1. YAZARLAR

  2. Emanuele Ottolenghi

  3. Lübnan, Hizbullah’ın Latin Amerika’daki kokain ticaretinin güvenliğini sağlıyor
Emanuele Ottolenghi

Emanuele Ottolenghi

Siyaset bilimciYazarın Tüm Yazıları >

Lübnan, Hizbullah’ın Latin Amerika’daki kokain ticaretinin güvenliğini sağlıyor

A+A-

Lübnan Hizbullah’ın Latin Amerika’daki Kokain Ticaretinin Güvenliğini Sağlıyor

Ülkenin kurumları normal şartlar altında Hizbullah’ın etkisine karşı bir denge unsuru olması gerekirken aksine örgütün önünü daha da açmaktadır.

Trump yönetiminin İran’la geçmişte yapılan nükleer anlaşmadan çekildiklerini açıklamasından birkaç gün sonra, Washington, Tahran ve uzantılarına karşı başlatılan operasyon çerçevesinde Hizbullah’a yönelik yaptırımları sıkılaştırdı. Ancak garip bir şekilde ABD’nin Lübnanlı milis grup ile alakalı politikaları tutarsızlığını devam ettiriyor. Bir yandan Hizbullah’a karşı güç gösteri yapan ABD’li yetkililer diğer yandan Lübnan devletinin kurumlarına olan desteğine hiç hız kesmeden devam ediyor. Gözden kaçırılmaması gereken nokta ise bu devlet kurumlarının istisnasız hepsinin ya tam ya da büyük oranda Hizbullah kontrolünde olduğu gerçeğidir. Yani ABD bir nevi, Lübnan devleti üzerinden kendi ayağına sıkmaya devam ediyor.

ABD’nin izlediği politikaların zıtlığı bugünlerde Paraguay’da açık bir şekilde gözlemlenebilir. Ülkedeki Lübnan büyükelçiliği Hizbullah’ın mali kadrosunda görev yapmakla suçlanan Nader Muhammed’in sınır dışı edilmesini engellemek için elinden geleni yapıyor. Hizbullah’ın cephaneleri ve militanları daha çok Lübnan ve Suriye’de olabilir ancak Latin Amerika örgütün gelirlerinin çok büyük bir kısmını üreten suç şebekesinin operasyonları için vazgeçilmez bir sahne olmaya devam ediyor.

Paraguay sınırları içerisinde, Arjantin ve Brezilya’nın da dahil olduğu (üçlü cephe) bölgede Hizbullah’a bağlı kara para aklama işleri hızla büyümeye devam ediyor. Buna ek olarak, Hizbullah’ın bölgedeki ajanlarının yerel manada artış gösteren kokain kaçakçılığında büyük rol oynadığı biliniyor. Hatta işleri büyüten örgüt artık bölgedeki unsurların daha iyi yönetilebilmesi için kıdemli yetkilileri de buraya göndermeye başladı.

ABD’li siyasetçiler “üçlü cepheyi” 10 yıldan fazladır ihmal etti ve sonuç olarak çeşitli çevreler buralarda narkotik işleri için gayet uygun bir ortam buldular. Ancak ABD’nin son yıllarda tekrar başlattığı federal soruşturmalar neticesinde Hizbullah tarafından yürütülen milyarlarca dolarlık suç ağı gün yüzüne çıkartıldı. Hizbullah’ın bu hamleler karşısında kolay pes etmeyeceği ve bölgede yıllar boyu devam eden uğraşları sonucu kurdukları yerel ilişkileri devreye sokacakları beklenilen bir gelişmeydi. Beklenmeyen asıl nokta, Hizbullah’ın bunu Lübnan Büyükelçiliği üzerinden yapmasıydı. Fakat daha önce de belirttiğimiz gibi Lübnan devleti teknik olarak ABD tarafından Hizbullah’a karşı bir denge unsuru olarak kullanılmak isteniyordu ve bu çerçevede belirli bir oran güçlenmesine de izin verilmişti.

17 Mayıs tarihinde, ABD Hazine Bakanlığı Hizbullah üyesi yeni isimleri terör listesine eklediğini açıkladığı saatlerde, Paraguay’lı güvenlik güçleri Ciudad del Este’de Unique SA isimli bir döviz bürosuna operasyon düzenleyerek, büronun sahibi Ferhat’ı 1.3 milyar dolarlık kara para aklama şebekesinin bir parçası olduğu gerekçesiyle gözaltına aldı. Ferhat, Hizbullah’ın Dış Güvenlik Organizasyonu çatısı altındaki “Ticaret İşleri Kalemi” isimli, örgütün yasadışı finans ve uyuşturucu kaçakçılığı operasyonlarının yönetildiği bölümün bir üyesi olmakla suçlanıyor.

ABD, Ferhat’ı kendi sınırları içinde yargılamak istiyor. Bu, Hizbullah’ın kara para aklama operasyonlarının ABD’nin mali sistemine dokunduğuna dair en büyük gösterge ancak Lübnan devleti bu işlemin gerçekleşmemesi için elinden geleni yapıyor. 28 Mayıs’ta, Asuncion şehrindeki Lübnanlı mashalatgüzar Hassan Hijazi, Paraguaylı savcıya bir mektup göndererek ABD’nin Ferhat’ı teslim alma işlemlerini reddetmesini üstü kapalı bir şekilde rica etti.

