John Vandiver

John Vandiver

ABD'nin Somali'deki askeri çözüm düşüncesi uzun vadede hayal kırıklığı yaratacak

ABD'nin Somali'deki askeri çözüm düşüncesi uzun vadede hayal kırıklığı yaratacak

Somali'deki stratejinin güncellenmesi çağrısında bulunan yeni bir rapora göre, 2022 yılında ABD askerlerinin Somali'ye geri dönmesi için yapılan baskı, kısmen ABD Afrika Komutanlığı'nın Amerikan topraklarına yönelik terör tehlikesine ilişkin abartılmış bir tehdit değerlendirmesine dayanıyordu.

Çok uluslu bağımsız bir düşünce kuruluşu olan International Crisis Group, Beyaz Saray'ın, eski Başkan Donald Trump'ın yönetiminin son günlerinde 700 ABD askerinin tamamını Doğu Afrika ülkesinden çekme kararını tersine çevirmesine yol açan perde gerisindeki tartışmayı ayrıntılarıyla ele alıyor.

Geçtiğimiz hafta yayınlanan rapor, ABD ordusunun hava saldırılarını ve Somali'nin tecrübesiz silahlı kuvvetlerini güçlendirmeye yönelik asker konuşlandırmalarını içeren uzun soluklu çatışmayı sona erdirmek için askeri olmayan araçlara daha fazla önem verilmesi çağrısında bulunuyor.

Somali'ye asker konuşlandırılması tartışmaları sırasında ABD Afrika Komutanlığı'nı yöneten emekli General Stephen Townsend, Trump'ın çekilme emriyle ortaya çıkan güvenlik durumuna ilişkin vahim bir tablo çizdi.

Somali'ye geri dönmeye karşı çıkılmadı

Townsend kendisinin "işe gidip gelme" olarak nitelendirdiği, AFRICOM misyonunun güç rotasyonuna indirgenmesinden bu yana Eş Şebab grubunun daha da güçlendiğini hem kamuoyu önünde hem de özel olarak tartıştı.

Townsend 2022 yılında Senato Silahlı Hizmetler Komitesi'ne verdiği demeçte "Doğu Afrika'da El Kaide'ye bağlı Eş Şebab örgütü Somali'de barış, güvenlik ve siyasi ilerlemeye zarar verirken, ABD'nin bölgedeki ve anavatandaki vatandaşlarına ve çıkarlarına yönelik en büyük tehdit olmaya devam ediyor." dedi.

Townsend sözlerine şöyle devam etti: "Kontrol altında tutulmadığı takdirde Eş Şebab kısa süre içinde Somali sınırlarının ötesine geçerek bölgesel istikrar ve Amerikan çıkarları için daha da büyük bir tehdit haline gelecektir."

International Crisis Group'un mevcut ve geçmiş ABD hükümet yetkilileriyle yaptığı görüşmeleri içeren raporunda, askerlerin sahaya geri dönmesi planına çoğunlukla itiraz edilmediği de belirtildi.

Raporda şu ifadeler yer aldı:

"Bazı ABD'li yetkililer Townsend'in özellikle ABD topraklarına yönelik tehdidi abartıyor olabileceği hissine kapılsa da Townsend'in pozisyonu Savunma Bakanlığı'nda çok az muhalefetle karşılaştı. Bakanlığa siyasi olarak atanan ve teröre karşı savaşın daraltılmasını destekleyen kişiler bile Townsend'in önerisine şiddetle karşı çıkmadı."

Sonuç olarak Somali'deki askeri statükoya geri dönüldü ve şu anda ülkenin İslami militanlara karşı on yıllardır süren mücadeleyi destekleyen birkaç yüz asker bölgede bulunuyor.

AFRICOM raporun bulgularına ilişkin yorum talebine hemen yanıt vermedi.

Yeniden konuşlanma kararının neden bu kadar az dirençle karşılaştığının olası bir açıklaması, bu tercihin Pentagon'un konfor alanına uygun olmasıdır: Nispeten düşük bir maliyetle az sayıda asker, bölgenin ötesinde büyüyen bir tehdidi kontrol altına almaya yardımcı olabilir.

Rapora göre Pentagon ve Dışişleri Bakanlığı yetkilileri nihayetinde askerleri geri gönderme hamlesinin "en az kötü seçenek" olduğuna inanıyordu.

Yine rapora göre, bazı Beyaz Saray yetkilileri şüpheci olsa da, riskler ciddi bir bürokratik direniş için yeterince yüksek değildi:

"Kuşkusuz bu çekingenliğin birkaç nedeni vardı. Bunlardan biri muhtemelen terör saldırısı tehdidinin, kendi yönetimleri sırasında bir terör saldırısı yaşanmasını asla istemeyen üst düzey liderler üzerinde ağır bir yük oluşturmasıydı."

"Uzun vadede hayal kırıklığı yaratacak"

Böyle bir bakış açısı, "en ufak bir riski bile hafifletmek için" asker konuşlandırmaya bel bağlayan bir politikaya yol açıyor.

ABD için en önemli soru, Somali'de küçük bir askeri varlığın Eş Şebab'ın ortadan kaldırılmasını sağlayıp sağlamayacağı. International Crisis Group, Somali'deki siyasi karmaşalar ve Eş Şebab'ın kanıtlanmış dayanıklılığı göz önüne alındığında, mevcut yaklaşımın uzun vadede hayal kırıklığı yaratacağının neredeyse kesin olduğunu savunuyor.

ABD'nin buradaki yaklaşımına tesir etmesi muhtemel faktörlerden biri, terörle mücadele kampanyasının bir ulus inşası çabasına dönüştüğü ve nihayetinde başarısız olduğu Afganistan savaşıdır.

International Crisis Group, askeri olmayan faaliyetlere daha fazla yatırım yapmaktan çekinen ABD'nin Somali'de "şu anda orantısız bir şekilde militarist bir denge yarattığını" söylüyor.

Raporda ABD'nin Somali'deki farklı gruplar ve aşiretler arasında siyasi uzlaşma çabalarına ağırlık vermesi tavsiye ediliyor.

Ayrıca, askeri operasyonlar Eş Şebab'ı zayıflattığından, ABD'nin Somali hükümetine terör örgütüyle müzakerelerde yardımcı olmak için bir fırsat kollaması gerektiği savunuluyor.

Raporda şu ifadeler yer alıyor:

"Eş Şebab'ın askeri olarak yenilemeyeceği yönündeki genel kabul gören analizin bir sonucu da, bir noktada grupla yapılacak bir anlaşmanın ülkeyi istikrara kavuşturmak için en iyi umudu sunabileceğidir. Washington'daki pek çok yetkili diyaloğun söz konusu olabileceğini kabul etmekle birlikte, bu amaca yönelik uzun vadeli planlama ihtiyacını görmezden gelme eğilimindedir."


John Vandiver tarafından kaleme alınan ve Stars and Stripes'ta yayınlanan bu değerlendirme Mepa News okurları için tercüme edilmiştir. Değerlendirmede yer alan ifadeler yazarın kendi görüşleridir ve Mepa News'in editöryel politikasını yansıtmayabilir.

Bu yazı toplam 1256 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Mepa News, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Her bir yorum 600 karakterle (boşluklu) sınırlıdır.
John Vandiver Arşivi