Afganistan'daki yasağın ardından Pakistan ve İran yeni uyuşturucu üretim merkezleri haline geldi

Afganistan'daki yasağın ardından Pakistan ve İran yeni uyuşturucu üretim merkezleri haline geldi

Afganistan İslam Emirliği'nin 2022’de uygulamaya koyduğu haşhaş ekimi yasağının ardından Pakistan ve İran’ın Afganistan sınırındaki bölgelerinde üretimin genişlediği belirtiliyor.

Afganistan’daki İslam Emirliği yönetiminin 2022’de uygulamaya koyduğu haşhaş ekimi yasağının ardından ülkedeki afyon üretimi keskin biçimde gerilerken, Pakistan ve İran’ın Afganistan sınırındaki bölgelerinde ekimin genişlediği belirtiliyor.

Uydu görüntüleri, Pakistan’ın Belucistan eyaletinde 9 bin hektarı aşan alanda haşhaş yetiştirildiğine işaret ederken, uzmanlar 2027’de üretimin daha da artabileceği uyarısında bulunuyor.

Afganistan, İslam Emirliği'nin 2022’de yasadışı uyuşturucu üretimine yönelik kapsamlı yasağı uygulamaya koymasından önceki ABD ve NATO destekli yönetim döneminde dünyanın en büyük afyon üreticisiydi.

Yasak sonrasında ülkedeki üretim sıfıra yakın oranda olsa da haşhaş ekimi tamamen ortadan kalkmadı. Son dönemde ise üretimin bir bölümünün komşu Pakistan ve İran’a kaydığına ilişkin bulgular öne çıkıyor.

Özellikle Pakistan’ın güneybatısındaki Belucistan eyaleti ile İran’ın güneydoğusundaki Sistan-Belucistan eyaletinde haşhaş ekiminin genişlediği bildiriliyor. Uydu görüntüleri ve bölgedeki çiftçilerle yapılan görüşmeler, Afganistan, Pakistan ve İran’ın kesiştiği sınır hattının yeni bir afyon üretim merkezi haline gelmekte olduğuna işaret ediyor.

Afganistan’daki yasadışı uyuşturucu ekonomisi üzerine çalışan İngiliz uzman David Mansfield, İslam Emirliği'nin yasağı ile üç ülkenin sınır bölgesindeki istikrarsızlığın Pakistan’ın Belucistan eyaletinde ve İran’ın bazı kesimlerinde yaygın haşhaş ekimine zemin hazırladığını belirtiyor.

Uzmanlar, üretimin artmasının uluslararası piyasalara daha fazla eroin ulaşmasına, silahlı grupların gelir elde etmesine ve bölgedeki şiddetin derinleşmesine yol açabileceği uyarısında bulunuyor.

Pakistan’ın Belucistan eyaleti üretimin merkezi haline geliyor

Pakistan’ın en büyük ve en yoksul eyaleti olan Belucistan, uzun süredir ayrılıkçı örgütlerin ve diğer silahlı grupların faaliyetleriyle karşı karşıya. Son yıllarda güvenlik güçlerine yönelik saldırıların arttığı bölgede, haşhaş ekiminin de yaygınlaştığı belirtiliyor.

İngiliz uydu analizi şirketi Alcis’in görüntülerini değerlendiren Mansfield, Belucistan’da 9 bin hektardan fazla alanda haşhaş ekimi tespit edildiğini aktarıyor. Alcis’in analizine göre ekim alanlarının önemli bir bölümü Loralai ve Killa Abdullah ilçelerinde bulunuyor. Şirketin daha ayrıntılı değerlendirmesi, 2025 yılında eyalette 9 bin 116 hektar haşhaş ekildiğine işaret ediyor.

Pakistan yönetimi ülkedeki haşhaş ekimine ilişkin haberleri reddederek tespit edilen ekim alanlarının imha edildiğini savunuyor. Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi (UNODC) de Pakistan’daki afyon üretimini sınırlı olarak değerlendiriyor. Bununla birlikte kurum, Afganistan çevresindeki ülkelere haşhaş ekiminin kaymış olabileceğine ilişkin göstergeler bulunduğunu belirtiyor.

