sarsıntı veya yüksek ses onu çocuklarını kontrol etmek ve yakındaki binalara bakmak için çadırdan dışarı koşturuyor.

El Mısri, The New Arab'a, "Es Sada binası çöktüğünden beri sürekli diken üstündeyim. Ne zaman yüksek bir ses duysam ya da bir sarsıntı hissetsem çocukları kontrol etmek için çadırdan dışarı koşuyorum. Yakındaki kulelerden birinin biz uyurken üzerimize çökmesinden korkuyorum." dedi.

Olayın uykularına da girdiğini, ailesinin beton ve enkaz altında kaldığı kabuslar gördüğünü söyledi.

"Çocuklarımı sürekli düşünüyorum" diye ekledi. "Ya bina bir anda çökerse? Nereye gideriz? Zaten bir çadırda yaşıyoruz, gidecek başka yerimiz yok."

Gazze genelinde Filistinliler de başka seçenekleri çok az olduğu için İsrail bombardımanında hasar gören evlerde yaşamayı sürdürüyor.

Hasarlı bir çatının altında

Gazze kentinin kuzeyindeki Şeyh Rıdvan mahallesinde Muhammed Lubbad, dört çocuğu ve yaşlı anne babasıyla birlikte ağır hasarlı bir evde yaşıyor.

Çatının bazı bölümleri vurulmuş, evin birkaç kolonu hasar görmüş durumda. Aile, yapının herhangi bir anda tehlikeli hale gelebileceğinin farkında.

Ancak Lubbad, New Arab'a yaptığı açıklamada bir çadıra taşınmanın ailesini başka tehlikelere maruz bırakacağını söyledi.

"Her an üzerimize çökebilecek bir çatının altında yaşıyoruz. Kolonlar hasarlı, çatı bombardımanda vuruldu ve her gün yeni parçaların döküldüğünü ya da çatladığını görüyoruz" dedi.

Çadır alanlarının aşırı kalabalık olması ve ailesi için yeterli yer bulunmaması nedeniyle taşınabilecek uygun bir yer olmadığını söyledi. "Dört çocuğum ve yaşlı anne babam var. Onları açıkta bir yerde bırakamam. Bu yüzden tehlikeli olduğunu bilmemize rağmen evde kaldık" diye ekledi.

Kışın yaklaşması durumu daha da korkutucu hale getirdi. Yağmur suyu hasarlı duvar ve çatılara sızabilir, güçlü rüzgarlar ise zayıflamış yapılara ilave baskı uygulayabilir.

"Bir gün evin başımıza çöktüğü bir sabaha uyanmaktan korkuyorum ama başka seçeneğim yok" ifadelerini kullandı.

Gazze'nin kuzeyindeki Cebaliye Mülteci Kampı'nda İbrahim el-Batş ve ailesi daha da güvencesiz bir durumla karşı karşıya. Daha önce yaşadıkları altı katlı bina savaş sırasında vuruldu ve katları çöktü.

Aile enkazdan yalnızca bir odayı kurtarabildi ve şimdi burayı derme çatma bir barınak olarak kullanıyor. El-Batş "Enkazdan yalnızca bir odayı kurtarabildik ve şimdi orada yaşıyoruz. Kelimenin gerçek anlamıyla artık bir evimiz yok" dedi.

Oda çok az koruma sağlıyor. Geceleri kemirgenler içeri girerken, yıkılmış binanın ayakta kalan kısımları da tepelerindeki tehlikeyi sürekli hatırlatıyor.

"Aslında enkazın altında yaşıyoruz" dedi. "Güneş çok şiddetli olduğunda korunabileceğimiz hiçbir yer yok, geceleri de kemirgenler odaya giriyor. Ama başka nereye gidebiliriz? Elimizde kalan tek yer burası."

Binlerce bina risk altında

Mısri, Lubbad ve Batş'ın yaşadıkları, Gazze genelindeki yerinden edilmiş Filistinlilerin karşı karşıya bulunduğu daha geniş çaplı krizi yansıtıyor.

