Fransa neden Mali'de?

Halid Abdurrahman

Kısa bir süre önce Fransa’nın başkenti Paris’te İslam Peygamberine hakaret içeren karikatürleri ‘ifade özgürlüğü’ kapsamında savunan bir öğretmenin öldürülmesi sonrası yaşanan gerilimli süreç halen devam ediyor.

Öldürülen öğretmenin cenaze töreninde konuşan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un burada kullandığı ifadeler ise birçok İslam ülkesinde infial ile karşılandı.

Macron’un bu açıklamaları Fransa için işlerin pek de yolunda gitmediği Batı Afrika ülkelerinden Mali’de de hoş karşılanmadı. Özellikle El Kaide varlığının ciddi oranda pekiştiği bölgede Macron ve Fransa karşıtı gösteriler başlarken, bazı bölgelerde Fransız askerlerinin de konuşlu bulunduğu askeri üslere yönelik saldırılar düzenlendi.

Ocak 2013’te Mali’ye yönelik askeri müdahalesini başlatan Fransa’nın bu ülkede 5 binden fazla askeri personelinin konuşlu bulunduğu biliniyor. Tabi bunların kamuoyuna açıklanan rakamlar olduğunu eklemek gerekli. Çünkü geçtiğimiz dönemde Fransa’nın Mali’deki askeri varlığının çok daha fazla olduğuna dair kamuoyunda bazı iddialar gündeme getirilmişti.

Mali’nin kuzeyinde, El Kaide yapılanmasının da yoğun varlık gösterdiği Kidal bölgesinde düzenlenen Macron ve Fransa karşıtı gösteriler oldukça dikkat çekiciydi. Bu bölgede protestolarla başlayan gösteriler daha sonra bölgedeki MINUSMA (Birleşmiş Milletler Mali Çok Boyutlu İstikrar Misyonu) üssünün ateşe verilmesiyle devam etti.

Kidal'deki gösterilerden

Kidal’de Fransız askerlerinin de konuşlu bulunduğu MINUSMA üssünün girişinde, Fransa aleyhine sloganlar atan göstericiler bir süre sonra kampın dış güvenlik bağlantısını oluşturan nöbet noktalarından birini ateşe verdi. Göstericiler daha sonra kamptan açılan ateşle olay yerini terk etti.

“Camp Kandi” olarak da bilinen MINUSMA üssü göstericiler için oldukça stratejik bir hedef. Çünkü Fransa’nın Mali’de Ağustos 2014’te El Kaide tandanslı gruplara yönelik başlattığı Barkhane Operasyonu için teşkil edilen askeri güçler bu üssü aktif bir şekilde kullanıyor.

 

Kampın önündeki göstericiler

Nöbet kulesinin ateşe verildiği anlar

Fransa’nın Mali’deki askeri stratejisine geçmeden önce Kidal bölgesinden bahsetmek gerekiyor. Cezayir sınırına yakın bölgede, Ensaruddin grubunun oldukça etkin olduğu biliniyor. Bu grup daha sonra bölgedeki El Kaide yapılanmasıyla güç birliğine gitmiş ve Kidal başta olmak üzere Mali’deki etki alanını artırmıştır.

Mali’deki El Kaide yapılanmasının bölgedeki gücünü konsolide etmesini sağlayacak adımlar her ne kadar Fransız hava saldırısında öldürülen Kuzey Afrika El Kaide lideri Abdulmalik Drukdel (Ebu Musab Abdulvedud) tarafından atılmış olsa da, Fransa’nın bu ülkeye son askeri müdahalesi, farklı grupların bir araya gelerek daha sofistike bir El Kaide yapılanmasının ortaya çıkmasıyla sonuçlandı.

El Kaide’nin bölgedeki yeni güç merkezi haline gelen Batı Afrika’da, El Kaide tandanslı gruplar 2017 yılının Mart ayında kapsamlı bir birleşme sürecine girdikleri ilan ettiler. Fransa’nın askeri müdahalesi sonrasında merkezi yerleşim birimlerinde hücre yapılanmalarını geride bırakan gruplar daha çok kırsal alanlara çekilip burada yeniden yapılanma süreci içerisine girdiler.

