Mahmut Cemil İnce

Mahmut Cemil İnce

Sorun Netanyahu'nun şahsı değil, Siyonist işgal devleti

Sorun Netanyahu'nun şahsı değil, Siyonist işgal devleti

Siyonist işgal devleti İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki Müslümanlara yönelik katliamları 4 ayı aşkın süredir devam ediyor.

30 binin üzerinde Müslümanın katledildiği saldırılarda akla hayale gelmeyecek cürümlere imza atılıyor.

Uluslararası kamuoyu ve İslam alemi ise bu katliam ve cürümleri seyretmeye devam ediyor.

Bugün yazacaklarım, Gazze'deki korkunç katliamın tafsilatı ve insanların nasıl olup da bunlara karşı seyirci olmaktan öteye geçemediği üzerine olmayacak. Bugün biraz daha geleceğe ve İsrail yönetiminin durumuna temas etmek istiyorum.

İsrail'in yekpare bir sosyolojisi olmadığı, birbirinden oldukça farklı fikir, inanç ve kökenden gelen insanlardan müteşekkil bir ülke olduğu birçoğumuzun malumu.

Bu durum İsrail'in siyasi yapısına da yansıyor. Ülkede çok sayıda siyasi parti bulunuyor ve bu partiler zaman zaman güçlenip zaman zaman ise zayıflıyor ve hatta yok olmaya yüz tutuyor.

Bugün İsrail'in en büyük partisi ve iktidarın bir numaralı bileşeni ise merkez sağcı Likud Partisi. Ülkeyi Likud Partisi'nin lideri Binyamin Netanyahu yönetiyor. Zaman zaman aşırı sağ Siyonizm'e kayan görüşleri olan Netanyahu toplamda 6 hükümete başbakanlık yaptı.

Birçok kişi bugün Gazze'de yaşanan cürüm ve zulümlerden yalnızca Netanyahu'yu sorumlu tutmak ve günah keçisi ilan etmek istiyor. Bunların başında ise İslam alemindeki devletlerin yöneticileri geliyor. Bunun sebebi ise açık: Yarın İsrail'de yeniden seçimler yapıldığında Netanyahu'nun başbakanlık koltuğunu kaybetmesi oldukça muhtemel. Netanyahu gidip yerine yeni bir isim geldiğinde ise bu yöneticiler için sorun kalmamış olacak. Netanyahu gidecek, kavga bitecek. Yerine gelen ve muhtemelen liberal yahut sol kökenli olan isimlerle ise ilişkiler hiçbir şey yaşanmamış gibi devam edecek.

Sanki sorun sadece Netanyahu'ymuş gibi.

Oysa sorun Netanyahu değil. Sorun İslam aleminin kalbi olan Kudüs ve çevresine iğrenç bir hançer gibi saplanmış olan Siyonist işgal devletinin bizzat kendisi.

Bu açıdan Netanyahu gidince sorun ortadan kalkmayacak. Siyonist işgal devleti yok oluncaya kadar bu yara kanamaya devam edecek.

Bunu İsrail'i geçmişte yöneten iktidarların siyasi eğilimine bakarak da anlamak mümkün. Örneğin İsrail'i kurulduğu 1948 yılından 1977 yılına kadar sol bir iktidar yönetti. Filistinli Müslümanlara yönelik en büyük, en korkunç katliamların birçoğu bu dönemde gerçekleştirildi. Filistinlilerin evlerinden sürüldüğü Nekbe de Nekse de bu iktidarların yönetimi altında yaşandı. David Ben-Gurion, Golda Meir, Shimon Perez, Ehud Barak gibi azılı Siyonistlerin hepsi sol kökenli isimlerdi. Yani bugün "ılımlı" görülerek Netanyahu'nun yerini aldıklarında sorunların ortadan kalkacağı sanılan diğer İsrailli siyasetçiler gibi.

75 yıllık ömründe İsrail'i 37 yıl boyunca sol-liberal iktidarlar yönetti. Şimdiye kadar kurulan toplam 37 İsrail hükümetinden yalnızca birkaçında sol-liberal partiler yoktu.

Velhasıl, bazı kesimlerin sorunu ısrarla Netanyahu'ya indirgemesinin ardında, İsrail'in İslam aleminin ortasındaki varlığını normalleştirmeye yönelik çirkin bir niyet saklı. Bu niyeti ilerleyen yıllarda Netanyahu iktidarı sona erdikten ve "ılımlı" görülen isimler başa geçtikten sonra daha net idrak edeceğiz.

Problemin Netanyahu değil Siyonist devlet olduğunu, tarihten ders almayı reddettiğimiz için, bizzat yaşayarak göreceğiz.


Bu değerlendirmede yer alan ifadeler yazarın kendi görüşleridir ve Mepa News'in editöryel politikasını yansıtmayabilir.

Bu yazı toplam 1121 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Mepa News, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Her bir yorum 600 karakterle (boşluklu) sınırlıdır.
3 Yorum
Mahmut Cemil İnce Arşivi