Sivil Savunma ekipleri, Gazze Şeridi genelinde 2 binden fazla hasarlı binanın oluşturduğu risk konusunda uyarıda bulundu. Gazze Bayındırlık ve İskan Bakanlığı ise savaş nedeniyle hasar gören yaklaşık 3 bin yapıyı tehlikeli veya çökme riski altında olarak sınıflandırdı.

Gazze Sivil Savunma Sözcüsü Mahmud Basal, içeride yaşayan veya gidecek başka yerleri olmadığı için yakınlarında kalan insanlar açısından bu tür yapıları "askıda duran mezarlar" olarak tanımladı.

Basal, Gazze'nin güneyindeki Han Yunus'ta, tamamen yıkılması gereken yapılardan kısmi yıkım gerektirenlere kadar acil müdahale gerektiren yüzlerce hasarlı bina tespit edildiğini söyledi.

Tahliye çalışmalarının alternatif barınma imkanlarının bulunmaması, tehlikeli yapıların incelenmesi ve kaldırılması için gereken ağır iş makinelerinin yetersizliği ve ekipman ile barınma malzemelerinin Gazze'ye girişine yönelik kısıtlamalar nedeniyle sekteye uğradığını belirtti.

Basal, yetkililerin istikrarsız durumdaki binaları değerlendirebilmesi ve acil tehdit oluşturanları kaldırabilmesi için ağır iş makinelerinin Gazze'ye girişine izin verilmesi, tahliye edilen aileler için de çadır ve geçici konut sağlanması çağrısında bulundu.

Gazze Hükümeti Medya Ofisi pazar günü, tehlikeli olduğu değerlendirilen 255 hasarlı binanın tahliye edilmesi ve yıkılması için "acil durum planı" açıkladı.

Yayımlanan basın açıklamasına göre plan, tehlikeli yapıların çevresine uyarı levhaları yerleştirilmesini ve uluslararası kuruluşlar ile BM kurumlarıyla koordinasyon içinde etkilenen ailelere geçici barınma sağlanmasını içeriyor.

Ancak bu ailelerin nereye yerleştirileceği büyük bir engel olmaya devam ediyor. Gazze'deki arazilerin ve konutların büyük bölümü yıkılmış durumda, mevcut yerinden edilme alanları ise aşırı kalabalık.

Kış yeni bir tehlike daha getiriyor

Kış yaklaşırken bölge sakinleri yağmur ve rüzgarın zaten hasarlı durumdaki binaları daha da zayıflatmasından ve çadırlardaki yaşamı daha da zorlaştırmasından endişe ediyor.

Oluklu metal levhaların veya brandaların altında yaşayan aileler açısından kış, su geçiren barınaklar, su baskınları ve soğuk havaya maruz kalma ihtimali anlamına geliyor.

Ancak hasarlı evlerden ayrılmak da yeterli barınma imkanının bulunmadığı aşırı kalabalık kamplara taşınmak anlamına gelebiliyor.

Beyt Hanun'dan göç ederek şu anda Gazze kentinde yapısal açıdan istikrarsız bir binanın yanında çadırda yaşayan Salih Şabat, New Arab'a ailesinin iki tehlike arasında kaldığını söyledi. "Çökme riski bulunan bir çatının altında yaşamak istemiyoruz ama yağmura dayanamayan bir çadırda da kalmak istemiyoruz" dedi. "Tek istediğimiz, çocuklarımızın uykularında ölmekten korkmayacağı güvenli bir yer."

Binlerce yerinden edilmiş Filistinli için seçenekler son derece acı biçimde sınırlı kalıyor: Ya çökebilecek evlerde kalmak ya da Gazze'nin yaklaşan kışına karşı çok az koruma sağlayan çadır ve barınaklara taşınmak.

twt-x.png

Etiketler :
HABERE YORUM KAT
UYARI: Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Mepa News, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Her bir yorum 600 karakterle (boşluklu) sınırlıdır.