Batı Afrika’da son durum:

Mart 2017’de ilan edilen yapılanma ‘Cemaat Nusret el İslam vel Muslimin’ (CNİM) ismini taşıyordu. El Kaide yapılanmasının bölgede gücünü daha da pekiştirmesiyle sonuçlanan bu birleşme, İslami Mağrib El Kaidesi, Ensaruddin, El Murabitun ve Macina Özgürlük Cephesi grupları arasında gerçekleşti. Bu birleşme sonrasında El Kaide’nin Mali özelindeki saldırılarında artış yaşanmış ve CNİM’nin ismi son dönemde daha sık gündem olmaya başlamıştı.

Bugün ise Fransız askerlerine yönelik spesifik saldırılara odaklandığı görülen CNİM’nin Timbuktu, Tessalit, Gao, Kidal ve Mopti bölgelerinde Fransa’nın başını çektiği güçlere yönelik saldırılarını artırdığı bir döneme girildi. Son olarak geçtiğimiz 5 Eylül tarihinde Kidal bölgesinde askeri bir operasyona çıkan Fransız askerlerinin konvoyu, daha önceden yola yerleştirilmiş bir el yapımı patlayıcının infilak ettirilmesiyle hedef alınmış, saldırıda 2 Fransız askeri ölmüştü.

Fransa’nın Mali’deki askeri stratejisi

Gerçekleştirilen operasyonlar, sivil kayıpları ve diğer saldırılar Fransa’nın Mali özelinde izlediği askeri stratejinin ABD tarafından şekillendirildiğini ortaya çıkarıyor. Nitekim Fransa’nın geçtiğimiz dönemde bölgede gerçekleştirdiği insansız hava aracı saldırıları için ABD’den yoğun istihbarat desteği aldığı, ancak ABD’nin son dönemde bu desteği azalttığı biliniyordu.

Fransa’nın Mali’de El Kaide özelinde yürüttüğü askeri operasyonlar ABD’nin Afganistan’da yürüttükleriyle benzerlik taşıyor. Her iki ülke de grubun savaşçı kadrosundan daha çok, yönetici kadrosuna yoğunlaşmış durumda. Özellikle insansız hava araçları Mali’deki El Kaide yönetici kadrosunu hedef almaya odaklanmışken, belli bölgelere yerel güçlerle düzenlenen baskınlarda da El Kaide yapılanması ile bağlantılı isimlerin yakalanmaya çalışıldığı biliniyor.

Yine Fransa’nın bölgedeki çatışma dinamiğini diri tutmak adına gerçekleştirdiği saldırılarda sivilleri hedef aldığı, hatta bu sivil kayıplarının boyutlarını dünya kamuoyundan gizlemek için özel bir çaba içerisinde olduğu da biliniyor.

El Kaide’nin gücünü daha fazla pekiştirme çabası

Özellikle son dönemde artışa geçen saldırılarla birlikte Fransa için adeta bir kâbusa dönüşen Mali’de, El Kaide yapılanmasının genel bir birleşmenin ardından gücünü daha da konsolide etmek amacıyla birçok girişimde bulunduğu göze çarpıyor. Grubun bu çabayla birlikte başta Mali olmak üzere bölgedeki etkinliğini artırması, kendilerine yönelik saldırılar gerçekleştirmeye başlayan IŞİD yapılanmasına karşı izlenecek stratejiyle de doğrudan orantılı.

Geçtiğimiz yıl düzenlenen bazı saldırıları kabilelere atfeden CNİM, yine bu bağlamda bölgedeki çatışma halindeki bazı kabileler arasında etkin bir birleştirici unsur olarak hareket ediyor.

El Kaide’nin Batı Afrika yapılanması CNİM tarafından kabileler arasındaki çatışmalara son verme yönündeki girişimlere dair bazı hamlelerin geçtiğimiz Temmuz ayında gerçekleştirildiği biliniyor.

Mali’nin orta kesimindeki Fulani ve Dogon kabileleri arasında devam eden çatışmalara müdahale eden CNİM, kabileler arasında anlaşma sağlamaya çalışıp, kendi aralarında çatışmamaları yönünde uyarılarda bulunuyor. Bu toplantılardan biriyle ilgili görüntüler geçtiğimiz süreç içerisinde sosyal medya ortamında da dolaşıma sokulmuştu.

