1. YAZARLAR

  2. Tore Hamming

  3. Mozambik'teki IŞİD yapılanması
Tore Hamming

Tore Hamming

Araştırmacı ve AnalistYazarın Tüm Yazıları >

Mozambik'teki IŞİD yapılanması

A+A-

Mozambik'teki militan isyan 2017'nin sonlarından bu yana devam ediyor olsa da, bu durum ancak 2020 yılının Ağustos ayı ortalarında IŞİD'e bağlı militanlar Cabo Delgado eyaletindeki kuzeydoğu liman kenti Mocimboa da Praia'yı ele geçirdiğinde dünyanın dikkatini çekti.

Grubun Biladuş Şam'da birbiri ardına yaşadığı kayıplardan sonra, IŞİD'in bir kez daha bir bölgeyi kontrol etmeye muktedir olması, analistler ve politikacılar için bir şok etkisi yarattı.

Ancak bu, İslamcı militanların Mozambik'te saha kontrolünü ilk ele geçirişi değildi. Dört ay önce, Mart 2020'de, kısa bir süreliğine, ayaklanmanın başladığı ve 2017'den bu yana gruptan 30'dan fazla saldırıya sahne olan Mocimboa da Praia'yı almışlardı. Ayrıca, yaklaşık 120 kilometre güneydeki Quissanga şehrini yaklaşık 48 saat boyunca elde tuttular ve Mozambik ordusu ve yabancı destekçileriyle büyük çaplı bir çatışmadan kaçınmak için geri çekilmeden önce bayraklarını kaldırdılar. O zamandan beri Mozambik'in kuzeydoğu bölgesi, adam kaçırma, katliam ve kafa kesme (Nisan ayı başlarında 50'den fazla gencin öldürülmesi dahil) şeklinde korkunç vahşete tanık oldu. İki binden fazla insan öldürüldü ve 500 bin kişi ülke içinde yerinden oldu. Dünya Gıda Programına göre, kuzey bölgesindeki yüz binlerce sivil de yakında ciddi gıda kıtlığından muzdarip olacak.

İsyanın tarihi

Militan grubun resmi adı Ehli Sünnet vel Cemaat (ESVC), ancak yerel olarak Eş Şebab olarak biliniyorlar, Somali merkezli El Kaide kolu ile hiçbir ilişkileri olmasa da. Ve şu anda uluslararası arenada Mozambik'teki IŞİD olarak anılıyorlar. Grubun kesin kökeni hakkında belirsizlikler var ancak tarihçi Eric MorierGenoud, 2007'de İslamcı bir hizip olarak ortaya çıktıklarını iddia ediyor. Sonraki yıllarda, bu hizip ve takipçileri, resmi eğitim kurumlarına muhalefet etmeleri, camide ayakkabıyla ibadet etmeyi (bazılarınca bir sünnet kabul edilir) ve günde sadece üç kez namaz kılmayı içeren kendine özgü gelenekleri nedeniyle yerel topluluklar ve ana akım İslami örgütlerle zıtlaştılar.

Hizip, ilk yıllarında genellikle kendisini çevreleyen toplumdan izole etti, ancak 2015'in sonlarından itibaren daha dışa dönük hale gelmeye başladı. Kendi camilerini ve dini okullarını inşa ettiler, 'davet' faaliyetlerine başladılar ve kadınlar da dahil olmak üzere yerel nüfusa eğitim verdiler. Bu girişimler sayesinde grup yavaş yavaş yerel gençler arasında daha popüler hale geldi, ancak aynı zamanda, grubun bölgenin İslami geleneklerine müdahalesini sınırlamaya çalışan yerel Müslüman topluluklarla daha fazla çatışmalarına neden oldu.

Ekim 2017'nin başlarında, Mocimboa da Praia'daki toplum liderleri bölgedeki yerel yetkililere bir şikayette bulundular ve daha sonra grubun yaklaşık 30 üyesi tutuklandı. Birkaç gün sonra, 5 Ekim'de, geri kalan grup üyeleri, Mocimboa hapishanesini ve üç polis karakolunu hedef alan bir kurtarma operasyonuyla misilleme yaptı. Bu, devlete karşı silahlı ayaklanmanın başlatılmasıydı. Bu olayları, bölgedeki bazı gençlerin daha da radikalleşmesine yol açan kitlesel tutuklamaları içeren güçlü bir devlet baskısı izledi.

