1. YAZARLAR

  2. Beşir Muhammed Caato

  3. Somali: Mogadişu yönetiminden umudunu kesen halk Eş Şebab'ın 'şeriat mahkemelerine' yöneliyor
Beşir Muhammed Caato

Beşir Muhammed Caato

Somalili gazeteciYazarın Tüm Yazıları >

Somali: Mogadişu yönetiminden umudunu kesen halk Eş Şebab'ın 'şeriat mahkemelerine' yöneliyor

A+A-

Her geçen gün daha fazla Somalili ülkedeki yavaş adalet sürecine inancını kaybederek şikayetlerini silahlı gruba arz ediyor.

Halime (gerçek ismi isteği üzerine değiştirildi), geçen yıl aralık ayında Somali’nin başkenti Mogadişu’daki Zoobe otobüs terminalinden yola çıkarak şehrin hemen dışında Eş Şebab tarafından kontrol edilen Ugunji isimli köye gitti.

Halime’nin amacı, sahte belge düzenleyerek arazisini elinden almaya çalışan bir adama karşı silahlı örgütten adalet talep etmekti.

Halime iki saat süren zorlu yolculuğun ardından kendisine çamur ve dallardan yapılma bir otelde oda tuttu. Ertesi gün kahvaltının ardından da köyün kalbindeki bir evde örgütün mahkeme işlerini gördüğü yere gitti.

50 yaşındaki hanımefendi yaşadıklarını şöyle anlattı:

“Şikayetimi başını kumaşla kapatmış bir adam aldı. Elimdeki tüm belgeleri, şahitlerimin isimlerini ve dava ettiğim kişinin bilgilerini ona verdim.”

Dört gün süren mahkemenin ardından dava Halime’nin lehine sonuçlandı ve karşı taraf hükmü eksiksiz bir şekilde kabul etti. Bu karar, Halime’nin ifadesiyle “yozlaşma ve adam kayırma” yüzünden ülkedeki adalet kurumlarına olan inancını yitirdikten sonra silahlı gruba başvuran hanımefendi için bir zaferdi.

Somali halkının büyük bir kısmına göre gerek federal gerek de yerel yönetimler adalet dağıtma konusunda başarısız oldu. Aweys Şeyh Abdullahi, 2016-2018 arasında kendisinin de hakim olarak görev yaptığı ve arazi anlaşmazlıkları hususunda karar verme yetkisine sahip başkentteki Benadir bölgesel mahkemesinin birçok insan için bir seçenek olmadığını ifade ederek şunları ekledi:

“İnsanların Eş Şebab’ın sistemini tercih etmelerinin sebepleri, herhangi bir ilerleme kaydedilmeden yıllar süren mahkeme sürecine katlanmak istememeleri, yeterli hakim olmadığı için bazen davaların başa dönülerek ele alınması ve yasal işlemlerin son derece pahalı olmasıdır. Bazen sadece basit bir dava açmak 5 bin dolara mal olmaktadır.”

2006’dan bu yana Transparency International tarafından açıklanan Yozlaşma Algılamaları Endeksi listesinin sürekli en sonlarında yer alan Somali’deki bu durum ülkedeki halk ve uzmanlara göre adalet sistemini çok kötü bir hale getirdi. Hakimlerin ülkedeki yerleşmiş aşiret yapısı içinde bağlantıları olanlar lehine yasaları çiğnediğine dair iddialar artık olağan hale geldi.

Haliyle Eş Şebab’ın duruma dahil olarak oluşan bu boşluğu doldurması pek de şaşılacak bir durum değildir.

Ahlaki üstünlük

El Kaide bağlantılı Eş Şebab, Somali hükümetini yıkarak İslam hukuku şeriatı tatbik amacıyla 2006 yılında kuruldu.

Grup uzun yıllardır başta kontrol ettiği bölgelerin sakinleri olmak üzere gelen tüm taleplere cevap verecek şekilde kendi adalet sistemini uygulamaktadır. Halihazırda Eş Şebab’dan adalet talep edenlerin tam sayısı kesin olarak bilinmese de on binlerce davanın grubun mahkemelerinde görülmeye devam ettiği düşünülmektedir.