El Kaide’nin aracılık ettiği, Fulani ve Dogon kabileleri arasındaki toplantıdan:

Fransa’nın Mali’ye yönelik 2013 yılındaki askeri müdahalesi sonrasında Fulani ve Dogon kabileleri arasında yaşanan çatışmalarda artış yaşanmış, kabileler arasındaki gerilim daha gergin bir noktaya taşınmıştı. El Kaide’nin kabileler arasında giriştiği bu arabuluculuk hamleleri, aynı zamanda grubun bölgedeki etkinliğini daha da artıracak, kabileler arasındaki meşruiyetini de sağlamlaştıracaktır.

Fransa komşuların yer açmak için Mali’den asker çekiyor

7 Kasım’da servis edilen ve Fransız ordu kaynaklarına dayandırılan habere göre Fransa, Avrupa ülkelerinden gelecek olan takviye askeri güçlere yer açmak için Mali’deki askerlerinin bir kısmını geri çekmeye başlayacak.

Açıklanan rakamlara göre bu ülkede 5 bin 100 askeri bulunan Fransa’nın Avrupalı komşularına yer açmak amacıyla “yüzlerce” olarak ifade edilen askerini Mali’den geri çekeceği belirtiliyor.

Batı Afrika'daki El Kaide-IŞİD rekabeti

Fransa için Mali’ye asker gönderme taahhüdünde bulunan ülkeler arasında, Belçika, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Estonya, Almanya, Hollanda, Norveç, Portekiz, İsveç ve İngiltere yer alıyor. Bu ülkelerin askerleri için özel üsler kurulmayacak, ve askerler Mali’de konuşlu olan Fransız özel kuvvetleri tarafından yönetilen askeri birimlere dahil edilecek.

Sonuç olarak, Fransa’nın 2013 yılında Mali’ye yönelik gerçekleştirdiği askeri müdahalenin kapsamının, diğer ülkelerinde daha fazla destek vermesiyle genişletildiği, bölgeyi yakından ilgilendiren gelişmeler arasında.

Ancak Fransa’nın bu müdahalesi, başta El Kaide olmak üzere bölgedeki silahlı grupların varlığını azaltmaktan ziyade daha kapsamlı bir boyuta getirdi. Daha önce Mali ile sınırlı olan çatışma bölgeleri bugünlerde Burkina Faso, Nijer hatta Fildişi Sahili’ne kadar olan bölgeyi kapsamına almış durumda.

Doğal kaynaklar bakımından Batı Afrika’nın en zengin ülkelerinden biri olan Mali, 2013 yılından bu yana Fransa’nın askeri müdahalesine şahit oluyor. Bölgede şu ana kadar yaşanan çatışmalarda sivillerin de dahil olduğu yüzlerce kişi öldü ve yaralandı.

Bölgedeki gücünü konsolide etmek için çaba gösteren ve etkinliğini büyüyerek artıran bir El Kaide varlığının bulunduğu Batı Afrika’da Fransa, son dönemde hız verdiği İslam ve Müslüman karşıtı tutumunun yansımalarıyla yüz yüze gelmek durumunda kalacaktır.

Fransa için El Kaide saldırılarından korunmanın yolu ise IŞİD’in bölgede, El Kaide karşıtı rekabetçi bir motivasyonla sağladığı ilerlemenin önünü kesmemek olacaktır. Çünkü El Kaide’nin bölgede daha fazla güçlenme çabalarının önünde, son günlerde gruba yönelik saldırılar başlatan IŞİD yapılanması bulunuyor.

Öte yandan Fransa, El Kaide başta olmak üzere cihat yanlısı grupların Batı Afrika’yı bir merkez üssü olarak kullanmasının kendisi için bir beka sorunu oluşturacağının farkında. Bu nedenle bölgedeki Fransız müdahalesinin uzun vadede devam edeceği, Fransa’nın bu bölgeden çekilme kararı alsa dahi arkasında kolaylıkla sözünü geçirebileceği kukla yönetimlere ihtiyacı olduğu bir gerçek.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Mepa News, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Her bir yorum 600 karakterle (boşluklu) sınırlıdır.