Hesham Gaafar

Hesham Gaafar

Sisi görevi bıraksa da Mısır ordunun kontrolünde kalacak

Sisi görevi bıraksa da Mısır ordunun kontrolünde kalacak

Mısır Askeri Akademisi'nin 17 Ekim'deki ilk mezuniyet töreninde Cumhurbaşkanı Abdulfettah es Sisi, birçok Mısırlının artık duymayı beklemediği bir şey söyledi. "Hayatta olursam" dedi ve "2030'un cumhurbaşkanlığının sonu olacağını ve konunun tamamen kesinleştiğini" ilan etti.

Haberlerin çoğu bununla sınırlı kaldı. Ancak konuşmanın asıl önemli bölümü daha sonra geldi: Sisi, Mısırlıların gelecekte cumhurbaşkanlarını, bakanlarını ve valilerini aralarından seçeceği, 40-50 yaş arasında doktora sahibi kişilere akademide 7 bin 500 saati aşan, 30 aylık bir eğitim programı önerdi.

Silahlı kuvvetler, "maliyeti ne olursa olsun" programı finanse edecek, meclis başkanı ile yükseköğretim ve adalet bakanlarının yer aldığı bir komite de seçim kriterlerini belirleyen bir yasa hazırlayacaktı.

Konuşmanın bu iki bölümü birlikte ele alındığında, iktidarı Mısırlılara geri vermek yerine kendisinden sonra nerede bulunacağına karar veren bir cumhurbaşkanı ortaya çıkıyor. Cevap ise ordu.

Kişilere bağlı her rejim aynı ikilemle karşılaşır: Bir halef belirlemek rakip oluştururken kimseyi belirlememek, seçkinleri oluşacak boşluk için mücadele etmek zorunda bırakır. Sisi her iki durumdan da kaçınmaya çalışıyor. 2019 değişiklikleri ona cumhurbaşkanı yardımcısı atama yetkisi veriyor ancak Sedat ve Mübarek'in iktidara gelmek için kullandığı bu yolu hiç kullanmadı.

Bunun yerine halefi değil, iktidara açılan kapıyı kurumsallaştırıyor. Böylece bundan sonra kim yönetime gelirse gelsin, ordunun sahip olduğu ve finanse ettiği bir kurumdan geçmek zorunda kalacak.

Akademi yıllardır bu role doğru ilerliyor. Yeni atanan imamlar, öğretmenler, hakimler ve diplomatlar için zorunlu kurslar düzenliyor. Sisi, eylülde akademiyi "Mısır devletinde istihdama açılan bir kapı" olarak tanımladı.

Yeni öneri, atananları eğitmekten yönetenleri eğitmeye uzanan son basamağı çıkıyor. Şubatta atanan Savunma Bakanı Eşref Salim Zahir, göreve geldiği güne kadar akademiyi yönetiyordu.

Ordunun vetosu

İkinci unsur olan veto, zaten anayasada yazılı. Sisi, silahlı kuvvetlere "anayasayı ve demokrasiyi" ve "devletin sivil niteliğini" koruma görevi veren 200. maddeyi yüksek sesle okudu ve bu hükümde 2014'te kendisinin ısrar ettiğini söyledi. Oysa bu ifade, kendi iktidarını da uzatan 2019 değişiklikleriyle gelmişti.

Ardından, "az önce okuduğu metin uyarınca hiçbir kötü niyetli kişi, hain ya da suçlunun yönetimin başına geçmeyeceğini" vaat etti ve "söylemediklerim söylediklerimden daha fazla" diye ekledi.

Ortaya, tercih edilen bir seçkinler grubunu üreten yumuşak bir eleme mekanizması ile kimin tehdit sayılacağına ordunun karar vermesini sağlayan kesin bir veto çıkıyor. Sisi, "Kimseyi engellemeyeceğiz" dedi. Kapı resmen açık, ama başında nöbetçi var.

