Mahmud Abbas yönetimi Filistin seçimlerini neden erteledi?
"Görüşmeler, seçimlerin 27 Kasım 2026'dan 11 Eylül 2027'ye ertelenmesinin önünü açmaya yardımcı oldu."
Lubna Masarwa | Middle East Eye | Tercüme: Mepa News
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın seçimleri duyurmasından üç ay sonra, seçimler bir kez daha ertelendi. Bu durum, Filistin Yönetimi'nin (FY) meşruiyetine ilişkin soru işaretlerini daha da artırdı.
10 Ekim'de devlet başkanlığı kararnamesiyle duyurulan kararda, İsrail'in seçim komisyonuna getirdiği kısıtlamalar ve Gazze ile işgal altındaki Batı Şeria'da kötüleşen koşullar gerekçe gösterildi.
Ancak analistler ve Filistin siyasetinin içinden isimler, lojistik engellerin hikayenin yalnızca bir bölümünü açıkladığını söylüyor.
Her ikisi de Abbas'ın rakibi olan Hamas ile eski Fetih yetkilisi Muhammed Dahlan'ın grubu arasındaki beklenmedik ittifak, Fetih'in seçim hesaplarını altüst etme ve hakimiyetine meydan okuma tehdidi taşıyordu.
Önerilen koalisyon, başlıca muhalefet güçlerini ve bağımsız isimleri tek bir çatı altında birleştirmeyi amaçlıyordu.
Koalisyonun geçen ay duyurulması, Kahire'de Fetih, Hamas, Dahlan'ın grubu ve diğer Filistinli gruplar arasında yoğun bir görüşme trafiğini tetikledi.
Görüşmeler, seçimlerin 27 Kasım 2026'dan 11 Eylül 2027'ye ertelenmesinin önünü açmaya yardımcı oldu.
Üst düzey Fetih yetkilisi Cibril Racub, bu ayın başlarında, grupların bunun yerine gelecek yıl yapılacak seçimlerden önce siyasi konularda "ortak zemin" bulmayı amaçlayan "kapsamlı bir ulusal diyalog" için hazırlanacaklarını söyledi.
Ancak uzlaşma dilinin ardında, Filistin siyasetine kimin yön vereceğine ilişkin daha derin bir mücadele yatıyor. Abbas giderek artan bir baskıyla karşı karşıya kalırken, ortaya çıkan ittifak siyasi haritayı yeniden çizme tehdidi oluşturuyor.
Hesaplar
Filistin'deki son parlamento seçimleri, Hamas'ın uzun süredir Filistin siyasetine hakim olan Fetih karşısında sürpriz biçimde çoğunluğu elde ettiği 2006 yılında yapıldı.
İki grup arasında 2007'de yaşanan çatışmalar, rakip yönetimlerin ortaya çıkmasına yol açtı: Gazze'de Hamas, Batı Şeria'da ise Fetih.
Uzlaşmaya varmak ve yeni seçimler düzenlemek için tekrarlanan girişimler 20 yıldır başarısız oldu. Bu durum, Abbas'ın seçimle aldığı yetki yenilenmeden yönetimi sürdürmesine yol açtı.
Adının açıklanmaması koşuluyla Middle East Eye'a konuşan, Fetih içinden üst düzey bir kaynak, Abbas'ın temmuz ayında seçimleri büyük ölçüde FY'nin meşruiyetini yenilemeye yönelik uluslararası baskıya yanıt olarak duyurduğunu söyledi.
Kaynak, "Filistin'deki seçimlerimizin çoğu dış baskı altında gerçekleşiyor" diyerek Avrupa'dan gelen baskıya ve Abbas'ın Fransa'ya verdiği reform taahhütlerine işaret etti.
Ancak zamanlama, sahadaki koşullardan kopuk görünüyordu.
Gazze, İsrail'in bölgede yürüttüğü soykırım nedeniyle yıkım içindeydi. Filistinliler yiyecek ve barınacak yer bulabilmek için mücadele ediyordu. İşgal altındaki Batı Şeria'da ise Filistinliler, giderek ağırlaşan bir ekonomik kriz, artan İsrailli yerleşimci şiddeti ve daha sıkı hareket kısıtlamalarıyla karşı karşıya.
Kaynak, "Seçimlerin duyurulması Filistin halkı için şaşırtıcı ve anlaşılmazdı. Gazze'deki insanlar yiyecek ya da yaşayacak bir yer bulamıyor ve insanlar seçimlerden söz ediyor. Bunun için uygun bir zaman olduğunu düşünmüyorum." dedi.
Filistinli siyasi analist Hani al-Masri, zamanlamanın, Hamas'ın İsrail'in Gazze'deki soykırımıyla zayıfladığı ve bunun Fetih'e kaybettiği zemini yeniden kazanma fırsatı oluşturduğu yönünde Ramallah'ta yapılan bir hesabı da yansıttığını söyledi.