İsyan, bu kolaylaştırıcı nitelik taşıyan olaydan bu yana gelişti. 2017'nin geri kalanında ESVC, geceleri daha küçük köyleri hedef alan ve yerel Sufi şeyhlerini öldüren gerilla saldırıları yoluyla şiddete olan bağlılığını artırdı. 2018 yılında faaliyetlerini izole köylere gündüz saldırılarına kadar genişletti. Ve 2019'da, şiddetli saldırıların kapsamı, sayılarda keskin bir artış ve coğrafi genişlemeye şahit oldu; en çok etkilenen bölgeler Macomia, Mocimboa da Praia ve Palma oldu. Bu noktada grup, daha güvenli ve daha kalabalık sahil boylarına ve önemli yollara karşı saldırılar başlatacak kadar kendinden emin hale gelmişti.

IŞİD'e bağlılık

İsyanın karakter değiştirdiğine dair ilk işaret, altı militanın bir bayrak önünde durduğu bir fotoğraf ile ortaya çıktı. Görüntü, Mayıs 2018'de Telegram'daESVC'nin IŞİD'in 'halifesi' Ebubekir el Bağdadi'ye biat ettiklerine dair bir mesajla dolaşıma sokuldu. Bu, gözlemciler tarafından Mozambik'teki IŞİD olarak adlandırdıklan yapı haline geldi. Bu, başlangıçta ESVC'nin gerçekten IŞİD'e katılıp katılmadığına, grubun dağılıp dağılmadığına ve yalnızca bir hizbin Bağdadi'ye biat etmiş olmasına ilişkin şüpheleri artırdı. Sonrasında, Mozambik'teki "bir mücahit birliğinin" Demokratik Kongo Cumhuriyeti'ndeki (DKC) militanlarla birlikte Orta Afrika Vilayeti'ne (OAV) katıldığı IŞİD tarafından doğrulandı. İsyanın parçalanmasının gerçek boyutu bilinmemektedir ve yapının bütünlüğünü ve gücünü değerlendirme konusunda karmaşık durumdaki bir faktördür.

Yeni örgütsel ilişkinin bir göstergesi olarak 4 Haziran 2019'da IŞİD, Mozambik'te bir saldırı düzenlediklerini iddia eden ilk resmi açıklamasını yayınladı ve bunu kısa süre sonra saldırı ganimetlerinin fotoğrafları izledi. Bağlantının başka bir kanıtı olarak, 24 Temmuz'da OAV, Bağdadi'ye biat eden bir video yayınladı. Yine de IŞİD'nin Mozambik'teki isyanla ilgili en belirgin sözü, 3 Haziran 2020'de al-Naba haber bülteninde yayınlanan bir makalede yayınlandı. Burada Batı ile ve diğer Afrika devletleriyle isyanı yenemedikleri için alay ediliyordu ve bunların Mozambik'teki çıkarlarının iktisadi olduğu iddia ediliyordu.

Bu belirsizlik, Mozambik'teki kendilerini Eş Şebab olarak tanıtmaya devam eden militanlar ile IŞİD arasındaki bağlantının ne kadar yakın olduğu sorusunu cevapsız bırakıyor. Uluslararası aktörler, Mozabikteki IŞİD yapılanmasının IŞİD ile bağlantısını kamuya açık bir şekilde kabul etmekte genellikle tereddüt ediyorlar ve isyanı tamamen yerel olarak görmeyi tercih ediyorlar. Mozambik ve IŞİD militanları arasında ideolojik hiçbir örtüşme veya herhangi bir bağlantının neredeyse var olmadığını düşünüyorlar. Fakat, bu argümanın artan şekilde safça ve yanlış olduğu görüldü. Aralık 2020'de ABD'li yetkililer de bu bağlantıyı doğruladı.

OAV'nin bir parçası olarak, Mozambik'teki yapılanma, IŞİD'nin Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Somali'deki IŞİD üyeleriyle sıkı bir şekilde bağlantılı olan resmi yapısında yer almaktadır. Mevcut bilgiler, Mozambik'teki ve DKC'deki yapılar arasında bir hiyerarşi kurmak için yetersiz olsa da, DKC'deki grubun Mozambik'teki IŞİD'e fon sağlamaya yardımcı olduğu iddia ediliyor. OAV, Suriye ve Irak dışındaki uzak illeri idare etmek için IŞİD'in yapısında resmi olarak bulunan, Somali merkezli El Karrar Ofisi altında yer alıyor. Be bu da Somali'yi Mozambik'teki militanlar için bölgesel dayanak noktası yapıyor. Buna ek olarak, IŞİD'nin merkezi medya birimi tarafından Mozambik'ten haber ve medyaların yayınlanması (düzensiz olmasına rağmen) Mozambik'teki IŞİD ile IŞİD'nin Merkezi Medya Departmanı (diwan al-i'lam al-markazi) arasında bir bağlantı olduğunu gösteriyor. Mozambik'teki IŞİD'in askeri operasyonlarının kapsamının artması, OAV’ye dahil edilmesinden elde ettiği faydaların bir başka göstergesidir. Mozambik'teki IŞİD'in saldırıları giderek karmaşıklaştı ve yeni silahlar kullanılmaya ve yeni taktikler uygulanmaya başlandı. Bu, Mozambik’teki bu yapının Doğu, Orta ve Güneydoğu Afrika'da IŞİD'e bağlı bölgesel bir militan ağının parçası olduğunu gösteriyor.