Bunların hiçbiri anayasaya dokunmayı gerektirmiyor. Çünkü 141. madde, cumhurbaşkanı adayları için "diğer koşulların" yasayla belirlenmesine izin veriyor.

Olağan bir yasayla doktora, belirli bir yaş aralığı ve akademi sertifikası şartı getirilebilir. Böylece anayasaya "dokunulmayacağı" sözü harfiyen tutulurken iktidara erişimin kuralları tamamen değiştirilebilir.

Kalan 43 ayın 30'u eğitim için gerektiğinden, yasanın 2027'de kabul edilmesi gerekiyor. Bu, söylentilerde Sisi'nin iktidarını uzatacak bir anayasa değişikliği için işaret edilen yılın ta kendisi.

Tetikleyici unsur sokakta değil, rejimin içinde. Kasım 2025'te, formalite olması beklenen parlamento seçimleri, devletin kendi kurumları arasında açık bir rekabete dönüştü.

Mada Masr'ın haberlerine atıfta bulunan Hossam el-Hamalawy'ye göre, Vatanın Geleceği Partisi'ni destekleyen İçişleri Bakanlığı güvenlik aygıtı, rejime sadık rakip partileri destekleyen Genel İstihbarat ve Askeri İstihbarat ile karşı karşıya geldi.

Sisi kamuoyu önünde müdahale etti ve seçim kurulu 19 seçim bölgesindeki sonuçları iptal etti. Mahkemeler daha sonra çok daha fazlasını geçersiz saydı.

Neden şimdi ve ne amaçla?

Sisi, 29 Eylül'de kabine, valiler, ordu ve polis yöneticileriyle yaptığı toplantıda, "İçişleri Bakanlığını yargıya, orduyu bir başkasına, kurumları birbirine karşı" kışkırtma girişimlerinden söz etti ve yetkilileri görüşlerini gizlemekten vazgeçmeye çağırdı.

İki hafta sonra anayasanın dokunulmaz olduğunu ilan etti. Bundan üç gün sonra da 2030'u açıkladı.

2025'in gösterdiği şey, Mısır'ın güvenlik aygıtının birliğinin kendi yapısına değil, tek bir hakeme dayanmasıydı. Sisi ayrılacağını açıkladığı anda her kurum konum almaya başlıyor. Akademi önerisi, kendisi ayrılmadan önce bu hakemliği orduya devretmeyi amaçlıyor. Ancak dizginlemeye çalıştığı rekabeti bizzat kışkırtabilir.

Sisi'yi 2050'ye kadar iktidarda kalmaya çağırarak ömür boyu cumhurbaşkanlığı tartışmalarını yeniden canlandıran kampanya da dahil olmak üzere başka baskılar, haleflik meselesini açık bırakmanın maliyetini artırdı.

IMF programı aralıkta sona eriyor. Mısır'ın finansman ihtiyacının ise 2030'a yakın bir tarihe kadar yüksek seyretmesi bekleniyor. Suudi Arabistan'ın 5 milyar doları aşan mevduatının vadesi ekimde doldu. Yemen'deki savaş da yeniden alevlenerek Kızıldeniz taşımacılığını tehdit etmeye başladı.

Sisi aynı konuşmada, Suudi Arabistan'ı yöneticilerinin "talimatları doğrultusunda" savunma sözü verdi. Körfez'deki destekçilere ve alacaklılara verilen mesaj, şimdi kullanılabilecek bir ordunun bulunduğu ve Mısır'ın 2030'dan sonra da öngörülebilir olacağıydı.

Daha derindeki anlam, önerinin siyasete nasıl bir alan tanıdığında yatıyor. Sisi'ye göre yönetme yeterliliği, "devletin ne anlama geldiğini" bilmektir ve "yalnızca iyi düzenlenmiş iki kelime söyleyen hiç kimse Mısır'ı yönetebileceğini düşünmemelidir." Bu anlayışta siyaset, devlete ilişkin teknik bilgidir ve bunu yalnızca devlet onaylayabilir.

