Yeni Pentagon Müfettişi: Afganistan savaşı kazanılmıyor

Yeni Pentagon Müfettişi: Afganistan savaşı kazanılmıyor

Ülkedeki sorunları özetleyen bir rapor hazırlayan özel müfettiş generalin çalışması hiç de iyimser bir tablo çizmiyor.

Kabil’de gerçekleşen çifte canlı bomba saldırısında en az 31 kişinin yaşamını yitirmesinin ve birçoğunun da yaralanmasının ertesi günü ABD ordusunun üst düzey müfettişlerinden bir tanesi, ABD’nin Afganistan işgaline dair iç karartıcı istatistikler içeren bir rapor yayınladı. 

Bahsi geçen rapor, ABD Savunma Bakanı James Mattis dahil birçok askeri yetkili tarafından aylardır verilmeye çalışılan iyimser durumla çelişiyor. 

Mattis, Mart ayında Afganistan’a gitmeden kısa bir süre önce yaptığı açıklamada, kendisinden önce aynı koltukta oturanların söylemlerini tekrar ederek; “Afganistan’da zafere doğru ilerliyoruz.” İfadelerini kullanmıştı. Mattis “zafer” kelimesinden kastının, Afganistan’ın hali hazırdaki hükümeti, Afgan güvenlik güçleri ve Taliban arasında siyasi bir uzlaşmanın sağlanarak, yeni kurulacak hükümetin kendini savunacak vaziyete getirilmesi olduğunu da sözlerine eklemişti.

nato1.jpg

2 Ağustos 2017 tarihinde Kandahar vilayetinde NATO konvoyuna düzenlenen bombalı saldırı

Ancak kendisinin ve Savunma Bakanlığında birlikte çalıştığı yetkililerin bu iyimserliği, Afganistan’ın yeniden inşasını teftiş eden özel müfettiş General John Sopko tarafından sunulan 3 aylık raporla büyük bir darbe yedi. 

30 Nisan tarihinde hazırlanıp, 1 Mayıs’ta yayınlanan 262 sayfalık rapor içerisindeki, rahatsız edici fakat asıl duruma ışık tutan birkaç istatistiği sizlerle paylaşmak istedik:

- Afgan ekonomisi 2012 yılında (GDP olarak) büyümeyi durdurdu ve son 6 yıldır sürekli olarak küçülmektedir. 

- Savaşın başlamasından bu yana ABD tarafından yapılan 126 milyar dolar rahatlatma ve yeniden inşa amaçlı hibe ve yatırımlara rağmen Afganistan uluslararası verilere göre dünyanın “iş yapılabilir ülkeler” sıralamasında 183. sıradadır. Afgan nüfusunun sadece üçte birinden daha azı elektrik hizmetinden faydalanabilmektedir. 

- ABD tarafından organize edilen birçok projeden sadece birkaçı bazı ekonomik kazanımlar elde edilmesini sağlamıştır. Bu kazanımların hepsi direkt harcamalarla başarıldığından, uzmanlar genellikle bu durumun yabancı yardım olmadan sürdürülebilirliğini kısa sürede kaybedeceğini belirtmektedir. 

- 2018’in ilk yıllarında Batı koalisyonu tarafından Afganistan’da yapılan hava saldırıları 2013’ten bu yana en yüksek seviyelere ulaştı. Kış sürecinde Taliban’ın yaptığı direkt saldırılarda düşüş oldu. Buna rağmen ülke istikrarsız halini sürdürüyor. Geçen yıl yaşanan “güvenlik olayları”nın miktarı savaşın başladığı tarihten itibaren en yüksek sayılara ulaştı. İlk temasta infilak etmeyen ağır mühimmatlar ve mayınlarla kurulan tuzaklar sonucu yaralanan veya ölen asker sayısı aylık ortalama 170 oldu. 

- Pazartesi günü gerçekleştirilen canlı bomba saldırısı benzeri saldırılar 2017 yılında yüzde 50 arttı. Koordineli saldırılar ve canlı bomba saldırıları sonucu oluşan bilanço sürekli şekilde artmaktadır. Mezhebe dayalı nedenlerle gerçekleştirilen saldırılar 2017 yılına üç katına çıktı. 

- Amerika, 2002 yılından bu yana Afganistan’da uyuşturucu üretimini azaltmak amacıyla 8.78 milyar dolar harcadı. Ancak haşhaş ekimi, sürekli artışa ilaveten sadece 2017 yılında %63 arttı. 

- ABD’nin Afgan güvenlik güçleri için harcadığı 78 milyar dolara rağmen ülke nüfusunun sadece %65’i hükümetin kontrol ettiği bölgelerde yaşamaktadır. Tüm Afganistan’da ABD karşıtlığı ve militan olma eğilimi hükümetin halk üzerinde daha ağır baskı kurmasına yol açtı. 

- Bu güne kadar 20,318 Savunma Bakanlığı personeli Afganistan’da yaralandı. 2017’deki sayılar, 2016 ve 2015’den çok daha fazla oldu. Şu anda Afganistan toprakları içerisinde 14.000 ABD askeri bulunmaktadır. Bu sayı az da olsa önümüzdeki dönemde artacaktır. 

- Afgan asker ve polis sayısı geçtiğimiz yıl “keskin” bir düşüş yaşadı. Afgan askerlerin içerden saldırıları ve daha sonra Taliban’a katılmaları şeklinde yaşanan olaylar artışa geçti. Güvenlik güçlerindeki üniformalı kadın personel sayısı azaldı. 

- Ülke çapında ABD ile işbirliği yapan çevrelerde ve bizatihi hükümet içerisindeki rüşvet ve yozlaşma, ülkenin gelişmesini engellemektedir.

- Rapora göre, ABD Adalet Bakanlığı, 2017 yılında 2013 yılına kadar uzanan eski rüşvet davalarında bir ilerleme kaydedilmediği gibi, ülke dışında yaşayan ve hakkında kesinleşmiş ceza bulunan şahısların uluslararası anlaşmalar devreye sokularak ülkeye iade edilmesi noktasında hiçbir girişim olmadığının altını çizdi ve Adalet Bakanlığı olarak bu başarısızlıkların Afgan hükümetinin siyasi irade noktasında yetersiz olmasına bağladığını belirtti.

Tercüme: Mepa News

İlgili Haberler
HABERE YORUM KAT
UYARI: Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Mepa News, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Her bir yorum 600 karakterle (boşluklu) sınırlıdır.