Güçlenme ve uluslararası hale gelme

2020 boyunca Mozambik'teki IŞİD'in isyanı istikrarlı bir şekilde şiddetlendi. ACLED (Silahlı Çatışma ve Olay Konumu Veri Projesi) verilerine göre, saldırılarının sıklığı ve can kaybı Nisan 2020'de artış gösterdi. Temmuz'daki düşüşün ardından, saldırılar o zamandan beri yüksek bir seviyede kaldı. Askeri başarı açısından, Mocimboa da Praia'nın ele geçirilmesi grubun en önemli başarısı olmaya devam ediyor. IŞİD'in ele geçirmeye ilişkin kendi açıklamasına göre, grup "şehirdeki ve çevresindeki köylerdeki liman tesislerini, kışlalarını ve Hristiyan evlerini yaktı, ordu kaçtıktan sonra silah, mühimmat ve paralarını ele geçirdi." IŞİD al-Naba'deki yayında, şehre yapılan saldırının 130'dan fazla Mozambik ordusu askerinin öldürülmesine veya yaralanmasına neden olduğunu belirtti. Şehri ve Cabo Delgado eyaletini militanlar için bu kadar çekici kılan şeylerden biri, 60 milyon dolardan fazla değere sahip olduğu tahmin edilen petrol ve doğal gaz kaynaklarıdır.

Geçtiğimiz yıl, birkaç korkunç büyük ölçekli saldırı gerçekleştirildi. 6 Ağustos 2020'de Mozambik'teki IŞİD savaşçıları, Mocimboa de Praia'daki iki kışlaya düzenlenen saldırılarda 50 kişiyi öldürdü. 5 Eylül'de OAV tarafından fotoğrafları yayınlanan Awasse'deki bir saldırıda, aralarında Tanzanya askerlerinin de bulunduğu yaklaşık 70 kişi hayatını kaybetti. Kasım ayı başlarında belki de bugüne kadarki en korkunç saldırıda, Mozambik'teki IŞİD savaşçıları Muatide köyündeki bir yerel futbol sahasında 50 kadar kişinin kafasını kesti.

İsyan çoğunlukla doğru bir şekilde 'yerel tabiatlı' olarak tanımlandı. Mozambik'teki IŞİD yerel sıkıntılara, IŞİD'in projesinin küresel tabiatıyla çok az bir alakaya sahip olan bir biçimde karşılık veriyordu. Bu temel olarak doğru gözükse de, grubun ve faaliyetlerinin yerel karakterinin üzerinde gereğinden fazla durulması riski barındırıyor.

Grup, Tanzanya'daki militan çevreden büyük ölçüde etkilendi. Mozambik'teki IŞİD birkaç kez Tanzanya sınırı yakınlarında saldırılar düzenledi ve hatta bazen o sınırları da geçti. Daha önce şüphelenilmesine rağmen, OAV’nin 14 Ekim'de Tanzanya'nın Mtwara bölgesindeki Kitaya köyünde Tanzanya güçlerine saldırdığını iddia ettiği ve iki hafta sonra bölgedeki birkaç köyün yakıldığını bildirdiği Ekim 2020'ye kadar, Mozambik'teki IŞİD'in sınır ötesi faaliyeti doğrulanmadı. Grup ayrıca Güney Afrika'dan fon sağlamanın yanı sıra, en az 52 Tanzanyalı (belki de 100'e yakın kişi) dahil olmak üzere bölgeden savaşçıları çekmeyi başardı.

Ağustos ayında Mocimboa da Praia'yı ele geçiren Mozambik'teki IŞİD, açık bir güç gösterisiyle, uzun bir süre boyunca geniş ve önemli bir bölgeyi kontrol edebildiğini gösterdi. O zamandan beri grup, gözlerini daha sert bir direnişle karşı karşıya olduğu Mocimboa'nın güneybatısındaki Muidumbe kentine çevirdi.

İsyanla mücadele

Geçtiğimiz altı ay, Mozambik'in isyanı bastırmasının zorluklarına tanıklık edildi. Uzun vadede, çeşitli faktörler çatışmayı tetiklemeye katkıda bulundu: Aşırı sosyal eşitsizlik, etnik gerilimler, büyük bir genç nüfus (ülkenin yaklaşık yüzde 45'i 15 ile 35 yaş arasındadır), yüksek oranda genç işsizliği (yaklaşık yüzde 80), ve doğal kaynakların keşfi.

