Trump İran'a yönelik saldırıyı neden iptal etti?

Trump İran'a yönelik saldırıyı neden iptal etti?

"Trump, 'İran ve diğer Ortadoğu ülkeleri, bir anlaşmanın çerçevesi üzerinde uzlaşıldığı için herhangi bir saldırıyı ertelememizi istedi' diye yazdı."

Matthew Hoare | New Arab | Tercüme: Mepa News

Donald Trump, cumartesi günü İran'a yönelik yıkıcı bir bombardıman harekatının eşiğinden bir kez daha geri adım attı.

ABD Başkanı, Truth Social platformunda yaptığı açıklamada, yalnızca birkaç saat önce beş aydır süren çatışmada büyük bir tırmanış tehdidinde bulunmasına rağmen saldırı planlarını iptal ettiğini söyledi.

Ne oldu?

Trump, İran'ı Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmaya zorlamak amacıyla geçen hafta boyunca geniş çaplı bir bombardıman başlatma tehdidinde bulundu.

Bazı ABD medya kuruluşları, hafta sonu Başkan'ın yeni bir saldırıya onay verdiğini bildirdi. CBS News, ABD ile İsrail'in İran'daki elektrik santrallerini ve petrol rafinerilerini yok etmek üzere ortak bir operasyon planladığını aktardı.

Trump cuma günü, "Onları çok sert vuracağız. Bir noktada, 'Artık buna dayanamıyoruz' diyecekler." dedi.

Ancak yalnızca birkaç saat sonra Başkan, saldırıyı iptal ettiğini açıkladı ve bir barış anlaşmasına varılmak üzere olduğunu öne sürdü.

Trump, Truth Social'da, "İran ve diğer Ortadoğu ülkeleri, bir anlaşmanın çerçevesi üzerinde uzlaşıldığı için herhangi bir saldırıyı ertelememizi istedi" diye yazdı.

Trump, anlaşmanın "Hürmüz Boğazı'nın derhal, tamamen ve bütünüyle açılmasını ve İran'ın nükleer tehdidinin sona ermesini" içereceğini söyledi.

Bu gelişme, ABD Başkanı'nın sert tehditlerinden defalarca geri adım attığı tekrarlanan tutumun son örneği oldu.

Bunun en dikkat çekici örneği Nisan ayında yaşandı. Trump, İran medeniyetini yok etme tehdidinde bulunmuş ancak ertesi gün ateşkesi kabul etmişti.

Körfez ülkeleri nasıl bir rol oynadı?

Trump'ın Ortadoğu'daki müttefiklerinin, İran'ın Körfez'de geniş çaplı bir misilleme saldırısı düzenleyebileceğine ilişkin endişeler nedeniyle onu saldırıdan vazgeçirmede önemli rol oynadığı düşünülüyor.

ABD'li bir yetkili Axios'a, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın cumartesi günü Trump ile yaptığı telefon görüşmesinde muhtemel ABD saldırıları konusunda "endişesini dile getirdiğini" söyledi. İkinci bir kaynak ise Muhammed bin Selman'ın Trump'a gerilimi düşürmesi çağrısında bulunduğunu belirtti.

Suudi Arabistan, geçen hafta İran'ın bölgesel müttefiklerinin yoğun saldırılarına maruz kaldı. Yemen'deki Husiler ve Irak'taki Şii milisler, ülkenin petrol tesislerine bazı saldırılar düzenledi.

İran medyası cuma günü, ABD'nin sivil altyapıyı bombalaması halinde Körfez'de ve İsrail'de vurulabilecek hedeflerin listesini yayımladı.

Listede Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Kuveyt'teki en büyük petrol sahaları, bölgenin en büyük rafinerilerinden bazıları ve Katar'ın doğal gaz altyapısı yer aldı. İsrail'in Akdeniz'deki Leviathan ve Tamar doğal gaz sahaları da listeye dahil edildi.