Bu tasarım, liderlerin yetişmesinde partilere, sendikalara ya da toplumsal hareketlere hiçbir rol bırakmıyor. Fiilen akademi, yöneticilerin yetiştiği okul olarak parlamentonun yerini alıyor. Meşruiyet de seçmenlerin performansı değerlendirmesiyle ortaya çıkan rızadan, diploma veren bir kurumun onayladığı yeterliliğe kayıyor.

"Saygın" bir üniversiteden alınmış doktora ve 30 aylık tam zamanlı eğitim şartı da az sayıda muhalifin, işçinin ya da taşralı siyasetçinin geçebileceği bir sınıfsal filtre oluşturuyor.

Birden fazla yol

Önerilen muafiyetlerden biri özellikle dikkat çekiyor. Sisi, bakanlıklarda altı yıl ya da daha uzun süre görev yapanları muaf tutacak. Bu deneyimin onları "bir devletin sorumluluğunu" üstlenmeye yeterli kıldığını söylüyor.

Program 2029'dan önce mezun veremeyeceği için 2030'daki gerçekçi adayların, kariyerlerini Sisi'ye borçlu olan bu muaf teknokratlar havuzundan çıkması muhtemel. Hüküm bakanlıkları kapsıyor, ancak güvenlik kurumları hakkında hiçbir şey söylemiyor.

Böyle bir halef, tasarımı gereği zayıf olacaktır. Bu durum ordunun işine gelebilir, ama görevden ayrılan cumhurbaşkanına da alan bırakır.

2019 değişiklikleri toplamda iki dönemden fazlasını değil, art arda iki dönemden fazlasını yasaklıyor. Sisi'ye ek dönem hakkı veren geçici madde, başkanını kendisinin seçtiği bir anayasa mahkemesinin yorumuna açık. Bir halefin istifa etmesi durumunda ise 90 gün içinde seçime gidiliyor. Bunların hiçbiri bir niyetin kanıtı değil, ancak verilen söz birden fazla yolla tutulabilir.

Sisi'nin sicili temkinli olmayı gerektiriyor. 2013'te aday olmayacağını söyleyip ardından aday oldu. 2017'de dört yıllık iki dönemi destekledi, ancak 2019 değişiklikleri iktidarını uzattı. Yine de bu söz, önceki tüm sözlerinden daha somut. Bir tarihe, komiteye, bütçeye ve takvime bağlı.

Güvenlik kurumlarından birine yakın parlamento kaynakları, Mada Masr'a Sisi'nin Mübarek'in makama tutunma hatasını tekrarlamak istemediğini söyledi. Artık çıkarı bir kişiye değil, kurallara bağlanmış bir ordu varken geri adım atmak maliyetli olacaktır.

Asıl sınav 2030'da değil, 2027'de gelecek. Bu sınav, seçim komitesinde kimlerin yer alacağına, programın adaylık şartına dönüşüp dönüşmeyeceğine, muafiyetin güvenlik kurumlarını kapsayacak şekilde genişletilip genişletilmeyeceğine ve sonunda bir cumhurbaşkanı yardımcısı atanıp atanmayacağına bağlı.

Mısır cumhurbaşkanları görevden nadiren kendi istekleriyle ayrıldı. Sisi ayrılmayı seçebilir, ancak bunu ordunun siyasi rolünü sona erdirmek yerine kökleştiren ve temsilin yerine idareyi koyan koşullarla yapabilir. Mısırlılar için mesele, onun 2030'da ayrılıp ayrılmayacağından çok, ardında bırakacağı herhangi bir şeyin kendilerine seçim yapma hakkı tanıyıp tanımayacağı.


Middle East Eye'da yayınlanan bu değerlendirme Mepa News okurları için Türkçeleştirilmiştir. Değerlendirmede yer alan ifadeler yazarın kendi görüşleridir ve Mepa News'in editöryel politikasını yansıtmayabilir.

Bu yazı toplam 249 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Mepa News, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Her bir yorum 600 karakterle (boşluklu) sınırlıdır.
Hesham Gaafar Arşivi