Reuters analizi: Trump’ın İran stratejisi başarısız mı oldu?

ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik askeri operasyonlarda üstünlük sağladığı ancak bunu kalıcı siyasi kazanıma dönüştüremediği yönündeki tartışmalar büyüyor.

Donald Trump yönetiminin İran’a karşı yürüttüğü savaşta askeri açıdan önemli başarılar elde ettiği ancak bunun kalıcı bir jeopolitik sonuca dönüşüp dönüşmeyeceği Washington’da giderek daha fazla tartışılıyor.

Üç ay önce başlayan çatışmalarda ABD ve İsrail saldırıları İran’ın askeri altyapısına ağır darbe vururken, Tahran rejiminin ayakta kalması, Hürmüz Boğazı üzerindeki etkisini sürdürmesi ve nükleer program konusunda geri adım atmaması dikkat çekiyor.

Uzmanlar, Trump’ın sürekli “tam zafer” söylemine rağmen İran krizinin giderek daha karmaşık hale geldiğini belirtiyor.

Bazı analistler, Washington’un askeri üstünlüğünü siyasi başarıya dönüştüremediğini savunurken, İran’ın ağır ekonomik ve askeri baskıya rağmen bölgesel pazarlık gücünü artırmış olabileceği yorumları yapılıyor.

Eski ABD’li Ortadoğu müzakerecisi Aaron David Miller, mevcut tabloyu “kısa süreli askeri operasyon olarak tasarlanan savaşın uzun vadeli stratejik başarısızlığa dönüşmesi” olarak değerlendirdi.

Trump yönetimi ise eleştirileri reddediyor.

Beyaz Saray Sözcüsü Olivia Wales, ABD’nin İran'a yönelik operasyon kapsamında tüm askeri hedeflerine ulaştığını veya bu hedefleri aştığını savundu. Ancak savaşın uzaması, Trump üzerindeki iç siyasi baskıyı da artırıyor.

ABD’de yükselen akaryakıt fiyatları ve kamuoyu desteğindeki düşüş, kasım ayında yapılacak ara seçimler öncesinde Cumhuriyetçiler açısından risk olarak görülüyor.
Trump seçim kampanyasında “gereksiz savaşlardan kaçınma” sözü vermişti.
Buna rağmen İran savaşı, yönetimin dış politika sicilinde en tartışmalı başlıklardan biri haline geldi.

Analistler, Trump’ın önünde iki temel seçenek bulunduğunu değerlendiriyor:

Ya kusurlu da olsa diplomatik bir anlaşmayı kabul ederek krizden çıkış yolu aramak ya da yeni askeri saldırılarla gerilimi daha da tırmandırmak.

Bazı uzmanlara göre Trump, diplomasi başarısız olursa sınırlı fakat sert yeni saldırılar düzenleyip bunu “nihai zafer” olarak sunmaya çalışabilir.

Öte yandan İran’ın savaşa rağmen stratejik kozlarını koruduğu belirtiliyor.
Tahran yönetimi, Hürmüz Boğazı üzerinden küresel enerji akışını ciddi biçimde etkileyebileceğini göstermiş durumda.

Savaş öncesinde dünya petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz sevkiyatının yaklaşık beşte biri bu boğazdan geçiyordu. İran ayrıca yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stokunu tamamen kaybetmiş değil.

Uluslararası değerlendirmelere göre, ABD ve İsrail saldırılarında vurulan bazı tesislerdeki zenginleştirilmiş uranyumun halen yer altında bulunduğu düşünülüyor.

İran yönetimi ise nükleer programının barışçıl olduğunu savunuyor ve uranyum zenginleştirme hakkından vazgeçmeyeceğini belirtiyor.

Reuters’a konuşan İranlı yetkililere göre ülkenin lideri Mücteba Hamaney, silah seviyesine yakın zenginleştirilmiş uranyumun ülke dışına çıkarılmaması yönünde talimat verdi.

Bazı uzmanlar, savaşın İran’ı nükleer silah geliştirme konusunda daha da motive etmiş olabileceği görüşünde.

Washington’un bir diğer hedefi olan İran destekli bölgesel grupların etkisini sınırlandırma konusunda da belirgin sonuç alınamadığı ifade ediliyor.

Savaş sonrası dönemde İran’da daha sertlik yanlısı isimlerin öne çıktığı ve Tahran’ın halen ciddi füze ve İHA kapasitesini koruduğu belirtiliyor.

Analistler ayrıca savaşın ABD’nin Avrupalı müttefikleriyle ilişkilerinde yeni gerilimler oluşturduğunu kaydediyor.

Birçok Avrupa ülkesi, Washington’un İran savaşına ilişkin taleplerine mesafeli yaklaşırken, Çin ve Rusya'nın da çatışmadan önemli askeri ve stratejik dersler çıkardığı değerlendiriliyor.

Brookings Enstitüsü uzmanlarından Robert Kagan ise İran krizinin ABD’nin küresel prestiji açısından Vietnam ve Afganistan’dan bile daha ağır sonuçlar doğurabileceğini savundu.

Kagan, “Ortaya çıkan zararı tamamen tersine çevirecek bir Amerikan zaferi artık mümkün görünmüyor” değerlendirmesinde bulundu.

Kaynak: Mepa News, Reuters

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Mepa News, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Her bir yorum 600 karakterle (boşluklu) sınırlıdır.

İlgili Haberler

Katar, ABD-İran anlaşması için devreye girdi
ABD-İran müzakerelerinde son durum ne?
ABD-İran hattında uranyum krizi büyüyor

Analiz Haberleri