Devletin kontrolü altındaki bölgelerde yaşayanlar da dahil olmak üzere birçok insan, genelde ne davalıyı ne de davacıyı temsil eden avukatlar bulunmasına rağmen davaları sonuca ulaştırıp hüküm verme konusundaki hızı nedeniyle özellikle son yıllarda grubun adaletini tercih etmeye başladı.

Yerel halktan gelen bilgilere göre devletin mahkemelerinin verdiği kararlar sık sık Eş Şebab mahkemeleri tarafından iptal edilmektedir.

International Crisis Group (Uluslararası Kriz Grubu) isimli politika düşünce kuruluşunun geçtiğimiz haziran ayında yayımladığı rapora göre Eş Şebab’ın halk üzerindeki etkisi, grubun “ahlaki olarak üstün” olarak görülmesinden kaynaklanmaktadır.

Raporu hazırlayan üst düzey araştırmacı Ömer Mahmud bu konu hakkında şunları söyledi:

“Eş Şebab’ın devlete göre daha az yozlaşmış olduğu ve resmi mahkemelerin aksine hangi aşiretten olursa olsun şeri mahkeme karşısında herkese eşit davrandığı hususunda bir algı mevcut.”

Mesela Halime isimli hanımefendi daha az tanınan bir aşiretten olduğu ve dava ettiği kişi de meşhur bir aşiret mensubu olduğu için şikayetini devlet mahkemelerine götüremediğini ifade etmektedir.

“Dava ettiğim kişinin arkasında güçlü aşireti vardı ve bu nedenle o kurumları etkileyebilirdi” diyen Halime hanıma Eş Şebab’a başvurmasını daha önce başından benzer şeyler geçen başkent sakinleri önermiş.

Uzmanların görüşüne göre grubun İslam hukukunu tatbik etmesi nedeniyle kendisinden korkulmakta ve örgüt bu durumu tüm ülke sathında şeriatı uygulama planları çerçevesinde bir idman olarak kullanmaktadır.

Araştırmacı Ömer Mahmud bununla alakalı görüşlerini şöyle paylaştı:

“Şahsen ben Eş Şebab’ın adalet sistemini geliştirmek için hatrı sayılır miktarda yatırım yaptığı kanaatindeyim. Yakın tarihe bakıldığında Somali’deki en kritik ihtiyaçlardan birisinin bu olduğu anlaşılır. Tabi bu bir kesimin hırsları doğrultusunda kullanılacak bir araç görevi de görebilir.”

Geçmişte Somali askeri mahkemelerinin başı ve Milli İstihbarat ve Güvenlik Teşkilatı direktörlüğü görevlerini yürütmüş bir isim olan Abdirahman Turyare’ye göre paralel mahkemelerin ivme kazanmasının nedenlerinden bir tanesi de devlet kurumlarının hüküm verildikten sonraki süreçte gevşek davranmasıdır.

Turyare bu mesele hakkında şunları söylemektedir:

“Mahkemede kaybeden taraflar bazen onlara (Eş Şebab’a) başvuruyor ama adalet sisteminin karşı karşıya olduğu en büyük sorunlardan birisi hükmü uygulayacak gücün eksikliğidir.”

Paralel adalet sistemi nasıl işliyor?

Eş Şebab ülkenin güney ve orta kesimlerinde kendi kontrolü altındaki bölgelerdeki daimi mahkemelerde duruşmalar düzenlerken devlet kontrolü altındaki bölgelerde de talep olması halinde gezici mahkemeler tertip etmektedir. Duruşmalara sadece davalı, davacı, şahitler ve varsa hazır bulunan diğer şikayetçiler katılmaktadır.

Eş Şebab’ın adaletine başvuran insanlarla yaptığımız görüşmelerde dava açmak için kendilerinden herhangi bir ücret alınmadığını ifade edenler grubun gelirini genellikle zekatlarla sağladığını söyledi.

İnsanlarla yapılan görüşmelerde anlaşıldığı üzere grup üyesi iki veya üç kadı her iki tarafın ve şahitlerin diyeceklerini büyük bir dikkatle dinleyip kendilerine sunulan delilleri inceledikten sonra İslam hukununu anlama tarzlarına göre bir hüküm vermektedir.

