Foreign Policy: Sisi Mısır'ı yok etmeden önce dünya onu durdurmalı

Foreign Policy: Sisi Mısır'ı yok etmeden önce dünya onu durdurmalı

Foreign Policy, Küresel Kalkınma Araştırmaları Merkezi direktörü Mustafa Yusuf'un kaleme aldığı bir makaleyi yayınladı.

Mepa News | Çeviri makale

Foreign Policy dergisi, Küresel Kalkınma Araştırmaları Merkezi direktörü Mustafa Yusuf'un kaleme aldığı bir makaleyi yayınladı.

Mustafa Yusuf'un makalesinde "General Sisi son konuşmasında, basit ve mütevazı evlerinde yaşayan milyonlarca Mısırlıyı, çarptırıldıkları ağır para cezalarını ödemedikleri takdirde evlerini yıkacakları konusunda tehdit etti. Öte yandan raporlara ve kamuoyu yoklamalarına göre, bu sıradan insanların çoğu bu cezaları ödeyemeyecek." ifadeleri dikkat çekerkenken makalenin tamamı Mepa News okurları için Türkçeleştirildi.

Yusuf, ''Mısır yönetimi, Sisi rejiminin ana destekçileri olan BAE ve Suudi Arabistan'ı etkileyen Covid-19 salgınının turizm ve petrol fiyatları üzerindeki etkisinden dolayı büyük bir açıktan muzdarip. Koşullar, bu devletlerin Mısır'daki askeri rejimi destekleme gücünü zayıflattı.'' ifadelerini kullanırken, ''Sisi'nin Mısırlılara olası olmayan vergiler uygulamaktan başka seçeneği olmadığını'' belirtti.

"Mafya yönetimi" benzetmesi

Örneğin Botsvana, Ruanda veya Singapur, başarılı ekonomik kalkınma deneyimlerine odaklandı, yolsuzluğa karşı çok çalıştı ve insan sermayesine yatırım yaptı. (Sisi ise) aksine, devleti mafya tarzı yönetip, sağlık ve eğitime herhangi bir hizmet veya yatırım sağlamadan insanları köleleştiriyor, tehdit ediyor ve onlara çok yüksek vergiler dayatıyor.

Temmuz 2013'ten günümüze Mısır'daki mafya tarzı yönetim, 1973-1986 arasındaki eski askeri rejimler olan Şili'deki Augusto Pinochet rejimi ve Arjantin'deki Jorge Rafael Videla rejimiyle aynı. Bu mafya senaryosu, bir ülkenin yönetilebileceği en kötü senaryo olup etkileri felakettir.

Sisi yönetimi, doğrudan yabancı yatırımı ve yatırımcıları çürüyen altyapıyı eski haline getirmeye teşvik etmek yerine, Süveyş Kanalı'nın 12 milyar dolarlık bir maliyetle genişletilmesi gibi verimsiz projelerde ülkenin zaten sınırlı olan imkanlarını harcıyor. Bu gereksiz genişlemeyi kutlamak bile 10 milyon dolara mâl oldu. 

Hukukun Üstünlüğü Küresel Endeksi'nde 128 üzerinden 125. sırada yer alan bir ülkeye yatırım yapmak için kumar oynayabilecek yabancı yatırımcı da yok. Endeksin 2020 tahminine göre Mısır, hukukun üstünlüğü endeksindeki en büyük düşüşü yaşadı. Dolayısıyla bu da herhangi bir potansiyel yatırımcıyı korkutuyor ve soğutuyor.

"Paraların çoğu yozlaşmış generallerin cebine girdi"

Sisi rejimi altında Mısır, Suudi Arabistan ve BAE hükümetlerinden cömert yardımlar aldı. Demokrasi, hem Suudi Arabistan'da hem de BAE'de diktatör rejimlerinin en büyük düşmanıdır. Suudi Arabistan, herhangi bir şekilde siyasi muhalefet yapan herkesi hapse atmasıyla değil, aynı zamanda gazetecileri ve muhalifleri öldürmek için suikast timleri göndermesiyle de biliniyor.

BAE ise BM raporlarına göre dünyanın en kötü insan haklarına sahip ülkelerinden biri. İki ülke birlikte Arap Baharını bastırmak ve Ortadoğu'da demokratik bir devletin kurulmasını önlemek için 50 milyar dolardan fazla harcarken bu paranın çoğu diktatörlerin ve yozlaşmış generallerin cebine girdi.

2019 Dünya Mutluluk Raporu'na göre Mısır, 156 ülke arasında 137. sırada yer aldı ve bu da onu dünyada yaşanacak en sefil ülkelerden biri yaptı. Enflasyon oranları ile sağlık ve eğitim harcamalarında devam eden düşüş nedeniyle 2018'de Mısır'da yoksulluk içinde yaşayan insan sayısı toplam nüfusun 1/3'üne yükseldi.

Rejim, insani sermayeye yatırım yapmak yerine 90 milyar dolarlık bir bütçeyle seçkin zümreler için oluşturulacak bir idari sermayeye devlet fonlarını yatırıyor. Sisi, Beyaz Saray'dan neredeyse on kat daha büyük yeni bir başkanlık sarayı istedi.

Sisi, Mısırlılara, idari başkentin Afrika'daki en yüksek kule, en büyük cami ve en büyük kiliseyi içereceğine söz verdi. Bununla birlikte Sisi hükümeti benzeri görülmemiş bir şekilde borçlandı. Temmuz 2013'te Mısır'ın borcu 43 milyar dolardı. Temmuz 2020'de borç 124 milyar doların üzerine çıktı. Aynı dönemde iç borç 90 milyar dolardan 278 milyar dolara çıktı.

Küresel Kalkınma Araştırmaları Merkezi direktörü Mustafa Yusuf, ''Mısır yönetiminin maalesef borca ​​bağımlı olduğunu ve borcun, gayri safi yurtiçi hasılaya kıyasla (GSYİH) her yıl çok daha yüksek bir oranla arttığını" vurguladı.

Bugün Mısır öngörülemez ve kırılgan bir durumda. Ortadoğu'nun sosyal adalete ve sosyo-ekonomik kalkınmaya çok ihtiyacı var. Bu felaket durumuna ihmalkar davranmak, tüm bölge ve çevresinde yıkımı teşvik edebilir. Zira Mısır'ın çevresindeki bölgenin durumunu etkilediği tarihsel olarak biliniyor.

Mevcut koşullar olduğu gibi devam ederse Mısır bir uçurumun eşiğine gelecek. Bu da milyonlarca yasadışı göçmenin Avrupa'ya akınına yol açabilir. Aynı şekilde şiddet yanlısı örgütler, milyonlarca Mısırlının yaşadığı sefalete ek olarak, aşırı yoksulluktan muzdarip yüz binlerce Mısırlıyı kendi tarafına çekebilir.

Özgür dünyanın ve kanaat önderlerinin, sonuçlarına kimsenin katlanamayacağı bu krizi önlemesi ve tüm bölge çökmeden önce Sisi ve rejimini durdurarak demokratik bir sistem kurması gerekiyor.''

Kaynak: Mepa News

uygulamabanner.jpg

İlgili Haberler
Etiketler :
HABERE YORUM KAT
UYARI: Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Mepa News, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Her bir yorum 600 karakterle (boşluklu) sınırlıdır.