Dr. Talha Abdulrazaq

Dr. Talha Abdulrazaq

Irak'taki "yolsuzluk" operasyonları ne anlama geliyor?

Irak'taki "yolsuzluk" operasyonları ne anlama geliyor?

Bu sabah Bağdat'tan gelen tüm medya başlıklarına ve sosyal medyadaki hareketliliğe bir bakın.

Sabahın erken saatlerinde düzenlenen baskınlardan, üst düzey hedeflerden ve kelepçelerden çokça söz ediliyor. Başbakan Ali Zeydi, bunun "yeni bir Irak'ın şafağı" olduğuna inanmanızı istiyor. Kameraların kayıtta olmasını, flaşların patlamasını, Transparency International'ın sık sık dünyadaki en yolsuz ülkeler arasında gösterdiği bir ülkede genç, enerjik, reform yanlısı bir iş insanının nihayet temizlik yaptığına dair özenle yönetilen görüntüleri istiyor.

Ama bu tiyatronun ötesine bakalım. Şafak vakti gerçekte kimi aldılar?

Birkaç orta düzey satın alma müdürü, bakanlıklardan bazı kullanışlı ve gözden çıkarılabilir günah keçileri, hatta eski başbakanların akrabaları. Küçük balıkları yakalayıp ağa atıyorlar ve hesap sorulmasına aç saf bir kamuoyunu bununla tatmin edeceklerini sanıyorlar.

Peki ya yolsuzluğun büyük balinaları? Irak kleptokrasisinin en tepedeki yırtıcıları? Onlar yalnızca serbestçe dolaşmakla kalmıyorlar. Şimdi "güzelce temizlendiğine" inanmanızı istedikleri akvaryumu bizzat onlar inşa etti.

Tahran'ın Bağdat'taki en güçlü adamlarından biri olan Şii Nuri el Maliki, hala saraylarında rahatça oturuyor ve İran yanlısı Koordinasyon Çerçevesi'nin iplerini elinde tutuyor. Maliki, yönetimi altında yüz milyarlarca doların paravan şirketler, sınır ötesi döviz dolandırıcılıkları ve aslında var olmayan askerler için çarçur edildiği adamın ta kendisi. Bu var olmayan askerler 2014'te Irak'ın üçte birinin IŞİD'in eline geçmesine yol açmıştı.

Maliki hala Bağdat'taki nihai karar alıcı konumunda ve köşede Sam Amca'nın sessiz onayıyla İranlı efendilerinin emrinde çalışıyor.

Burada tamamen dürüst olalım. Neredeyse tüm sistem yolsuzluğa batmış durumda ve tutuklamaları yapan kişilerin bile muhtemelen aynı suçlamayla tutuklanması gerekiyor.

Bunun böyle olduğunu görmek için tarihte çok geriye gitmemize bile gerek yok. Aynı senaryoyu, yolsuzluğun kökünü kazıyacağını ve milisleri tasfiye edeceğini söyleyen Başbakan Mustafa el Kazımi döneminde gördük. Ancak dediklerinin hiçbiri olmadı.

Bunu Başbakan Muhammed es Sudani döneminde de gördük. Yüksek Yolsuzlukla Mücadele Kurumu'nu yeniden kurdu, ancak iddia ettiği hedefler Bağdat yazında bir yağmur damlasından daha hızlı kuruyup gitti.

Her başbakan kapıdan, yolsuzluğun belini kırma vaadiyle giriyor ve her biri neredeyse hiçbir şey başaramıyor. Neden? Çünkü Irak arızalı ve temelden zaafa uğramış bir devlet. Arızalı ve temelden zaafa uğramış siyasetçilerle dolu. Böyle bir devleti düzeltmek için arızalı ve temelden zaafa uğramış bir aygıt kullanılamaz.

Peki neden şimdi? Neden 2026 yazında bu baskınlar gerçekleştiriliyor?

Temel sebep, Irak siyasi sınıfının İran'ın 20 yıldır ilk kez geri adım atmak zorunda kaldığını gördükten sonra duyduğu korku.

Bölgeye bakmanız yeterli. Suriye'de Esed rejimi gitti ve İran'ın Lübnan'a uzanan kara köprüsü kesildi. Lübnan'da Hizbullah ağır bir ateşkese zorlanacak ölçüde hırpalandı ve Lübnan devleti artık İsrail'le anlaşmalar yapıyor.

Geçen yaz ve bu baharın başlarında İran'a düzenlenen yıkıcı askeri saldırıların ardından İran rejimi herkesin gözü önünde kan kaybetmeye zorlanıyor. Bu da Tahran'ın vekil güçlerinin başlarına ne gelebileceği konusunda korkuya kapılmasına yol açıyor.

Bağdat'taki siyasi elitler bir anda kendilerini soğuk, açıkta kalmış ve derin bir korku içinde hissediyor.

Bu bir yolsuzlukla mücadele operasyonu değil. Bu bir hayatta kalma hamlesi. Zeydi, Washington'da Trump için yüksek riskli bir gösteri sahneliyor. Kendi eski finansal aracı olan Al Janub Islamic Bank, birkaç yıl önce yasa dışı dolar akışları nedeniyle ABD Hazine Bakanlığı tarafından bloke edilmişti ve bankanın "Şii milislerin kara para aklayıcısı olduğu" öne sürülmüştü.

ABD, Irak'taki Frankenstein benzeri demokrasi canavarını terk etmeye karar verirse, Zeydi kendi yönetiminin Amerikan ekonomik baskısına karşı ne kadar savunmasız olduğunu gayet iyi biliyor. Bu sabahki baskınlar, Bağdat'ın uyumlu ve istikrar sağlayıcı bir ortak olduğuna Trump yönetimini ikna etmek için tasarlanmış ucuz bir siyasi tiyatro.

Bu, Sam Amca'nın onların gerçekte ne olduklarına, yani Tahran'daki yaralı rejimin basit ve yolsuz uzantıları olduklarına karşı doğrudan harekete geçmemesi için yeterli dikkat dağıtma çabası.

Ancak küçük aktörlerin bileklerine takılan birkaç kelepçe yapısal çürümeyi gizleyemez. Maliki gibi balinaları kamuoyu önünde adaletin karşısına çıkarmadığınız sürece sistem her zaman olduğu şey olarak kalır: Hükümet kılığına girmiş bir mafya.


Bu değerlendirmede yer alan ifadeler yazarın kendi görüşleridir ve Mepa News'in editöryel politikasını yansıtmayabilir.

Bu yazı toplam 301 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Mepa News, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Her bir yorum 600 karakterle (boşluklu) sınırlıdır.
Dr. Talha Abdulrazaq Arşivi