Yemen'de hükümet güçleri Taiz kuşatmasını kırmak için saldırıya hazırlanıyor

Yemen'de hükümet güçleri Taiz kuşatmasını kırmak için saldırıya hazırlanıyor

Yemen'de Suudi Arabistan destekli hükümet güçlerinin, Taiz kentine yönelik Husi kuşatmasını kırmak için saldırı hazırlığı içerisinde olduğu bildirildi.

Yemen'de Suudi Arabistan destekli hükümet güçleri, son dönemde yaşanan askeri kayıpların ardından ülkenin üçüncü büyük kenti Taiz'in giderek daha fazla izole edilmesine yol açan Husi kuşatmasını kırmak amacıyla karşı saldırı başlatmaya hazırlanıyor.

The New Arab'a konuşan üst düzey bir askeri komutan, hükümet güçlerinin saflarını yeniden düzenledikten ve kuşatma altındaki kentin çevresindeki savunma mevzilerini güçlendirdikten sonra inisiyatifi yeniden ele almaya başladığını söyledi.

Yemen İçişleri Bakan Yardımcısı ve Taiz vilayetindeki Cebel Sabir'de bulunan Husi karşıtı güçlerin komutanı Tuğgeneral Muhammed el Mahmudi, kentin çevresindeki kırsal bölgelerde hükümetin kontrolündeki mevzilerin hızla çökmesinin Taiz'i giderek derinleşen bir insani krizle karşı karşıya bıraktığı uyarısında bulundu.

Mahmudi, yaklaşık iki milyon kişinin temel ihtiyaç malzemelerinden mahrum kalma riskiyle karşı karşıya olduğunu belirtti.

Mahmudi, "Taiz'in düşmesi, Yemen Cumhuriyeti'nin ve meşru hükümetin düşmesi anlamına gelir. Taiz, cumhuriyetin ilk ve son kalesidir. Düşmesi halinde bunun çok büyük sembolik sonuçları olacaktır" dedi.

Mahmudi, son dönemde yaşanan askeri kayıpları Yemen'in batı kıyısındaki Ulusal Direniş güçlerinin çöküşüne bağladı.

Bunu Kada, Şamir ve Makbana bölgelerinin kaybedilmesi ile Husilerin Cebel Habeşi ilçesine ve Hucariye bölgesinin bazı kesimlerine ilerlemesinin izlediğini söyledi.

Mahmudi, söz konusu bölgelerin ağırlıklı olarak sivil yerleşim alanlarından oluştuğunu ve buralarda sınırlı sayıda askeri güç bulunduğunu belirtti.

Bu durumun Husi güçlerinin ciddi bir direnişle karşılaşmadan hızla ilerlemesine ve Taiz üzerindeki kuşatmayı sıkılaştırmasına olanak sağladığını ifade etti:

"Husilerin Cebel Habeşi'ye girmesinin son derece ciddi sonuçları oldu. Aynı şekilde Hucariye bölgesine yayılmaları ve buradaki kasabaları ele geçirmeleri de büyük sonuçlar doğurdu. Bu yerleşimleri çok hızlı biçimde ele geçirmeyi başardılar ve Taiz'in boğucu bir kuşatma altına alınmasına yol açtılar."

Mahmudi, Yemen hükümetini ve askeri yönetimini, Husilerin niyetlerine ilişkin yıllardır yapılan uyarılara rağmen saldırıya hazırlanmamakla suçladı. Mahmudi, "Meşru hükümetin 2022 yılında Husi milislerle ateşkesi kabul etmesinden bu yana Husiler bugüne hazırlanıyordu" dedi.

Ordu, yerel yönetimler ve hükümete bağlı diğer grupların kendi aralarındaki anlaşmazlıklara ve ikincil meselelere odaklanırken büyüyen Husi tehdidini ihmal ettiğini savundu. Mahmudi, "Rehavete kapılmak, görmezden gelmek ve asıl düşmana odaklanmamak bizi bu sonuca götürdü" ifadelerini kullandı.

Yemen'in askeri ve siyasi liderliğinin yaşanan toprak kayıplarında büyük sorumluluk taşıdığını belirten Mahmudi, hükümetin kontrolündeki mevzilerin neden bu kadar hızlı çöktüğüne ilişkin soruşturma başlatılması çağrısında bulundu.

