1. YAZARLAR

  2. Mahmut Cemil İnce

  3. Entelektüel paradigmaya pratikle yön vermek
Mahmut Cemil İnce

Mahmut Cemil İnce

Köşe yazarıYazarın Tüm Yazıları >

Entelektüel paradigmaya pratikle yön vermek

A+A-

Çağı, siyaseti, sosyolojiyi, insan alışkanlıklarını, ezcümle yaşayışa dair her şeyi belirleyen temel şey, çağa hükmeden entelektüel paradigmadır.

İçerisinde bulunduğumuz çağa ise genel olarak, bu çağın kuruluş aşamasında yaşayan düşünürlerin ve onlardan beslenen devletlerin hakim paradigması yön vermektedir.

Avrupa genelinde aydınlanmacı, ilerlemeci, pozitivist ve seküler bir temelle ortaya çıkan genel felsefe zamanla dünyaya egemen olmuştur. Dünyanın her yerinde aşina olunan ahlaki normların tamamıyla ortadan kaldıran bir düşünce tarzına, Avrupa'nın biriktirdiği (yahut gasp ettiği) maddi kaynaklar ve makina gücü eklenince, Batı kaba kuvvetle dünyaya tamamen egemen olabilmiştir.

"Organize şiddetin kullanımı" ile dünyaya egemen olunmasının ardından, hakim entelektüel paradigma da kendisini dünyaya tamamen dayatmıştır. 2 asırdan uzun süredir iktisat, sosyoloji, siyaset, medya, din vesaire insana egemen olan her disiplin bu anlayış tarafından şekillendirilmiştir.

Bu anlayışın muhalifleri dahi ekseriyetle bu çağın eğitim sistemlerinin elinden geçtiğinden maalesef bu çağın etkisini ciddi şekilde taşımaktadır.

İslami çabalar

İslami faaliyetler de hakim entelektüel paradigmadan nasibini almaktadır elbette.

Bu açıdan baktığımızda İslam dünyasında birçok yapının, ekolün ve grubun tamamen mevcut çağı oluşturan düşünsel dünyanın sınırları içerisinde faaliyet göstermekten ibaret olduğunu ibretle görürüz.

Oysa ki Müslümanların ilkeler ve paradigmalar dünyası kendine has sınırlara sahiptir. İslam'ın yol, yöntem, usul, üslup, ahlak, terbiye ve faaliyet metotları, çağın dayattığı metotlardan anlamlı bir şekilde ayrılmaktadır.

Ve söylemek gerekir ki, "çağın gerektirdiği" şekillerde, "çağın ahlakı" ile, "çağın ilkeleri" ile yapılan çalışmalar genellikle akametle sonuçlanmaktadır.

Bu noktada, maalesef isteyerek yahut istemeyerek içerisine düşülen derin bir çelişki söz konusudur. Müslümanlar paradigmalarını belirlerken neyi esas alacak? İslami temelleri mi, bu çağın temellerini mi? Yine maalesef, bu tartışma da "İslami ilkeleri çağın gerekleriyle birleştirmek" gibi, esastan yoksun bir genelleme ile aşılmaya çalışılmaktadır. Oysa bunu yaptığını iddia etmekte olan kesimlerin tamamen çağın önerdiği yol ve yöntemleri benimseyerek İslami bir paradigmadan uzaklaştığı açıktır. Kimileri bu çağın gereklerini yapmayı "istemeden" kabul ederken, kimileri için ise bu bir konfor alanı tercihidir.

Paradigmaya yön vermek

Yeni bir çağın inşası, yepyeni bir entelektüel paradigmanın inşası ile mümkün olabilir.

İnsana nasıl yaşanacağını, inanılacağını, tüketileceğini, sevileceğini, nefret edileceğini, velhasıl hayata dair tüm nasılları öğretecek bir paradigma.

Neyin ahlaki olduğunu, neyin yapılması gerektiğini gösteren, insanların tabii seyrine yön veren yeni bir anlayış bütünü.

Zira mevcut entelektüel paradigmanın ve bu paradigma neticesinde oluşan insan yaşayışı ve alışkanlıklarının bizleri getirdiği nokta ortada.

Entelektüel paradigmaya pratikle yön vermek, yeni bir çağı doğurmak isteyen Müslümanların temel hedefi olmalıdır. Yeni bir çağ ancak gerçek bir hedef ve gerçek fedakarlıklarla sağlanabilir. Müslümanların topraklarının İslam'ın gösterdiği yollarla özgürleşmesi, bu hedefe giden yolun başlangıcıdır.

Esasını İslam'ın temel ilkelerinden alan bir hareket anlayışı, beraberinde, kendi kendini doğuran bir paradigmayı getirecektir. Ve nihayetinde, İslam'ın ilmi kaynakları ve usulünden beslenerek, çağa egemen olan yeni bir entelektüel paradigmayı inşa etmek mümkün olacaktır.

Mevcut paradigmanın iflasının ilanı ve izahı, bunun tüm etkilerinin kazınması ve yeni paradigmanın ilmek ilmek işlenmesiyle, insanlara yeni bir ufuk gösterilebilir.

Ne için yaşanacağını, nasıl harcanacağını, nasıl yönetileceğini, nasıl tüketileceğini, nasıl inanılacağını gösteren yeni bir ufuk...


Bu değerlendirmede yer alan ifadeler yazarın kendi görüşleridir ve Mepa News'in editöryel politikasını yansıtmayabilir.

Bu yazı toplam 3222 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Mepa News, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Her bir yorum 600 karakterle (boşluklu) sınırlıdır.
2 Yorum