Hijazi tabii ki de, Lübnan devletinin çıkarlarını savunmakla yükümlüdür. Ancak bunu, gözaltındaki şahsın konsolosluktaki işlemlerini başlatarak ve devletinin adını bu tür mali suçlardan uzak tutarak yapmalıdır. Benzer şekilde, iddia makamlarına konsolosluk olarak elinden gelen yardımı yapmayı vaat edebilir ve Lübnan devleti kurumlarını kendilerinden talep edilebilecek belgeleri hazır etmeleri için harekete geçirebilir. Ancak bunların tam aksi yönde hareket ederek, topraklarında misafir olduğu ülkenin yasal sürecine müdahale etmeye yeltenmesi diplomatik teyamüllerin hiçe sayılması demektir. Aynı zamanda, bu durum Beyrut’taki Dışişleri Bakanlığı'nın Lübnan devletinin çıkarları yerine Hizbullah’ın çıkarlarını korumayı tercih ettiğini göstermektedir.

Ne Paraguay yönetimi ne de Washington, böylesine bir skandalın sessiz bir şekilde geçiştirilmesine izin vermemelidir. Asuncion, Hijazi’yi derhal “persona non grata (istenmeyen adam)” ilan etmeli ve normalde yapılması gereken resmi törenlerden mahrum bırakarak kendisini Lübnan’a göndermelidir. Bu şekilde atılacak bir adım Hijazi’nin patronu yani Lübnan Dış İşleri Bakanı Gebran Bassil’e açık bir mesaj verecektir. “Ya bizden yardımlar almaya devam edersiniz, ya da Hizbullah’ın peşine takılırsınız ancak her ikisini de yapıp bunun yanınıza kar kalacağını aklınızdan dahi geçirmeyin.”

ABD’li yetkililer Paraguay’ı, Lübnan’lı diplomatların cezalandırılmasının ve suçluların kendilerine teslim edilmesinin izlenilmesi gereken doğru yol olduğuna dair ikna etmelidir. Ferhat’ın kara para aklama ağı, Hizbullah’ın bölgede kurduğu düzenin sadece görünen kısmıdır. Ferhat’ın ofisine baskın düzenleyen güvenlik güçleri, yaptıkları aramalarda, isimleri belirlenen bazı şirketler tarafından kesilmiş, alıcı kısmı bilerek boş bırakılmış, milyonlarca dolar değerinde ileri tarihli çek ele geçirdi. Bu şirketlerden bazıları markalı mal ithal eden toptancılar, bu demek oluyor ki, baskın düzenlenen döviz bürosu büyük ihtimalle, kara para aklama şebekesinin bir parçası olarak, mal karşılığı uyuşturucu ticareti yapan bir ofis olabilir. Bu tür kirli işlerin sorunsuz bir şekilde yürütülmesi için yerel yetkililerin de işin içinde olması gereklidir. Bu örnekte de yerel yetkililer ABD ve Dubai üzerinden kargo uçaklarıyla, Ciudad Del Este şehrindeki Guarani Uluslararası Havaalanı’na haftalık olarak gelen ve giden malları neredeyse hiç kontrol etmemiş görünüyor.

Geçmişte sonuçlandırılmış ve hala soruşturmanın devam ettiği davalar, bu havaalanının, büyük bir kısmının ABD üzerinden gerçekleştiği yasadışı kaçakçılığın bir kapısı olduğunu kanıtlıyor. Miami’de FBI’ın Müşterek Terörizm Görev Kuvveti tarafından soruşturmanın devam ettirildiği bir davada, her hafta düzenli olarak Miami-Ciudad Del Este arasında gerçekleştirilen kargo uçuşlarında taklit elektronik aletlerin bölgeye gönderildiği belirlendi. Geçtiğimiz yıl, Paraguay Hizbullah ile bağlantılı olduğu tespit edilen ve aynı havaalanı üzerinden kokain ticareti yaparken yakalanan bir Lübnanlıyı Miami’de yetkililere teslim etmişti. Bu şahış gözaltına alındıktan sonra, yetkililer asıl planın Houston merkezli bir şirket üzerinden kargo uçağı ile her ay 100 kilo kokainin ülkeye sokulması olduğunu keşfettiler. ABD’li yetkililer tarafından son günlerde söz konusu havaalanında yapılan incelemelerin, yerel yetkililerin yozlaşma seviyesinin sadece küçük bir kısmını ortaya çıkarttığından söz ediliyor.

Paraguaylı yetkililer şu anda kadar başarılı bir işbirliği örneği sergiledi ancak ülkedeki durum sebebiyle kaçakçıların devlet yönetimine baskı yapması da gayet olası bir seçenek gibi görünüyor. Ferhat’ın ülke sınırları içerisinde yargılanması halinde, bu şahıs büyük bir ihtimalle görülen davadan berat edecektir. Paraguay’daki Hizbullah ajanlarının yakalanması için geçmişte birçok fırsat kaçırıldı. Geçtiğimiz Aralık ayında, yerel cezaevi personelinin refakat ettiği Hizbullah bağlantılı iki uyuşturucu kaçakçısı nakil esnasında kaçtı. Asuncion yönetimi, ABD tarafından 10 seneyi aşkın süre önce yürürlüğe sokulan Hizbullah’ın “üçlü cephedeki” uyuşturucu operasyonlarına yönelik yaptırımları uygulama adına tek adım dahi atmıyor. Bu durumdan faydalanan Hizbullah ajanları ise, Paraguay sınırları içerisinde yaşamaya ve “ticaretlerini” sürdürmeye devam ediyor.

Emanuele Ottolenghi'nin Foreign Policy'de yayınlanan bu yazısı Mepa News okurları için tercüme edilmiştir. 

Bu yazı toplam 4426 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Hakaret içeren ve imla kurallarına dikkat edilmeden yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.