Ancak bu hesaplar giderek daha belirsiz hale geldi.
Hamas, seçimlerin duyurulmasını hızla memnuniyetle karşıladı ve mümkün olan en geniş koalisyonun bir parçası olarak seçimlere katılma niyetini açıkladı.
Bir ay sonra, Dahlan'ın grubunu da içeren bir ittifak duyurdu. Dahlan'ın geçmişte Hamas'ın amansız bir rakibi olması ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile yakın bağları düşünüldüğünde, bu dikkat çekici bir gelişmeydi.
Masri, "Koalisyon henüz nihai şeklini almamıştı, ancak bu fikrin ortaya çıkmış olması bile FY liderliği üzerinde yıldırım etkisine yol açtı. Başlangıçta, koalisyonun sandalye çoğunluğunu elde edebilecek ve siyasi tabloyu değiştirebilecek başlıca siyasi güçleri ve önde gelen isimleri bünyesine katacağı konuşuluyordu."
Masri, kamuoyu yoklamalarının, iç bölünmeler, yolsuzluk iddiaları, ekonomik sıkıntılar ve halkın artan öfkesi nedeniyle Fetih'e ve Abbas'a verilen desteğin azaldığını göstermeye devam ettiğini söyledi.
Bu koşullar altında FY, seçimleri bir yıla yakın süre erteledi.
Ancak Masri, Hamas-Dahlan ittifakının ortadan kalkmasının pek olası olmadığına inanıyor.
Hamas'tan 7 Ekim açıklaması: "Filistin devleti kurulana kadar mücadelemiz sürecek"
Düşmanlıktan ortaklığa
Uzun yıllar Fetih üyesi olan Dahlan, FY'nin 1990'larda Oslo Anlaşmaları kapsamında kurulmasının ardından Gazze'deki Önleyici Güvenlik Gücü'nün başında bulundu.
Bu gücün başında bulunduğu sırada, Hamas üyelerine yönelik baskı operasyonları, tutuklamalar ve sindirme faaliyetleri onun gözetiminde yürütüldü.
Hamas, 2006 seçimlerini kazandıktan sonra Dahlan'ı darbe planlamakla suçladı. Ardından yaşanan iç çatışmalar, Dahlan'ın Gazze'den zorla çıkarılmasıyla sona erdi.
Daha sonra Abbas'la ters düştü ve kendi isteğiyle BAE'ye sürgüne gitti. Burada ülkenin yöneticileriyle yakın bağlarını sürdürüyor.
Bu nedenle Hamas'la kurduğu yeni ittifak birçok Filistinliyi şaşırttı.
Ancak Masri'ye göre iki taraf arasındaki iş birliği bir gecede ortaya çıkmadı. Gazze'ye mali yardım konusundaki temasların daha 2017'de sürdüğünü söyledi.
İsrail'in 2023'te Gazze'ye yönelik soykırım savaşının başlamasının ardından iş birlikleri yoğunlaştı. Dahlan, yardımların bölgeye ulaştırılmasında, sosyal girişimlerin kolaylaştırılmasında ve siyasi temasların kurulmasında kilit bir isim haline geldi.
Fetih içinden kaynak, "Para BAE'den geliyor, ancak bunun ulaştırılmasına Dahlan aracılık ediyor" dedi.
Kaynak, Dahlan'ın yardımların ulaştırılmasındaki rolünün popülerliğinin artmasına yardımcı olduğunu ve Filistin siyasetine dönüşünü giderek daha olası hale getirdiğini savundu.
Bir diğer etkenin ise mevcut FY liderliğinin kötü performansı olduğunu söyledi. "İnsanlar, 'Peki, Muhammed Dahlan değilse o zaman kim?' diye düşünüyor" dedi.
Kaynak ayrıca Dahlan'ın, Gazze'de bir ateşkes anlaşması konusunda ABD ile yürütülen perde arkası görüşmelerdeki rolüne işaret etti.
Hamas ise savaştan mali ve siyasi açıdan zor bir durumda çıktı, bu da eski bir hasımla çalışmaya istekli olmasını açıklamaya yardımcı oluyor.
Masri, "Hamas'ın zor durumdan kurtulmasına yardım edecek birine ihtiyacı vardı" dedi.
İttifakın yeni bir siyasi düzenin başlangıcına işaret edebileceğini savundu. Ancak tutarlı bir ulusal programdan yoksun biçimde şekillenme riski taşıdığı konusunda uyardı.
"Yeni bir siyasi harita şekilleniyor, ancak bunun bir ulusal programı yok" dedi.
Herhangi bir yeni liderliğin, daha geniş kapsamlı bir siyasi projeyi korurken Gazze ve işgal altındaki Batı Şeria genelindeki Filistinlilerin acil ihtiyaçlarını karşılaması gerektiğini savundu. "Sanki şimdi, bir somun ekmek ve ilaç karşılığında, pek çok şeyden vazgeçmeye razıyız" dedi.