UNODC, bölgedeki verilerin yetersiz olduğuna dikkat çekerek yalnızca iki ülkenin haşhaş imhasına ilişkin veri sunduğunu bildiriyor. Kuruma göre imha rakamları ekim alanlarının büyüklüğünü doğrudan göstermese de son yıllardaki keskin artışlar, üretimin komşu ülkelere yayılmış olabileceğine işaret ediyor.

Pakistan’ın eski milletvekillerinden Abdulkahhar Vadan, Killa Abdullah’da haşhaş ekiminin yaygın olduğunu ve bazı üst düzey askeri yetkililer ile hükümet yanlısı yerel güç odaklarının bu faaliyetten pay aldığını öne sürüyor. İlçenin üst düzey idari yetkilisi Münevver Hüseyin ise geçen yıl yürütülen imha operasyonlarının ardından ekimin azaldığını savunuyor. Ancak Alcis’in 2026 yılına ait uydu görüntülerinde geniş çaplı bir imha faaliyetini açık biçimde gösteren bulgulara rastlanmadığı aktarılıyor.

RFE/RL’ye konuşan ve adının açıklanmasını istemeyen bir çiftçi de üreticilerin nüfuzlu aracılar üzerinden yerel yetkililere rüşvet verdiğini iddia ediyor. Çiftçi, üst makamlardan baskı geldiğinde bazı üreticilerin ekimi çorak arazilere kaydırarak yetkililerin bu alanları imha edip kamuoyuna operasyon düzenlediklerini duyurmasına imkan tanıdığını ileri sürüyor.

Afgan çiftçiler sınırın ötesine geçiyor

Belucistan’daki üretim artışının başlıca nedenlerinden biri olarak Afgan çiftçilerin sınırın ötesinde arazi kiralaması gösteriliyor. İslam Emirliği'nin haşhaş ekimini yasaklamasının ardından Afganistan’ın Kandahar ve Helmand gibi güney vilayetlerinden çiftçilerin, Pakistan’daki yerel arazi sahipleriyle anlaşarak üretime başladığı belirtiliyor.

Killa Abdullah’da yaşayan çiftçi Lala Can Kakar, güvenlik sorunları, kuraklık ve ani sellerin geleneksel meyve üretimini ağır biçimde etkilediğini, haşhaşın ise çok daha yüksek gelir sağladığını söylüyor. Kakar’a göre Afgan çiftçiler hem sermayelerini hem de üretim tecrübelerini beraberlerinde getiriyor; güneş enerjisiyle çalışan su kuyularına yatırım yaparak arazi sahipleriyle elde edilen geliri paylaşıyor.

Yerel çiftçiler, yeraltı su kaynaklarının azalması ve geleneksel ürünlerin daha düşük kazanç sağlaması nedeniyle haşhaşa yönelimin arttığını belirtiyor. Ürünün yılda iki kez hasat edilebilmesi de çiftçiler açısından ekonomik cazibesini artırıyor.

Mansfield, bazı çiftçilerin 2026’da ekim yaptıkları araziyi bir önceki yıla göre iki katına çıkardığını ve bu eğilimin 2027’de daha geniş alanlarda üretim yapılabileceğine işaret ettiğini söylüyor.

İran’ın Sistan-Belucistan bölgesinde de ekim yayılıyor

Benzer bir eğilimin İran’da da ortaya çıktığı bildiriliyor. Afgan çiftçilerin aile bağları ve yerel bağlantılarından yararlanarak İran’a geçtiği, burada kiracı veya ortakçı olarak haşhaş yetiştirdiği aktarılıyor.

İran’da Sistan-Belucistan’ın yanı sıra Razavi Horasan, Kirmanşah, Lorestan ve Fars eyaletlerinde de son yıllarda haşhaş ekimine ilişkin bildirimler bulunuyor. Uydu görüntülerinin, Sistan-Belucistan’da geniş alanların bu ürüne ayrıldığını gösterdiği belirtiliyor.

Bazı tarlalarda damla sulama sistemlerinin kullanıldığına ilişkin bulgular da var. Bu sistemlerin kurulması için gereken yüksek başlangıç maliyeti, üreticilerin ekim yaptıkları alanların imha edilme ihtimalini düşük gördüklerine işaret ediyor.

