İsrail ablukası altındaki Gazze'de düşük doğumlar endişe verici seviyelere yükseldi

İsrail ablukası altındaki Gazze'de düşük doğumlar endişe verici seviyelere yükseldi

Uzmanlar, Gazze Şeridi'nde düşük doğumların endişe verici seviyelere yükseldiği uyarısında bulundu.

Filistinli sağlık yetkililerine göre bu yılın ilk yarısında Gazze Şeridi'nde yaklaşık 4 bin düşük vakası kaydedildi. Yetkililer, artışın temelinde İsrail saldırıları, yerinden edilme, yetersiz beslenme ve anne sağlığı hizmetlerinin çökmesinin yer aldığını belirtiyor.

Yerel sağlık yetkilileri, İsrail'in iki buçuk yılı aşkın süredir devam eden soykırım savaşının ardından hamile kadınların benzeri görülmemiş fiziksel ve psikolojik baskılarla karşı karşıya kaldığını, birçok kadının rutin doğum öncesi bakıma ya da en temel tıbbi testlere bile erişemediğini belirtti.

Gazze'deki Medical Relief Direktörü Bessam Zakut, açıklamasında "Düşük vakalarındaki artış benzeri görülmemiş düzeyde. Kötüleşen insani koşullar hamile kadınları daha yüksek risk altında bıraktı." dedi.

Yerel bir radyoya konuşan Zakut, birçok kadının sağlık tesislerine ulaşmak için hasarlı yollarda, kalabalık ve güvenli olmayan ulaşım araçlarını kullanmak zorunda kaldığını, sağlık altyapısının yıkılmasının ise temel hizmetlere erişimi ciddi şekilde azalttığını ekledi.

Zakut, sürekli İsrail saldırılarının, kronik korkunun, tekrar eden yerinden edilmelerin, yerde uyumanın, temiz su ve hijyen malzemesi eksikliğinin ve kalabalık yerinden edilme kamplarında bulaşıcı hastalıkların yayılmasının anne sağlığının kötüleşmesine zemin hazırladığını söyledi.

Zakut, "Sağlık krizi derinleşmeye devam ediyor" diyerek hastanelerin ilaç, tıbbi ekipman, laboratuvar reaktifleri ve tanı malzemelerindeki ciddi eksiklikler nedeniyle acil durum halinde çalıştığını belirtti.

Tıbbi ekipman girişine getirilen kısıtlamaların, artan ihtiyaçlara rağmen sağlık sektörünün hizmetleri yeniden tesis etmesini ya da anne sağlığı bakımını genişletmesini engellediğini ekledi.

Zakut'a göre kötüleşen hijyen ve çevre koşulları da özellikle yerinden edilmiş aileler arasında bulaşıcı hastalıkların yaygın salgınlarına yol açtı.

Her hafta binlerce suçiçeği vakası kaydedilirken, kirli su ve kötü hijyenle bağlantılı üst solunum yolu enfeksiyonları ve ishal vakaları da artmaya devam ediyor.

Gıda ve hijyen malzemeleri dahil insani yardımlardaki düşüş, yüz binlerce yerinden edilmiş Filistinlinin yaşam koşullarını daha da kötüleştirdi.

Kuşatma altında hamilelik

Gazze merkezli kadın doğum uzmanı Muhammed Subeyh, The New Arab'a yaptığı açıklamada savaşın doğum öncesi bakımı temelden dönüştürdüğünü, doktorları koruyucu hekimliği bırakıp acil müdahalelere yönelmek zorunda bıraktığını söyledi.

Subeyh şu ifadeleri kullandı:

"Savaştan önce hamile kadınlar, hamileliğin ilk haftalarından itibaren düzenli doğum öncesi bakım alıyordu. Laboratuvar testlerinden, ultrason muayenelerinden, fetüs gelişimi, tansiyon, kan şekeri ve hemoglobin seviyelerinin takibinden geçiyor, aynı zamanda vitamin ve besin takviyeleri alıyorlardı. Bugün birçok kadın en temel testlere bile erişemiyor. Bazıları ancak kanama, şiddetli ağrı yaşadıktan ya da doğum başladığında doktora ulaşabiliyor."

Subeyh, kadınların artık kliniklere açlık, yetersiz beslenme, uykusuzluk ve sürekli korku nedeniyle bitkin halde geldiğini, tekrarlanan yerinden edilmelerin ise birçok aileyi hamilelik boyunca her türlü istikrar duygusundan mahrum bıraktığını anlattı.

Kronik psikolojik stresi, anne sağlığını etkileyen temel bir faktör olarak nitelendirdi:

"Savaş sürekli kaygıya yol açtı. Birçok kadın yakınlarını ya da evlerini kaybetti, şimdi sağlıklı bir hamilelik için gerekli temel imkanlardan yoksun çadırlarda yaşıyor. Bu stres uyku sorunlarına, yüksek tansiyona, erken kasılmalara, düşük ve erken doğum risklerinin artmasına yol açıyor."

Aynı zamanda kötüleşen gıda kıtlığı, anne beslenmesini önemli ölçüde etkiledi.

Subeyh, gıda eksikliği nedeniyle daha fazla hamile kadının kansızlık, besin eksiklikleri ve susuzluk yaşadığını, bunun anneler ve bebekler için risk oluşturduğunu söyledi:

"Yetersiz beslenme fetüs gelişimini etkiliyor ve düşük doğum ağırlığı ihtimalinin yanı sıra hem annenin hem de çocuğun hayatını tehdit edebilecek hamilelik komplikasyonlarını artırıyor.

Birçok kadın tahliye emirleri, yakıt sıkıntısı, hasarlı yollar, sağlık tesislerinin yıkılması ve yolculuk sırasında hava saldırısı korkusu nedeniyle rutin randevularını kaçırıyor.

Hastaları ancak durumları ciddi şekilde kötüleştikten sonra kabul ediyoruz, çünkü daha önce hastaneye ulaşamıyorlar ya da güvenlik eksikliği veya ulaşım imkansızlığı nedeniyle bakım aramayı erteliyorlar."

Subeyh'e göre savaş öncesi anne sağlığı hizmetleriyle mevcut durum arasındaki fark çok keskin:

"Önceden komplikasyonlar genellikle erken tespit edilir ve hayati tehlikeye dönüşmeden tedavi edilirdi. Şimdi ise düzenli takip yoluyla önlenebilecek ileri vakalarla ilgileniyoruz.

Çalışmamız, sağlıklı hamilelikleri güvence altına almaktan, en temel tıbbi kaynakların bile bulunmadığı koşullarda annelerin ve bebeklerinin hayatını kurtarmaya çalışmaya dönüştü."

Subeyh, Gazze'de hamileliğin çatışma, yerinden edilme, açlık ve sağlık hizmetlerinin çöküşünün kesiştiği günlük bir mücadele haline geldiğini ifade etti. Bu durum, kadınları yalnızca hamileliğin olağan riskleriyle değil, aynı zamanda aktif bir savaş bölgesinde yaşamanın sonuçlarıyla da karşı karşıya bıraktı.

Kaynak: Mepa News

twt-x.png

Etiketler :
HABERE YORUM KAT
UYARI: Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Mepa News, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Her bir yorum 600 karakterle (boşluklu) sınırlıdır.