Verilen cezalar, örnek olarak zina vakalarında birkaç yüz kırbaçtan cinayet vakalarında idama kadar geniş bir yelpazeye sahip olup davalı veya davacının verilen hükümden tatmin olmaması halinde karara itiraz etme hakkı bulunmaktadır.

İlginç bir şekilde yurtdışında yaşayan Somalililer dahi Eş Şebab’tan adalet talep etmektedir.

Muhammed (gerçek ismi değil) 2019 yılında İsveç’ten gelerek Mogadişu’da kendisine ailesinden miras kalan ancak bazı akrabaları tarafından el konulmaya çalışılan bir arazi meselesi nedeniyle devlet mahkemesinde bir dava açtı.

Ancak başkentteki bölgesel mahkemedeki dilekçesini geri çektikten sonra Şabel bölgesindeki Tortorow köyünde hizmet veren Eş Şebab adalet sistemine gitmeyi tercih etti.

30 yaşındaki Somalili Muhammed hikayesini şöyle anlattı:

“Dava ettiğim kişi hakimlere rüşvet verip etkisi altına almaya başlayınca ben de Mogadişu’daki mahkemeyi bırakıp Eş Şebab’a başvurdum. Mogadişu’daki dava altı ay boyunca sürerken sürekli zaman ve para kaybedince Eş Şebab’ın mahkeme sistemine gittim. Dava ettiğim kişi mahkemeye çağrıldıktan sonra icabet etmeyi kabul etti ve 18 gün içinde dava benim lehime sonuçlandı.”

Muhammed kendi işi için mahkeme görülen köye gittiğinde şikayetlerini iletmek için sırada bekleyen yüzlerce insanla tanıştığını da anlattı.

'Yetkileri yok’

Somali’de yeni devlet başkanının göreve gelmesinden kısa bir süre sonra ağustos ayında bir açıklama yapan yeni İçişleri Bakanı Ahmed Moalim Fiqi, devlet yetkililerinin Shabelle ve Mogadişu bölgelerindeki Eş Şebab mahkemelerini iki yıl içinde kapatmaya kararlı olduğunu söyledi.

Ülkedeki adalet sisteminin sorunları olduğunu itiraf eden Adalet Bakanı Hassan Ma’lim ise silahlı grubun iddia ettiği gibi bir otorite veya yetki sahibi olmadığını şu ifadelerle aktardı:

“Sorduğunuz müstakil vaka hakkında bir yorum yapamam ancak Eş Şebab’ın ülkedeki iç savaştan kaynaklanan zaafiyetten çıkar sağladığını söyleyebiliriz. Onların bu tür idari işlerle ilgilenmek için gerekli hiçbir otoritesi olmadığı gibi işledikleri cürümler nedeniyle asıl hesaba çekilmesi gereken kendileridir. Onlar korku, sindirme, propaganda ve şantaj kullanmaktadır.”

Ma’lim yaptığı açıklamada hükümetin sadece tüm mahkeme kararlarının tatbik edilmesi ile görevli bir polis birliği kurulması dahil ülkedeki endişeleri gidermek için adalet hususunda bazı reformlar gerçekleştirdiğini ifade etti.

Ancak uzmanlara göre işlerin yakın zamanda iyiye gideceğini gösteren herhangi bir işaret bulunmamaktadır.

Eş Şebab mahkemeleri Halime, Muhammed ve şikayetlerini gruba arz eden birçok Somalili tarafından istikrar arayan ülkede hoş karşılanan bir müdahale olarak görülmektedir. Ancak adaletin düzenli bir şekilde gerçekleştirdikleri şiddetli saldırılarıyla meşhur bir örgüt tarafından dağıtılması da ayrı bir ironidir


Beşir Muhammed Caato tarafından kaleme alınan ve Al Jazeera'da yayınlanan bu değerlendirme Mepa News okurları için Türkçeleştirilmiştir. Değerlendirmede yer alan ifadeler yazarın kendi görüşleridir ve Mepa News'in editöryel politikasını yansıtmayabilir.

Bu yazı toplam 1299 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Mepa News, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Her bir yorum 600 karakterle (boşluklu) sınırlıdır.