1. HABERLER

  2. ANALİZ

  3. Hizbullah'ın gizlediği konuşma: Mehdi'nin gelişi İran'ın elinde
Hizbullah'ın gizlediği konuşma: Mehdi'nin gelişi İran'ın elinde

Hizbullah'ın gizlediği konuşma: Mehdi'nin gelişi İran'ın elinde

Şii Hizbullah lideri Hasan Nasrallah'ın milis güçlere yaptığı özel konuşmada, "Şia bölgedeki gücünün zirvesindedir. Her an Mehdinin gelişini beklemeliyiz." dedi.

Mepa News | Haber Merkezi
A+A-

Mart ayında, İran'a bağlı bir medya kuruluşu 'yanlışlıkla' Lübnan Hizbullah'ı lideri Hasan Nasrallah'ın bir konuşmasını yayınladı. Konuşma aynı ay içinde Beyrut'taki İranlı milislere gizli olarak sunulmuştu. Nasrallah'ın Ali Hamaney'e olan bağlılığını da ifade ettiği konuşmaya Arap medyasından tepkiler geldi. Bunun üzerine Hizbullah, Nasrallah'ın böyle bir konuşma yaptığını reddetti. Ancak bu reddedişin ciddi bir gizleme girişimi olduğu anlaşıldı. 

Konuşma Lübnan'da görev yapan İran Devrim Muhafızları üyelerine dağıtılmak üzere hazırlanmıştı, bu yüzden değerli bir belge niteliği taşıyor.

Velayet-i fakih'e vurgu

Nasrallah konuşmasında, İran Şii Cumhuriyeti'nin kurucu siyasi-dini ideolojisi olan velayet-i fakihe olan inancını vurguluyor. Velayeti Fakih inancı, Humeyni'nin yazdığı "Velâyet-i Fakih yâ Hükûmet-i İslamî" kitabında ilk defa ortaya atılmıştı.

Velayeti Fakih inancına göre Şii devleti yeryüzünde Allah'ın vekili olarak görev yapan birisinin ellerinde kurulacak. Humeyni tarafından şekillendiren bu inanç, vekilin emirlerini adeta bir vahiy gibi sunuyor ve Kuran'ın dahi önüne geçiriyordu. Nitekim vekilin sözleri Kuran'ın bir açıklaması niteliğinde görülüyor ve bir şekilde meşrulaştırılıyordu. Bu inanç Şii liderlere sınırları belli olmayan bir kanun koyuculuk hakkı ve iktidar bahşetmektedir.

"Mehdi'nin gelişine zemin hazırlıyoruz"

Nasrallah'ın konuşmasında Hizbullah'ı İran devlerinin "temsilcisi" olarak sunması aralarındaki ilişkiyi açıklamak için yetersiz kalıyor. Hizbullah, İran devletine bağlı bir oluşum ve Lübnan'da Devrim Muhafızları'nın bir kolu.

Hizbullah lideri Sünni cihat yanlılarına atıfta bulunarak İran İslam Cumhuriyeti olmazsa Şiiliğin yok edileceğini iddia etti. 

Nasrallah, İslam Cumhuriyeti'nin İmam Mehdi/12. Şii İmam'ın gelişine zemin hazırladığını savundu. Devrim Muhafızları ve Hizbullah, insan eylemlerinin Mehdinin geleceğini kolaylaştıracağına inanıyor. Bu Devrim Muhafızları ve Hizbullah'ı motive eden ve zor durumlarında onları rahatlatan önemli bir inanış. Şii kıyamet literatüründe Mehdinin dünya büyük bir karışıklık içindeyken geleceği belirtilir. Hatta Şii milislerin Mehdi'nin gelişini hızlandırmak için Ortadoğu'da kargaşa ve kaosu artırmayı amaçlayan ezoterik bir inancın parçası olduğu söylenmektedir.