Mahmudi'ye göre çevredeki toprakların kaybedilmesi, yaklaşık iki milyon insanı giderek ağırlaşan bir kuşatmayla karşı karşıya bıraktı.

Mahmudi, kuşatmanın uzamasının hem siviller hem de kenti savunan güçler açısından yıkıcı sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.

Taiz'e hakim stratejik bir dağ olan Cebel Sabir'in kentin savunmasında merkezi bir öneme sahip olduğunu belirten Mahmudi, dağın 2015 yılındaki çatışmalarda oynadığı rolü hatırlattı.

Ancak son Husi ilerleyişi başladığında dağın bir cephe savunma mevzisi olarak yeterince hazırlanmadığını kabul etti.

Mahmudi, 18 Ekim Pazar gününden bu yana hükümet güçlerinin ve yerel Husi karşıtı savaşçıların saflarını yeniden düzenlediğini, Husilerin ilerleyişini bazı bölgelerde durdurduğunu ve dağdaki mevzilerini güçlendirdiğini söyledi.

Mahmudi, güçlerin artık savunma operasyonlarının ötesine geçerek "kuşatmayı kırmayı" amaçlayan bir karşı saldırıya hazırlandığını belirtti.

Taiz'e erişimin yeniden sağlanması açısından Misrah için yürütülecek mücadelenin özellikle önemli olduğunu vurgulayan Mahmudi, kuşatmanın uzamasının sivilleri yakıt, gıda ve seyahat özgürlüğünden mahrum bırakacağı uyarısında bulundu.

Mahmudi, "Bütün bu etkenler direniş güçleri ve ulusal ordu üzerinde muazzam bir baskı oluşturacak. Mümkün olduğunca hızlı hareket etmeliyiz" dedi.

Mahmudi, öncelikli hedefin Taiz'in savunmasını sağlamlaştırmak olduğunu, ardından Husi güçlerini kentin güneyindeki yaklaşma güzergahlarından uzaklaştırmak ve hayati ikmal yollarını yeniden açmak amacıyla ayrı bir askeri harekat başlatılacağını söyledi.

Mahmudi, "Çatışmaları Taiz kentinin dışına, Taiz'in güneyindeki kırsal bölgelere taşımak ve Hucariye üzerinden Taiz ile geçici başkent Aden arasındaki ikmal güzergahlarını açmak hayati önem taşıyor" dedi.

Komutan, özellikle önemli ikmal yollarının kaybedilmesinin ardından hükümet güçlerinin sınırlı askeri kaynaklar nedeniyle hareket kabiliyetinin kısıtlandığını kabul etti.

Mahmudi, "Buna rağmen ulusal ordu direnme kapasitesine sahip. Aynı zamanda kendimizi silahlandırmak ve düşmandan ele geçirdiğimiz imkanları kullanarak kendi kapasitemizi geliştirmek için çalışmalıyız" ifadelerini kullandı.

Suudi Arabistan'ın devam eden askeri desteğine de dikkat çeken Mahmudi, Riyad'ın hava gücü, iletişim ve istihbarat alanlarında yardım sağlamayı sürdürdüğünü belirtti.

Toprak kayıplarına ve giderek ağırlaşan kuşatmaya rağmen Mahmudi, Taiz'in saldırılara karşı direneceğine ve Husi güçlerinin sonunda yenilgiye uğratılacağına inandığını söyledi.

Ülke içindeki, bölgesel ve uluslararası gelişmelerin giderek Husilerin aleyhine işlediğini savunan Mahmudi, grubu müzakerelerdeki konumunu güçlendirmek amacıyla Taiz kuşatmasını kullanmaya çalışmakla suçladı.

Mahmudi, "Husiler şu anda kendi içlerinde zayıf durumdalar ve kenti ve sivilleri boğarak müzakerelerde daha fazla koz elde etmek istiyorlar. Ancak Taiz bu mücadeleden zaferle çıkacak." ifadelerini kullandı.

Kaynak: Mepa News

twt-x.png

Etiketler :
HABERE YORUM KAT
UYARI: Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Mepa News, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Her bir yorum 600 karakterle (boşluklu) sınırlıdır.