Umman’dan dikkat çeken İran çıkışı
Umman Dışişleri Bakanı Buseydi, İran’ın savaşı başlatan taraf olmadığını savunarak Hürmüz Boğazı’nda güvenli geçiş için çalıştıklarını açıkladı.
Umman Dışişleri Bakanı Bedir el Buseydi, ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta başlattığı İran savaşının sorumlusunun Tahran olmadığını belirterek çatışmanın küresel ekonomi ve bölgesel istikrar açısından ağır sonuçlar doğurduğunu söyledi.
Buseydi, pazartesi günü X platformunda yaptığı açıklamada, “İran’a dair görüşünüz ne olursa olsun, bu savaş onların eseri değil” ifadelerini kullandı.
Savaşın ciddi ekonomik sorunlara yol açtığını vurgulayan Buseydi, çatışmanın sürmesi halinde durumun daha da kötüleşmesinden endişe ettiğini belirtti. Umman’ın Hürmüz Boğazı’ndan güvenli geçiş için yoğun çaba gösterdiğini de sözlerine ekledi.
Buseydi’nin açıklamaları, İran’ın bölgedeki ABD hedefleri ve enerji altyapısına yönelik saldırılarından etkilenen diğer Körfez ülkelerinin Tahran’a yönelik sert tepkilerinden ayrışıyor.
Normalde düşük profilli bir diplomat olarak bilinen Buseydi, savaşın başlamasından bu yana daha görünür hale geldi. Savaş ilanından 24 saat önce Washington’a giderek diplomasi çağrısı yaptığı ve İran’ın müzakerelerde önemli tavizler verdiğini söylediği belirtildi.
Bakan, geçen hafta yayımlanan bir makalesinde de İran’ın komşu ülkelerdeki ABD hedeflerine yönelik saldırılarının “üzücü ve kabul edilemez olsa da kaçınılmaz bir tepki” olduğunu savunmuştu.
Buseydi, ABD ve İsrail’in İran’daki rejimi hedef alan bir savaş yürüttüğünü ifade ederek, bu durumda İran yönetiminin askeri karşılık vermesinin “muhtemelen tek rasyonel seçenek” olduğunu kaydetmişti.
ABD’ye “daha fazla dahil olmayın” çağrısı
ABD ve İsrail’in savaşı başlatmasının ardından yaptığı bir başka açıklamada Buseydi, “Ne ABD’nin çıkarları ne de küresel barış bu durumdan fayda görür” diyerek Washington’a çatışmaya daha fazla dahil olmaması çağrısında bulunmuştu.
Ayrıca, ABD’li arabulucuların görüşmelere teknik uzmanlar olmadan katıldığına dair haberlerin, müzakerelerde sunulan tekliflerin tam olarak anlaşılmasını zorlaştırmış olabileceğini de ifade etti.
Bölgesel baskı ve can kayıpları
Savaşın başından bu yana 2 binden fazla İranlı, 13 ABD askeri ve çok sayıda İsrailli öldü.
Irak’ta da İran destekli güçler dahil olmak üzere yaklaşık 60 kişinin öldüğü bildirildi.
Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerinde ise çoğu yabancı işçi olmak üzere en az 25 kişi, füze saldırılarının engellenmesi sırasında düşen parçalar nedeniyle yaşamını yitirdi.
Suudi Arabistan’ın savaş öncesinde İran ile ilişkilerini normalleştirdiği ve ABD’yi saldırıdan vazgeçirmeye çalıştığı, ancak çatışma sonrasında hem tarafsız kalma hem de yeni saldırıları caydırma arasında zorlandığı ifade ediliyor.
Kaynak: Mepa News, Middle East Eye