"Bizim inancımız daha güçlü"

Farsça konuşan Nasrallah, konuşmasına Lübnanlı Şiilerin tarihini anlatarak başlıyor. "Her şey 1979 devriminden sonra değişti. Seyyid Mustafa'nın şehitliğinden sonra İmamı (Ruhullah Humeyni) bilmemiz gerek." diyor. Seyyid Mustafa ise 1977 yılında Irak/Necef'te gözaltındayken ölen, Humeyni'nin en büyük oğlu. Birçok insan bu olaydan Şahın istihbarat servisini sorumlu tutar.

Nasrallah daha sonra Humeyni'nin İslami Dava Partisinin kurucusu Iraklı Şii din adamı olan ve Saddam Hüseyin'in güvenlik güçlerince 1980'de öldürülene kadar işkenceye uğrayan Muhammed Bakır es Sadık tarafından ne kadar çok desteklendiğini anlatıyor. Hasan Nasrallah gençken Lübnan'ın doğusundaki Bekaa vadisinde bir seminere katılıp Sadr'ın öğretilerini takip etmeye başladı. Nasrallah burada Humeyni'nin öğretileri ile içli dışlı olmaya başladı.

"İmam Hazretleri (Humeyni) güneş gibiydi. Güneş anlatılamaz; insanlar istemeden güneşin cazibesine kapılır. Bizi kabul etmeyen ulema bile imamı onayladı."

"İran’ın İslami devrimi ile doğduk ve varlığımızı ve hayatımızı İslam devrimi ile kazandık. Velayet-i fakih makamının en önemli örneği İran'ın dışında, Lübnan'da tecrübe edildi."

Hizbullah lideri Hizbullah’ın başarısı için “velayet-i fakih inancını harekete geçirmenin” “İslam Cumhuriyeti’nin silahları, parası ve yardımından” daha önemli olduğunu iddia etti: "Bizim velayet-i fakih inancımız velayeti kabul eden İranlıların inancından daha farklıdır; bizim inancımız daha güçlü"

"Velayet-i Fakih'e itaat 12 imama uymak gibidir"

Nasrallah velayet-i fakih inancı için farklı seviyeler ortaya koydu. Nasrallah'ın özel konuşmasında Hizbullah hareketi ve Şii milislerin inanç dünyasına dair önemli işaretler verildi.

"Velayet-i fakihe itaat etmenin 12 İmama uymak gibi olduğuna inanıyoruz"

"Eğer velayet-i fakih 'bu benim görüşümdür' diye bir şey hakkında fikir beyan ederse emretmese bile ona uymalıyız (İran'da emretmediğini tavsiye verdiğini söylerler)."

"İmam Humeyni'nin Lübnan anayasasından üstün olduğuna inanırız. Bu görüşün yasal yükümlülük ve gerekli olduğunu düşünüyoruz"

"Hizbullah konseyinde bir şey üzerine tartıştığımız zaman onun mutlu olacağını düşüneceği bir karar alıp harekete geçeriz."

"Onu 12 İmamın temsilcisi olarak görüyoruz. Velayet-i fakih yasal ya da yönetimsel bir mesele değildir. Velayet-i fakih iyilik, zafer ve arkadaşlıktır. Velayet-i fakihin ilkesi sevgi üzerinedir. Aksi halde birer idari personel sayılırız."

"Mehdi'nin ülkesi"

Nasrallah başarılarının velayet-i fakihe sadakat olduğunu belirterek "Hizbullah bugün küresel bir güç" diye devam etti.

Ayrıca İran'da bazı kuruluşların birbirleriyle rekabet ettiğini ancak Hizbullah'a yardım ettikleri zaman rekabete girmediklerini söyledi.

"İran'daki gruplar bir öncekilerinden daha fazla Hizbullah'a yardım etti. Hazretlerin huzurunda kurumların hepsine teşekkür ettim. Çok mutlu oldu ve elini havaya kaldırıp 'Birisi gelip bize teşekkür etti Allah'a şükürler olsun' dedi."

"Tüm yabancılara İran'dan para, silah ve teçhizat aldığımızı, ancak hiç kimsenin bize emir vermediğini ve bunun hiçbir yerde olmadığını söylüyoruz. İran bölgesel meselelerde hükumet olarak bize danışıyor. Diğer hükümetler ve partiler ise bize paralı asker olarak aşağılayıcı şekilde bakıyor. İran İslam Cumhuriyeti'ne yardımları karşılığında ise velayet-i fakih inancımızı ve sevgimizi sunuyoruz."