Bununla birlikte, özellikle kısa vadede en önemli sorun, Mozambik ordusunun militanlarla tek başına savaşma yeterliliğine sahip olmamasıdır. Yeterli eğitimi olmayan askerler, yakın zamanda Uluslararası Af Örgütü tarafından sivillere karşı vahşet eylemleriyle suçlandı. Muidumbe, Macomia ve Palma bölgeleri gibi bazı bölgelerde hükümet, kendi kuvvetlerinin eksikliklerini telafi etmek için yerel milislere giderek daha fazla bel bağladı. Ayrıca, ağırlıklı olarak Rus Wagner Grubu ve Güney Afrika merkezli bir özel güvenlik firması olan Dyck Danışma Grubu gibi yabancı güvenlik sağlayıcılarıyla birlikte çalıştılar. 2019'un sonlarından başlayarak, Wagner Grubu'na bağlı en az 150 paralı asker kuzey Mozambik'e konuşlandırıldı, ancak çok az sonuç ortaya koyabildiler ve sonunda önemli kayıplar verdikten sonra geri çekildiler.

Yabancı ülkeler daha fazla destek sağlayabilir. Komşu Güney Afrika ile Amerika Birleşik Devletleri ve Birleşik Krallık gibi uluslararası aktörler askeri destek verme konusunda görüşüyorlar, ancak şu anda planlanmış somut bir müdahaleleri yok.Mozambik'teki IŞİD yalnızca bölgesel, hatta yerel bir tehdit olarak görüldüğü müddetçe ve Batı'nın çıkarlarına saldırmadıkları sürece, Batı'nın bölgeye askeri olarak destek sağlamaya yönelik pek az siyasi ilgisi olacaktır. Mozambik'teki IŞİD'in, IŞİD’nin ağına teorik olarak dahil edilmesi Batı ülkelerinin dikkatini çekebilse de, isyanın tarihi ve karakteri nedeniyle bu pek olası değil. Bunun yerine, Portekiz ve Amerika Birleşik Devletleri son zamanlarda Mozambik kuvvetlerinin eğitimi açısından artırılan iş birliğinden söz etti.

Bölgesel ortaklar daha gerçekçi bir destek hattı sağlayacaktır. Aralık ayı başlarında Malavi'nin Mozambik'e asker göndereceğini öne süren bir raporun yanlış olduğu ortaya çıksa da, diğer ülkeler devreye girdi. Ekim ve Kasım 2020'de Tanzanya'daki müdahalelerden sonra, Tanzanya Mozambik ile iş birliğini yoğunlaştırdı ve iki ülkenin sınırları boyunca ortak bir operasyon başlatıldı. 11 Ocak'ta Mozambik Devlet Başkanı Filipe Nyusi, bölgedeki militan İslamcı ağlarla mücadelede daha fazla iş birliğini görüşmek üzere Tanzanya'ya gitti. Güney Afrika Kalkınma Topluluğu (GAKT) bir zamanlar Mozambik için en bariz ortak olarak görünse de, Mozambik hükümeti şu ana kadar GAKT'ın isyana karşı başlattığı siyasi sürece ve GAKT'ın askeri destek sağlama olasılığına çok az ilgi gösterdi. Ülkenin ekonomik çıkarlarını güvence altına almayı amaçlayan Nyusi, Ocak ayında Fransız petrol şirketi Total ile Cabo Delgado'da 2024'te faaliyete geçmesi planlanan doğalgaz projesini korumak için yeni güvenlik önlemleri almak üzere bir anlaşma imzaladı. Şimdiye kadarki şiddet olayları nedeniyle proje engellendi ve Total'in bölgedeki 3 bin çalışanından 500'ü tahliye edildi.

Muidumbe bölgesindeki son karşı saldırıda görüldüğü gibi, güvenlik güçleri zaman zaman Mozambik'teki IŞİD tarafından kontrol edilen bölgenin bazı kısımlarını geri almaya güç yetirmiş olsa da, hükümetin, yabancı aktörlerden önemli miktarda yardım almadığı sürece Cabo Delgado eyaletinin tamamını militanlardan geri alması pek olası değildir. O zamana kadar Mozambik, IŞİD adına; yerel milislerin sadakatini kazanmaları, onlara etkili bir platform sağlamaları ve karşılığında başarılarından kazanç sağlama yeterliliğini göstermelerine dair bir başarı hikayesi olarak kalmaya devam edecek.


Tore Hamming tarafından kaleme alınan ve Lawfare Blog'da yayınlanan bu analiz, Mepa News okurları için Kübra Arık tarafından Türkçeleştirildi.

Analizde yer alan ifadeler yazarın kendi görüşleri olup Mepa News'in editöryel politikasını yansıtmayabilir.

Bu yazı toplam 12987 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Mepa News, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Her bir yorum 600 karakterle (boşluklu) sınırlıdır.