İran Dışişleri Bakanlığı'nın açıklamasına göre İran'ın en üst düzey diplomatı Abbas Arakçi, cumartesi günü Suudi mevkidaşıyla yaptığı telefon görüşmesinde Tahran'ın ABD veya İsrail tarafından gerçekleştirilecek herhangi bir saldırıya "kararlı ve orantılı bir karşılık" vereceğini söyledi.

ABD, İran saldırılarına karşı savunma yapabilecek durumda mı?

İran'ın vereceği karşılığa ilişkin yönetim ve ordu içindeki endişelerin saldırının iptal edilmesinde rol oynadığı anlaşılıyor.

Bazı ABD'li yetkililer, ABD Avrupa Komutanlığı Başkanı General Alexus Grynkewich'in bu hafta yönetime, kuvvetlerinin İsrail'i savunmayı sürdürmek için artık yeterli donanıma sahip olmadığı uyarısında bulunduğunu The Washington Post'a söyledi.

Grynkewich, Pentagon'a gönderdiği mektupta başka bir muhrip sağlanmaması halinde ABD'yi mi yoksa İsrail'i mi savunacağı arasında karar vermek zorunda kalacağını belirtti.

Yetkililer ve analistler son dönemde ordunun savunma mühimmatı stoklarının tükenmesi konusunda uyarılarda bulunarak İran saldırılarına karşı savunmanın daha ne kadar sürdürülebileceğine ilişkin soru işaretleri doğurdu.

ABD ve Körfez'deki müttefikleri, savaşın başlamasından bu yana İran'ın balistik füzeleri ve insansız hava araçlarına karşı savunma yapmak için binlerce önleyici füze kullandı.

Nisan ayındaki ateşkesin ardından analistler, Patriot ve THAAD hava savunma sistemlerine ait önleyici füze stoklarının azalması konusunda endişelerini dile getirdi ve ordunun stoklarını tamamen yenilemesinin en az üç yıl süreceğini tahmin etti.

İran, Trump'ın açıklamasına nasıl karşılık verdi?

İranlı yetkililer, ABD savaşı sona erdirmeyi kabul edene kadar Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalacağını ve İran Silahlı Kuvvetleri'nin bir saldırıya karşılık vermeye hazır olduğunu belirtiyor.

Yarı resmi Fars haber ajansı, İran'ın müzakere heyetine yakın bir kaynağın, "ABD düşmanca eylemlerini sürdürdüğü müddetçe Hürmüz Boğazı kapalı kalacaktır" dediğini aktardı.

Yetkililer ayrıca Trump'ın İran'ın saldırının iptal edilmesini istediği yönündeki iddiasını reddetti. İran'ın Mehr haber ajansı pazar günü askeri yetkililerin bu iddiayı "yeni bir yalandan başka bir şey değil" şeklinde nitelendirdiğini aktardı.

Anlaşma ihtimali ne?

Trump'ın Truth Social paylaşımında hangi çerçeveden söz ettiği belirsizliğini koruyor.

Başlıca arabulucular Pakistan ve Katar ile bölgedeki diğer ülkeler, her iki tarafa da gerilimi düşürme çağrısında bulundu. Ancak şimdiye kadar müzakerelerin yeniden başlayabileceğine ilişkin herhangi bir işaret bulunmuyor.

Haziran ayındaki mutabakat zaptı geçen ay çöktü. İran ve ABD, anlaşmanın şartlarını ihlal etmekle birbirlerini suçladı.

Temmuz ortasından itibaren taraflar yeniden karşılıklı saldırılara başladı. ABD, İran'ın boğaza yakın askeri noktalarını hedef alırken İran da Körfez'deki ABD üslerine ve sivil altyapıya saldırdı.

tg.png

HABERE YORUM KAT
UYARI: Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Mepa News, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Her bir yorum 600 karakterle (boşluklu) sınırlıdır.