"Biz açıkça İslam Cumhuriyeti'nin… Mehdinin ülkesi olduğunu söylüyoruz. Kutsal sistem için kendimizi feda etmeye hazırız ve İslam Cumhuriyeti'nin askerleriyiz."

"Propagandalarda Hizbullah'ın İslam Cumhuriyeti'nin bölgedeki uzun kolu olduğunu söylüyorlar ve bize hiçbir zaman paralı asker olarak bakmadılar."

İran olmasaydı rejim düşmüştü

Nasrallah Suriye'de Beşar Esed rejimine verdikleri desteği şu sözlerle açıklıyor:

"Eğer tekfirci hareketler ve IŞİD konusunda gaflete düşmüş olsaydık Lübnan, Suriye ve Irak'ta Şiiliğin yok olduğuna tanık olacaktık."

"Elimizde bir CD var. CD'de Zehran Alluş Suriye'de Beni Ümeyye devletini tekrar kurmak istediklerini söylüyor. Kerbela'da bir hata yapıldığını ve İmam Hüseyin'in ailesinin salındığını söylüyor. 'Hepsini öldüreceğiz, sonra Necef'e gidip Şiileri öldüreceğiz ve İmam Hüseyin'in türbesini yıkacağız' diyor."

"Biz Beşer Esed'i korumak için değil Şiiliği korumak için savaşıyoruz. Necef ulemasının birçoğu Kerbela'ya ulaşana kadar IŞİD'le savaşmak istemedi. Daha sonra büyük bir komployu yendiğimizi anladılar."

"İran ve Hizbullah olmadan Suriye düşmüştü. Ruslar dört sene sonra geldiler; rolleri kader belirleyiciydi."

"En güçlü zamanımızdayız"

Şii lider tarihlerinin en güçlü zamanlarını yaşadıklarını şu sözlerle açıklıyor:

“Hiç kimse İran’ın çocuklarının Halep’te, Humus’ta, Nubul’de ve Zahra’da şehit düşeceğini düşünmemişti... Şia bölgedeki gücünün zirvesindedir. Şiilerin emir el müminin zamanında ya da Hz. Muhammed’in kuzeni ve 7. Yüzyıl’ın ilk halifelerinden biri olan ve Şiilerin Ebu Bekir'in yerine Müslümanlara liderlik etmesi gerektiğine inandıkları Ali zamanında bir güçleri olmadığını söyleyebiliriz."

"İslami Devrim tarihte benzerliği olmayacak şekilde Mehdi Hazretlerinin gelişi için zemin oluşturuyor. Her an Mehdinin gelişini beklemeliyiz."

"Mehdi'nin gelişi İranlılar'ın elinde"

"İmam Mehdinin gelişinin İranlılar'ın elinde olduğunu söylemek istiyorum. Size olan yakınlığım sebebiyle söylüyorum ki IŞİD ortaya çıktığında İran orada olmasaydı Lübnan, Suriye ve Necef'te Şiilik yok olacaktı. Bir başka Kerbela olacaktı."

"Hizbullah güçlü olmasına rağmen İran olmasaydı Şiilik bitecekti."

Mehdi'nin gelişi

"2009 seçim sonrası protestolarından 3 hafta sonra İran'a gelen değeri bilin. Ayaklanmalardan tarafa olan erkekleri ve taraf almayan erkekleri bu tarafta görmek istiyorum. Onlara düşmanların mutlu Şiilerin üzgün olduğunu söyledim."

"Şu anda kendi geleceğinizin kaderini değil İmam Mehdi'nin gelişinin kaderini inşa ediyorsunuz. Şunu bilin ki Allah hakettiğiniz için sizi seçti. Siz Selman-ı Farisi'nin ailesinden geliyorsunuz ve şimdiye kadar iyi hareket ettiniz. Günahların, hareketlerin ve grupların sizi doğru yoldan alıkoyması mümkün"

Kaynak: Mepa News

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Hakaret içeren ve imla kurallarına dikkat edilmeden yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
İlgili Haberler