1. YAZARLAR

  2. Halid Abdurrahman

  3. Rusya'nın sonraki hedefi Türk askeri olabilir
Halid Abdurrahman

Halid Abdurrahman

Araştırmacı, analistYazarın Tüm Yazıları >

Rusya'nın sonraki hedefi Türk askeri olabilir

A+A-

Rusya’ya ait savaş uçakları bu sabah saatlerinde Türkiye tarafından eğitilen ‘Suriye Milli Ordusu’na (SMO) bağlı muhaliflere ait bir askeri merkezi hedef aldı.

Saldırıyı “Çok sayıda asker hayatını kaybetti” başlığıyla servis eden Anadolu Ajansı, ölü sayısına dair bir rakam vermedi. Ancak Suriye’den haber aktarımı yapan kaynaklarca servis edilen son rakamlara göre Türkiye’nin desteklediği askeri muhalefetin Rusya saldırısında verdiği kayıp 78 ölü, 130’dan fazla yaralı oldu. Ölü sayısının ilerleyen vakitler artmasından da endişe ediliyor.

Edinilen bilgilere göre, SMO’ya bağlı Feylaku’ş Şam grubunun hedef alındığı Rus saldırısı, İdlib’in kuzeybatısındaki Kefer Taharim yerleşimine bağlı Duveyle köyünde meydana geldi.

Saldırıya ait görüntüler kısa bir süre sonra Rus haber ajansları tarafından servis edilmeye başlandı. Servis edilen görüntülerde Suriyeli muhaliflerin hedef alındıkları esnada toplu halde eğitim yaptıkları görülüyor:

photo-2020-10-26-19-00-48.jpg

photo-2020-10-26-19-00-51.jpg

Saldırının gerçekleştirildiği saatlerde İdlib’deki hava hareketliliğini takip etmek de oldukça önemli. Yerel kaynaklar tarafından elde edilen görüntülere göre, saldırı öncesinde ve sonrasın bölgede uçuş yapan çok sayıda Rus hava aracı görüntülendi.

Bunlardan bazıları şunlar:

photo-2020-10-26-19-04-25.jpg

An-30 gözetleme uçağı

photo-2020-10-26-19-04-28.jpg

Su-24 avcı uçağı

Bu saldırı Rusya’nın son dönemde Suriye’de gerçekleştirdiği ve tek seferde karşı tarafı en fazla zayiata uğrattığı hava operasyonu olarak kayıtlara geçti. Ancak bu saldırıyı değerlendirirken dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, doğrudan Türkiye’nin eğittiği ve donattığı muhalif unsurların yani Rusya’nın da tabiriyle “ılımlı” olanların hedef alınmış olmasıydı.

Hatırlanacağı üzere Rusya bundan iki gün önce de Fırat Kalkanı Harekatı bölgesi Cerablus’u balistik füzelerle hedef almış, bu saldırıda da en az 5 kişi hayatını kaybetmiş 15 kişi de yaralanmıştı. Her iki bölgede de Rusya’nın “radikal” olarak isimlendirdiği yapılar mevcut değil.

Rusya’nın son iki gün içerisinde gerçekleştirdiği bu saldırıların ikisi de Türkiye’ye mesaj niteliğinde. Bu mesajlar Türkiye’nin Dağlık Karabağ konusunda takındığı net tavırla ilgili olabileceği gibi, İdlib’deki askeri varlığıyla da ilgili olabilir.

Rusya uzun bir süredir Türkiye’nin İdlib’e yönelik askeri sevkiyatlarından oldukça rahatsız. Bunu her fırsatta dile getiren Rusya son olarak gözlem noktalarını azaltması konusunda Türkiye’ye uyguladığı baskıyla gündeme geldi. Nitekim bu baskılar geçtiğimiz günlerde Türkiye’nin birden fazla gözlem noktasını tahliye etmeye başlamasıyla birlikte sonuç vermiş gibi de görünüyor.

Ancak işin aslına bakacak olursak Rusya Türkiye’den bundan daha fazlasını talep ediyor. Astana Mutabakatı ile inşa edilen tüm gözlem noktalarının geri çekilmesi, özellikle güneyi olmak üzere İdlib’in içlerindeki ağır silahların çekilmesi ve askeri noktaların azaltılması gibi.

"Rusya'nın sonraki hedefi Türk askeri olabilir"

Sonuç olarak, gerek Dağlık Karabağ gerek İdlib özelinde olsun, masada istediğini elde edemeyen Rusya’nın sahada daha saldırgan bir strateji izlemesi muhtemel.

Özellikle Türkiye’nin İdlib’deki askeri varlığını azaltması Rusya’nın gelecek dönem planları arasındaki İdlib operasyonu için hayati derecede önemli. Bu nedenle şimdilerde Türkiye’nin desteklediği muhalif unsurları hedef alan Rusya aynı zamanda Türkiye’ye üzeri örtülü bir tehditte de bulunuyor. Bu tehdit de tıpkı geçmiş dönemde olduğu gibi Türk askerlerinin doğrudan hedef alınması olarak okunabilir.

İdlib genelinde 60’dan fazla askeri noktaya sahip olan Türk Silahlı Kuvvetleri personeli şu anda bölgede açık bir hedef konumunda bulunuyor. Pek tabi Rusya’nın sahadaki Türk askerini hedef alması çok kolay bir karar değil. Ancak geçmiş dönemde olduğu gibi bunu Esed rejimi üzerinden gerçekleştirmek isteyebilir. Tabi bunun doğuracağı sonuçların da iyi hesaplanması gerekiyor.

İdlib’de Türkiye ile Rusya’nın doğrudan karşı karşıya gelme ihtimali pek olmasa da böylesi bir saldırıda bölgedeki gerginlik daha da artacaktır. İnisiyatif almaması durumunda ise bu gerginlikten zarar görmesi muhtemel olan tarafın Türkiye olduğunu eklemek gerekiyor.

Nitekim geçtiğimiz dönemde icra edilen Bahar Kalkanı Harekatı ile her ne kadar rejime büyük çaplı kayıplar verdirilmiş olsa da bugüne bakıldığında, Türkiye’nin gözlem noktalarını tahliye etmeye başladığı görülmekte. Oysa ki Türkiye, Rusya’nın desteklediği rejim güçlerine gözlem noktalarının gerisine çekilmesi için ültimatom dahi vermişti.

Rusya’nın İdlib’de askeri boyutta daha fazla baskı kurması halinde, Türkiye’nin gözlem noktalarını tahliye etmek gibi başka tavizler vermesi de muhtemel. Burada Türkiye’nin önünde pek fazla seçenek görünmüyor. Ya Rusya karşısında inisiyatif alınıp olası bir göç dalgasının önüne geçebilmek için İdlib’deki varlığını koruyacak, ya da Rusya’nın İdlib’i muhaliflerden ele geçirmesine göz yumacak. Ki bu da yeni bir göç dalgasını tetikleyeceği gibi, Türkiye’nin bölgedeki itibarı için de hoş olmayan sonuçlar doğuracaktır.

Bu yazı toplam 3917 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Mepa News, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Her bir yorum 600 karakterle (boşluklu) sınırlıdır.