1. YAZARLAR

  2. Mahmut Cemil İnce

  3. Katar'daki futbol organizasyonundan İslam çıkar mı?
Mahmut Cemil İnce

Mahmut Cemil İnce

Köşe yazarıYazarın Tüm Yazıları >

Katar'daki futbol organizasyonundan İslam çıkar mı?

A+A-

2022 Dünya Kupası'nın düzenlenmesi için yaklaşık 300 milyar dolar harcama yapan Katar, birçok tartışmanın da odağına yerleşmiş durumda.

Bu organizasyonun İslam coğrafyasında düzenlenmiş olması çeşitli kesimlerde amiyane tabirle bir "karın ağrısına" yol açıyor. Bu tepkilere karşılık İslami kesimlerin de "etki-tepki" prensibi gereği Katar'a ısrarla sahip çıkması dikkat çekiyor.

Bilhassa teşhircilik, alkol, eşcinsellik gibi uygulamalara izin vermiyor olması, İslami kesimden birçok kişinin Katar'a ve yönetimine müspet bir nazarla bakmasına sebebiyet veriyor. Elbette bu, İslami hassasiyetlerden ileri gelen, anlaşılabilir bir durum.

Tüm bunlara ek olarak Katar'a gelen gayrimüslim taraftarlara İslam'ın tebliğ edilmesi, sempatiyi artıran ana etkenlerden biri.

Hülasa, Katar'da düzenlenen organizasyon, birçok açıdan İslam'ın imajı için olumlu bir adım olarak görülüyor ve Katar yönetimi övgülerin odağına yerleştiriliyor.

Ancak meseleye farklı açılardan bakılması da kanaatimce bir zorunluluk.

Rasulullah'ın beldesinde bir garip mesele

Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem'in beldesi olan Arap Yarımadası uzun süredir Körfez hanedanlarının tuhaf uygulamalarıyla anılıyor.

Başta Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri olmak üzere Katar, Bahreyn, Kuveyt gibi ülkelerin idarecileri, Rasulullah'ın miras ve vasiyetlerini ayaklar altına alıyor. Bu beldeler maalesef oyun, eğlence ve malayani meselelerle anılan topraklar halini almış vaziyette.

Katar'da düzenlenen futbol turnuvası da bu duruma tuz biber ekti. Arap Yarımadası Allah'ın hükümlerinden sapmanın, Müslümanlara işkence edilmesinin, hakların gaspının, fuhşiyatın yayılmasının merkezi haline getiriliyor. Bu türden olaylarla da bu gibi uygulamalar perdeleniyor.

İsraf üstüne israf

Organizasyona harcanan yaklaşık 300 milyar dolar da bunun bir diğer yüzü.

İslam alemi yoksulluk, açlık, sefalet, zulüm ve işkenceyle dolup taşarken, Katar idarecileri Müslümanların mallarını maalesef malayani işler için har vurup harman savuruyor. Harcanan bu paranın Körfez bölgesinde Müslüman halklara ve İslam ümmetine ait olan doğal kaynakların idareciler tarafından yağmalanmasıyla elde edildiği unutulmamalı. İslam ümmetine ait 300 milyar dolar, hayati birçok mesele varken böyle malayani bir işe harcanıyor ve bundan övgüyle söz edilebiliyor.

Organizasyonun "İslam'ı tebliğ" için kullanıldığı ve 300 milyar doların böyle bir iş için harcanabileceği gibi eleştiriler öne sürülebilir. Fakat şurası oldukça açık ki, belki birkaç yüz kişinin Müslüman olması için, milyonlarca Müslümanın sefalet ve kıtlığa terk edilmesi, bu paranın farklı yerlere harcanması pek de makul değildir.

Hem nalına hem mıhına

Son olarak bir diğer meseleden bahsetmek gerekir ki bu da Katar'ın Amerikan ve İngiliz güçlerine ev sahipliği yaptığı gerçeğidir.

Dünya kupası organizasyonunda fuhşiyata ve eşcinselliğe izin verilmediğinin reklam edilmesini hatırlarsınız. Peki bu gibi fuhşiyata ve eşcinsellik propagandasına ön ayak olanlar kimler? Amerikan ve İngiliz öncülüğündeki küresel işgal güçleri değil mi? Bu gibi fuhşiyata karşı ise Katar neden Orta Doğu'daki en büyük Amerikan üssüne ev sahipliği yapıyor? Üstelik bu üs, yani El Udeyd Üssü bizatihi Katar idarecilerinin şahsi mal varlığından (yani ümmetin gasp edilen doğal kaynaklarıyla elde edilen paralardan) finanse edildi.

İşte Amerikan ve İngiliz uçakları, Katar idarecilerinin inşa ettiği bu üsten kalkarak İslam alemini bombalıyor. Bu bombaları fuhşiyat, dejenerasyon, eşcinsellik bombaları takip ediyor. Katar idarecileri madem eşcinselliğe bu kadar karşılar, öyleyse neden İslam alemine bu gibi batıl düşünceleri dayatan Amerikan işgaline üs ve maddi kaynak sağlıyorlar?

Siyasi şuur ve güncel bilgi eksikliği maalesef bizleri yanlış rotalara sürüklüyor.

Dikkatli olmazsak küresel küfrün emperyal güçleri finale çıkarken, bizlerin tribündeki alelade birer seyirci olarak kalmamız kaçınılmazdır.


Bu değerlendirmede yer alan ifadeler yazarın kendi görüşleridir ve Mepa News'in editöryel politikasını yansıtmayabilir.

Bu yazı toplam 2779 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Mepa News, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Her bir yorum 600 karakterle (boşluklu) sınırlıdır.
4 Yorum