Mansfield, Afganistan’da çiftçilerin farklı ürünleri bir arada yetiştirdiği tarım modelinden, Pakistan ve İran’da geniş arazilerin yalnızca haşhaşa ayrıldığı bir üretim biçimine geçiş yaşandığını belirtiyor. Uzman, değişimin yalnızca üretimin ülke sınırları boyunca yer değiştirmesiyle sınırlı olmadığını, büyük ölçekli tek ürün tarımının da yaygınlaştığını vurguluyor.

İran’ın güneydoğusunda ayrılıkçı gruplar ve diğer silahlı örgütlerin faaliyetleri de sürüyor. Beluç nüfusun uzun süredir dile getirdiği siyasi ve ekonomik şikâyetlerin yanı sıra bölgedeki güvenlik sorunları, yasadışı ticaretin gelişebileceği bir ortam oluşturuyor.

Uzmanlara göre uyuşturucu ticareti, insan kaçakçılığı ve yakıt ile maden gibi ürünlerin sınır ötesi ticareti, silahlı gruplar arasında gelir kaynakları üzerinde rekabete yol açıyor. Bu nedenle üretimin genişlemesi, bölgedeki istikrarsızlığın hem sonucu hem de şiddeti artırabilecek unsurlarından biri olarak değerlendiriliyor.

"Afganistan’da üretim yeniden artış gösterebilir"

Pakistan ve İran’daki ekim artışına rağmen Afganistan’da da haşhaş üretiminin yeniden yükseldiğine ilişkin bulgular bulunuyor. Üretimin özellikle ülkenin kuzeydoğusundaki Badahşan vilayetinde ve güneybatıdaki bazı bölgelerde yoğunlaştığı belirtiliyor.

Mansfield, Badahşan’da 2026 boyunca hem yağışa bağlı hem de sulanan arazilerde haşhaş ekiminin yaygınlığını koruduğunu aktarıyor. Güneybatıda ise ekimin 2025 ile 2026 arasında neredeyse iki katına çıktığı, ancak üretimin hâlâ sınırlı ve daha uzak bölgelerde yoğunlaştığı belirtiliyor. Bazı tarlaların buğday ekili alanların içinde veya evlerin çevresindeki duvarların arkasında gizlendiği ifade ediliyor.

Kuraklık, borç yükü ve ekonomik sıkıntılar, bazı çiftçileri yasağa rağmen yeniden haşhaş ekmeye yöneltiyor. Badahşan ve Helmand’da üreticilerin ekim alanlarının imha edilmesine karşı protestolar düzenlediği ve yasağa karşı çıktığı bildiriliyor.

İslam Emirliği yönetiminin Mayıs 2026’da yetkililerin mahkeme kararı olmadan evlerin çevrili alanlarına girerek haşhaş veya afyon aramasını ve bunlara el koymasını engelleyen bir talimat yayınlaması da dikkat çekiyor.

Mansfield, bu kararın artan ekonomik sıkıntılar ve ekim alanlarının imhasına yönelik tepkiler karşısında yönetimin daha fazla toplumsal huzursuzluk çıkmasını önlemeye çalıştığına işaret edebileceğini belirtiyor.

Uzman, çiftçilerin söz konusu talimatı daha geniş alanlarda ekime göz yumulacağı şeklinde yorumlaması halinde Afganistan’da da 2027 yılında üretimin keskin biçimde artabileceği uyarısında bulunuyor.

İslam Emirliği'nin yasağı sonrasında Afganistan’daki üretim azalmış olsa da ülkedeki stokların, Pakistan ve İran’da genişleyen ekim alanlarının ve Afganistan’da yeniden görülen üretim artışının küresel afyon ve eroin arzını destekleyebileceği değerlendiriliyor. Ancak bölge ülkelerindeki üretim verilerinin yetersizliği, toplam üretim miktarına ilişkin kesin bir tablo ortaya koymayı zorlaştırıyor.

Kaynak: Mepa News, Eurasia Review

mobil.png

Etiketler :
HABERE YORUM KAT
UYARI: Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Mepa News, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Her bir yorum 600 karakterle (boşluklu) sınırlıdır.
2 Yorum